Aralıklı / Fasılalı çalışmada yıllık izin süresinin hesabı

Aralıklı çalışmada yıllık izin hesabı

Yıllık izin, İş Kanununun işçi için öngördüğü en önemli haklardan birisidir. Onu bu kadar önemli yapan ise, vazgeçilmez oluşudur. İşçinin yıllık ücretli iznini mutlak surette kullanması gerekir. Yıllık izin süresi ise işçinin kıdemine göre belirlenir. Ancak bazen işçi bir işyerinden ayrıldıktan sonra o işyerine tekrar dönebilmekte ve dolayısıyla o işyerinde fasılalı olarak çalışabilmektedir. Aralıklı çalışmanın gündeme geldiği bu durumda, işçinin yıllık izin süresine esas kıdemi nasıl hesaplanmalıdır?

Yıllık ücretli izin süreleri

Yıllık izin süresi hesaplanırken, işçinin o işyerinde ya da aynı işveren bünyesinde yaptığı çalışmalar dikkate alınmaktadır. Buna göre; işyerindeki kıdemi 1-5 yıl arasında olan işçiye en az 14 gün, 5-15 yıl arasında kıdemi olan işçiye en az 20 gün ve 15 yıldan fazla kıdemi olan işçiye en az 26 gün izin verilmesi gerekir. Bu süreler iş günü olarak belirlenmiştir. Görüldüğü gibi; işçinin izin süresi, kıdemiyle doğru orantılı olarak artmaktadır.

Aralıklı çalışma ne anlama gelir?

Aralıklı ya da fasılalı çalışma en basit tanımıyla, işçinin bir işyerinde ara vererek ve birden fazla dönem çalışmış olmasıdır. Bu durumda işçi işyerinde çalışmış, işten ayrılmış ve sonra tekrar işe başlamıştır. Hatta bu giriş çıkışlar birden fazla defa da olmuş olabilir. Örneğin işçi, B işyerinde 2002-2005, 2007-2009 ve 2012-2013 yılları arasında çalışmış olabilir. Böylece bu işçinin, B işyerinde fasılalı çalışması olduğunu söyleyebiliriz.

Eski dönemler yıllık izin hesabına dahil edilir mi?

fasılalı çalışan işçinin izin hakkı

Bir Yargıtay kararında şöyle denilmektedir: “Bu durumda, işçinin daha önce aynı işverenin bir ya da değişik işyerlerinde geçen hizmetlerinin yıllık izne hak kazanma ve izin süreleri hesabı yönlerinden dikkate alınması gerekir. Kamu kurum ve kuruluşlarında geçen hizmetlerin de aynı gerekçeyle izin hesabı yönünden birleştirilmesi zorunludur. Bununla birlikte, işçiye önceki feshe bağlı olarak kullanmadığı izin ücretleri tam olarak ödenmişse, bu dönemin sonraki çalışma sürelerine eklenerek izin hesabı mümkün değildir.” (Yargıtay 9 Hukuk, 2009/38847 E.)

Yukarıdaki Yargıtay kararı oldukça açıktır. Zaten İş Kanununun 54üncü maddesinde “Yıllık ücretli izine hak kazanmak için gerekli sürenin hesabında işçilerin, aynı işverenin bir veya çeşitli işyerlerinde çalıştıkları süreler birleştirilerek göz önüne alınır.” denilmektedir.

Burada dikkat edilmesi gerek husus; işçinin daha önceki işten ayrılma sürecinde kullanmadığı yıllık izinlerin ücretini almış olması halinde, bu dönemin bir sonraki döneme eklenmesinin mümkün olmadığıdır.

SONUÇ

Yıllık izin süresi, işçinin aynı işveren bünyesinde yaptığı çalışmaların hesaplanmasıyla bulunmaktadır. İşçinin kıdemi ne kadar çok olursa, yıllık ücretli izni de o kadar artmaktadır. Aynı işveren bünyesinde fasılalı çalışması olan işçinin, bütün çalışma dönemlerindeki süreleri toplanmalı ve işçinin yıllık izne esas kıdemi bulunmalıdır.

Ancak işçinin daha önceki çalışması sona ererken, işçiye kullanmadığı yıllık izinlerine ait ücretler ödenmişse; bu dönem artık toplam sürenin hesabında dikkate alınmamalıdır.

1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız (2 oy / LÜTFEN yıldıza tıklayarak YAZIYA OY VERİNİZ / ortalama: 5,00 / 5)
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ
yazar kafe
Bumerang - Yazarkafe
Başka bir yazı:
yıllık izin ispat yükümlülüğü
İşçi yıllık izin kullanmadığını nasıl ispatlayabilir?

İşçi yıllık izin kullanmadığını nasıl ispatlar? Yıllık iznin işçi açısından iki temel önemi vardır. Birincisi, işçinin ruhen ve bedenen dinlenebilmesi...

Kapat