Facebook’ta devlet büyüğüne hakaret eden işçi işten çıkarılabilir mi?

Sosyal medyadan devlet büyüklerine hakaret eden işçi

Facebook ve Twitter başta olma üzere birçok sosyal medya sitesinde insanlar paylaşımlar yapmakta ve bu paylaşımlarında duygusal durumlarından siyasi meselelere kadar çeşitli konularda görüşlerini belirtmektedirler. İşçiler de doğal olarak bu sosyal medya sitelerini kullanmaktadır. Peki bir işçi örneğin Facebook üzerinden bir devlet adamına hakaret ederse ve işveren bu durumu tespit ederse ne olur? İşçisinin iş sözleşmesini haklı nedenle feshedebilir mi?

İşverenin haklı nedenle feshi

Daha önce yazdığım şu yazıda işverenin haklı nedenle derhal fesih sebeplerini 14 madde ile yazmıştım. İş Kanununun 25inci maddesinden gelen bu hak, işverene işçisinin iş akdini derhal feshetme hakkını vermektedir. İşte bu sebeplerden birisi olan “ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırılık” hallerinde, işveren işçisine kıdem tazminatı ödeme yükümlülüğünden de kurtulmaktadır. Bu nedenle İş Kanununun 25/II fıkrası uyarınca yapılan fesih, hem işçi hem de işveren için önemli sonuçlar doğurmaktadır.

Facebook hesabında devlet büyüğüne hakaret

Devlet büyüğünün şahsından bağımsız olmak üzere, üst düzey bir devlet görevlisine bir işçi tarafından hakaret edildiğini düşünelim. Böyle bir durumda, bir siyasi parti genel başkanına ya da başbakana ya da bir bakana hakaret edilmesi haklı nedenle fesih sebebi midir?

Her olumsuz hareket fesih sebebi olmaz

Temel kural olarak, bir fiilin işçinin haklı nedenle derhal işten çıkarılmasına sebep olabilmesi için, bu fiilin İş Kanununun 25/II maddesinde sayılması gerekir. Bu maddede ise devlet büyüklerine yapılan  hakaretlerle ilgili bir hüküm bulunmamaktadır. Ama örneğin işverene ya da onun aile mensuplarından birine ya da işverenin başka bir işçisine hakaret etmesi veya sataşması, bir tür haklı nedenle fesih sebebidir.

Yargıtay kararı ne diyor?

işçi hakaret internet

Bu konuda çok net bir Yargıtay kararı bulunmaktadır. Gelin hep beraber bakalım: “.. Somut olayda, davacı, davalı Belediye’nin Basın ve Halkla İlişkiler biriminde sürekli işçi olarak yaklaşık 12 yıl kadar çalışmıştır. Davacının iş sözleşmesi, davalı idarenin Teftiş Kurulu Müdürlüğünün araştırma ve soruşturma raporu uyarınca 4857 sayılı Yasanın 25/2 bendi uyarınca feshedildiği davacıya bildirilmiştir.

Feshe konu araştırma ve soruşturma raporu incelendiğinde ise “..davacının alınan ifadesinde kendisinin yazdığı sayfalarda devlet büyüklerine karşı işlenmiş, herhangi bir hakaret suçu taşımadığını, bu şekilde algılandıysa bundan sonraki paylaşımlarında daha seçici olacağını 28 Ekim 2013 tarihli “yarın hastanalacak devlet büyüklerimize şimdiden acil şifalar diliyoruz” şeklindeki söyleminin belki merasime iştirak etmeyip hasta olabilecekleri şeklinde telafuz edilmesini, başkaca art niyet olmadığını ima etmek istediğini” beyan ettiği, işlenen fiilin 4857 sayılı Yasanın 25/2 fıkrasınca ” ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller ve benzerleri ” kapsamında olduğu belirtilerek iş sözleşmesinin tazminatsız olarak feshi gerektiği belirtilmiştir.

Görüldüğü üzere iş sözleşmesi, davacıya isnat edilen eylemin iş sözleşmesi ve eklerine yönelik aykırı bir eyleminden ziyade kendisine ait sosyal medya hesabından paylaştığı kimi fotograf ve yorumlar nedeniyle feshedildiği anlaşılmıştır.

Öncelikle davacının sosyal medya hesabında yer alan bu yorum ve fotoğrafları, kendisine davalı işveren tarafından tahsis edilmiş bilgisayar ya da başkaca araç-gereçlerle mesai saatleri içerisinde yaptığına dair davalı işveren savunması olmadığı gibi feshe konu araştırma ve soruşturma raporunda da bu yönde bir tespit bulunmamaktadır. Kaldı ki yorum ve fotoğraflar incelendiğinde genellikle akşam saatlerinde paylaşımda bulunulduğu da görüldüğünden, davalı işyerinin Belediye olması ve davacının yaptığı iş itibariyle o saatlerde mesaide olup işveren emrine amade şekilde bulunduğu da ileri sürülmemiştir.

Hal böyle olunca mesai saatleri içinde yapılmayan ve bizzat davalı işveren tarafından verilen araç-gerekçeler kullanılmadan kendisine ait şahsi sosyal medya hesabında yer alan bazı argümanlar nedeniyle iş akdinin feshi 4857 sayılı Yasanın 25 inci maddesi kapsamında işverene bir haklı nedenle fesih imkanı vermediği gibi somut olayda aynı Yasanın 18 vd maddelerinde düzenlenen geçerli nedenle fesih hakkı da vermemektedir. Dolayısıyla ortada iş sözleşmesi ve eki düzenlemelere aykırı bir eylem bulunmamaktadır.

Sonuç olarak davacının mesai saatleri içinde ve işverenin araç-gereçlerini kullanarak yapmadığı söz konusu paylaşımların anayasal güvence altında bulunan fikir özgürlüğü kapsamında kaldığı düşünülmeden hatalı değerlendirmeyle feshin geçerli kabul edilmesi bozmayı gerektirmiştir.” (Yargıtay 7 Hukuk, 2014/6519)

SONUÇ

İşçinin devlet büyüklerine hakaret etmesi eylemi tek başına bir haklı nedenle fesih sebebi değildir. Kaldı ki, hakaretin kapsamının da tespitinin de işverenlikçe yapılması doğru değildir. İşverenin yapması gereken; bu tür paylaşımların ne zaman ve hangi bilgisayarla yapıldığını araştırmaktır. Yoksa, işçinin şahsi mallarıyla ve mesai saatleri dışında yapılan ve işverene doğrudan ya da dolaylı hakaret içermeyen bir facebook paylaşımı, işçinin haklı nedenle derhal işten çıkarılmasına sebep olamaz. Bu paylaşım aynı zamanda, anayasal güvence altında bulunan fikir özgürlüğü kapsamında da dikkatlice değerlendirilmelidir.

 

1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız (1 oy / LÜTFEN yıldıza tıklayarak YAZIYA OY VERİNİZ / ortalama: 5,00 / 5)
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ
yazar kafe
Bumerang - Yazarkafe
Başka bir yazı:
doğum sonrası haklar
İşçinin doğum yapması halinde sahip olduğu haklar

Kadın işçinin doğum yapması hem onun sağlığı hem de bebeğin sağlığı için kritik bir dönemin başlangıcını ifade eder. Annenin sağlığını...

Kapat