İşçinin tutuklanması hali

İşçi tutuklanırsa!

İşçi, her hangi bir nedenle göz altına alınabilir, tutuklanabilir ve hatta mahkum olabilir. Bütün bunlar her insan gibi işçinin de başına gelebilir. Peki böyle bir durumda işçinin ve işverenin hakları nelerdir? Hangi hususlara dikkat edilmelidir? Gelin, birlikte bakalım.

İş Kanununda tutukluluk ve göz altına alınma hali

İş Kanununun 25/IV maddesinde göre; işçi gözaltına alınır veya tutuklanırsa, işçinin devamsızlığı 17 nci maddedeki bildirim sürelerini aşarsa, işveren işçinin iş sözleşmesini sürenin bitmesinden daha önce ya da bildirim süresini beklemeden derhal feshedebilir.

İş Kanununun 17. maddesinde ise ihbar süreleri belirlenmiş olup buna göre süreler şöyledir;

6 aydan az çalışmış olan işçi için 2 hafta

6 aydan1,5  yıla kadar çalışmış olan işçi için 4 hafta

1,5  yıldan 3 yıla kadar çalışmış olan işçi için 6 hafta

3 yıldan çok çalışmış işçi için 8 hafta

İhbar sürelerinin önemi

İşçi göz altına alınmış veya tutuklanmışsa, işveren yukarıda yazılı süreler kadar bekler. Bu sürenin sonunda da işçi hâlâ tutuklu ya da göz altındaysa iş sözleşmesini 25/IV maddesine dayanarak tek taraflı olarak fesheder. Bu süreler geçmeden iş sözleşmesi feshedilemez.

Bekleme süresinde işçinin ücreti

Tutuklanan ya da göz altına alınan işçinin iş akdinin feshedilmesi için ihbar süresi kadar beklemek gerektiğini söylemiştik. Peki bu sürelerde ne olacak? İşçi ücret almaya devam mı edecek? İşçiye böyle bir durumda ücret ödenip ödenmeyeceğini anlamak için İş Kanununun 40. maddesine bakmak gerekir. Buna göre; 24 ve 25 inci maddelerin (III) nolu bentlerinde gösterilen zorlayıcı nedenlerle çalışamayan ya da çalıştırılamayan işçiye bu bekleme süresi içerisinde 1 haftaya kadar her bir gün için yarım ücret ödenir. O halde, göz altında bulunan ya da tutuklanmış işçiye ücret ödenmesine gerek yoktur.

Bekleme süresi sonunda ihbar ve kıdem tazminatı

Yukarıda belirtilen süreler sonunda işçinin sözleşmesinin feshi için artık derhal yapılabilir. Ancak bu durumda işçinin kıdem tazminatına hak kazanacağı unutulmamalıdır. İlk bakışta bu uygulama mantıksız da gelse 1475 sayılı Kanunun 14. maddesi gereğince bu durumda kıdem tazminatının ödenmesi gerekmektedir. İhbar tazminatının ödenmesine ise gerek yoktur.

Nitekim bir Yargıtay kararında “Ancak işçinin göz altında kaldığı veya tutuklu olduğu sürenin ihbar önelini aşması halinde, sözleşmeyi yasanın 25/IV maddesi uyarınca fesheden işverenin, bildirim şartına uyma ve ihbar tazminatı yükümlülükleri bulunmamakla birlikte, kıdem tazminatı ödenmesi gerekir.” denilmektedir. (Yargıtay 9 Hukuk, 2010/9402 E. ve 2012/17267 K.)

Mahkumiyet halinde iş sözleşmesinin feshi

İşçinin göz altında ya da tutukluluk halinde geçirdiği süreden başka bir de mahkum olması hâli vardır. Bu durumda da işçi için ihbar sürelerinin beklenmesi ve bu süreler geçtikten sonra iş sözleşmesinin feshedilmesi gerekmektedir. Bunun istisnası “İşçinin, işyerinde, 7 günden fazla hapis cezasıyla cezalandırılan ve cezası ertelenmeyen suç işlemesi” olup bu halde sözleşme tazminatsız ve beklemeksizin 25/II-f gereğince feshedilebilir.

Mahkumiyet sebebinin işyerine etkisinin olması hâli

İşçinin mahkumiyeti halinde ihbar süreleri sonunda işçinin sözleşmesinin 25/IV gereğince feshedileceğini ve bu durumda kıdem tazminatı ödenmesi gerektiğini yazmıştık. Eğer bu mahkumiyet kararı işyerine etki ediyorsa iş değişmektedir. Örneğin cinsel tacizden mahkum olan olan bir işçinin bu durumunun işyerinin imajını olumsuz etkilemesi halinde, işçiye kıdem tazminatı ödenmesine gerek yoktur.

Tüm bunları şu şekilde özetleyebiliriz:

1- İşçi göz altına alınır ya da tutuklanır.
2- Bu andan itibaren göz altında ya da tutukluluk halinde, işçinin ihbar süresi kadar zaman geçer.
3- Artık işverenin İş Kanununun 25/IV maddesi gereğince iş sözleşmesini tek taraflı olarak ve ihbar tazminatı ödemeden feshetme hakkı vardır.
4- İşveren bu hakkı kullandığında işçisine kıdem tazminatını ödemek zorundadır.
5- İşçi, göz altında ya da tutukluluk halinde geçen süreleri için ücret talebinde bulunamaz.
6- İşçi mahkum olmuşsa ve mahkumiyet sebebinin işiyle ya da işyeriyle alâkası yoksa bu işçiye de kıdem tazminatı ödenir.
7- İşçinin mahkumiyeti işyeriyle ya da işiyle alakalıysa veya bunlara bir etkisi olmuşsa işçinin kıdem tazminatı ödenmez.

Örnek
İşçi A 15/05/2015 tarihinde göz altına alınmış, çıkarıldığı mahkemede 17/05/2015 tarihinde tutuklanmış ve 29/06/2015 tarihinde mahkum olmuştur. Mahkumiyetinin işiyle/işyeriyle alâkası yoktur. (İşçinin kıdemi 7 yıldır)

Çözüm
İşçinin iş sözleşmesi 15/05/2015 tarihinden itibaren 8 hafta geçmekle 11/07/2015 tarihinde feshedilir. İşçiye bu aradaki ücretleri ödenmez. İhbar tazminatı ödenmez. Kıdem tazminatı ödenir. İşçinin mahkumiyet sebebinin işverene/işyerinde/işe etkisi olsaydı bu durumda kıdem tazminatı da ödenmezdi.
1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız (Lütfen yazıya oy veriniz)
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ
yazar kafe
Bumerang - Yazarkafe
Başka bir yazı:
isveren zam yapmak zorunda mi isci dunyasi
İşveren zam yapmak zorunda mı?

İşveren zam yapmazsa! Özellikle yıl sonları işçiler için bir beklentiyi de beraberinde getirir: zam beklentisi. Zam beklemek işçinin en doğal...

Kapat