İşe geç kalan işçinin çıkarılması

İşçinin işe geç kalması

İşçi işe geç kalmışsa ne olur? Peki bu geç kalmalar artarsa ve hatta düzenli hale gelirse ne yapılabilir? Bu soruların cevabını aramadan önce iş sözleşmesinin tanımını hatırlatmakta fayda görüyorum. Buna göre iş sözleşmesi, işçinin bağımlı olarak iş görmeyi, işverenin de ücret ödemeyi üstlenmesinden oluşan bir sözleşmedir. O halde işçinin görevi, işini görmekten ibarettir.

İş görmek nedir?

İş görmekten anlaşılması gereken, işçinin görev tanımını yerine getirmesidir. Bunu yaparken de, iş sözleşmesinde ve diğer geçerli belgelerde yazılı çalışma koşullarına uyulması da aslında iş görmenin bir unsurudur. İşe geliş saati, işten çıkış zamanı, hafta tatili günü, iş güvenliği önlemleri ve benzeri diğer kurallar da işçi için bağlayıcıdır ve bunların, yapılan işten bağımsız düşünülmesi mümkün değildir.

İşe geç gelme

İşe geç gelmek; işçinin, belirlenmiş olan mesai başlangıç saatinden sonra işe gelmesidir. Eğer iş sözleşmesiyle ya da işyeri uygulama talimatnameleriyle işçiye belirli bir süre geç kalma hakkı peşinen tanınmamışsa, bir dakikalık bir gecikme bile işe geç kalma olarak değerlendirilebilecektir. O halde, işe geç gelmenin 10 dakika ya da 20 dakika geç gelme anlamına geldiğini kural olarak söylememiz mümkün değildir.

İşe geç kalmaların artması

Burada kritik olan nokta, işe geç kalma eyleminin sık sık tekrarlanıyor olmasıdır. Hem işçinin iş görme borcunu eksik yerine getirmesine neden olan hem de işverenin işlerini aksatan böyle bir eylem işyeri tarafından hoş karşılanmayacaktır. Ancak bunun da kural olarak bir sayısı bulunmamaktadır. Bir ayda 5 gün ya da bir yılda 30 gün gibi sabit bir sayı verilmesi doğru olmayacaktır. Her olayın kendi içinde değerlendirilmesi gerekmektedir.

Yargıtay ne diyor?

isci ise gec gelme

İşe geç kalan işçinin akıbeti ile ilgili bir Yargıtay kararında (22 Hukuk, 2011/3658 E.) şöyle denilmektedir: “… davacının iş sözleşmesinin devamı sırasında 176 mesai gününden 127 gün işe geç kaldığı, uyarılmasına rağmen mesaiye geç geldiği ve davacının işe geç gelmesinden dolayı işyerinde olumsuzlukların yaşandığı, üretimde aksamalar olduğu anlaşılmaktadır. Davacı işçinin bu davranışlarının özen yükümlülüğüne aykırı nitelikte olduğu bellidir. Fesih işleminin davacının sadece son kez işe geç kalmasına dayanmadığı, süre gelen geç kalmaların tümünün fesih sonucunu oluşturduğu, bu suretle feshin geçerli sebebe dayandığı anlaşılmaktadır…”

Bir başka karar (22 Hukuk, 2011/5040) ise şu şekildedir: “…  davacının iş sözleşmesinin devamı sırasında fesihten önceki son 4 aylık zaman dilimi içinde 19 kez geç kaldığı ve davacının işe geç gelmesinden dolayı işyerinde olumsuzlukların yaşandığı, üretimde aksamalar olduğu anlaşılmaktadır. Dinlenen tanıklar davacının bu konuda önceden sözlü olarak uyarıldığını da bildirmişlerdir. Davacı işçinin bu davranışlarının özen yükümlülüğüne aykırı nitelikte olduğu açıktır. Fesih işleminin davacının sadece son kez işe geç kalmasına dayanmadığı, süre gelen geç kalmaların tümünün fesih nedenini oluşturduğu, bu suretle feshin geçerli sebebe dayandığı anlaşılmaktadır.”

Sürekli ve işyerini etkileyen geç kalmalar fesih sebebi

Yukarıdaki kararlardan da anlaşılacağı üzere, geç kalma ya da kalmaların niteliğine göre sonuç değişecektir. Her geç kalmanın fesih sebebi olmadığı iyi anlaşılmalıdır. Geç kalma fiilinin alışkanlık haline gelmesi ya da işyerini/işi etkilemeye başlaması, işçinin uyarılara rağmen geç gelmeye devam etmesi gibi nedenlerin varlığı halinde iş sözleşmesi feshedilebilecektir.

Derhal fesih değil süreli fesih!

Bir başka ayrıntı ise, bu feshin İş Kanununun 25inci maddesine göre haklı nedenle bir fesih olmaması gerektiğidir. Uygulamada bu tür fesihlerin yanlış olarak 25’e göre yapıldığını görmekteyiz. Bunun sonucu ise, işçiye ihbar öneli tanınmaması ve kıdem tazminatı ödenmemesi olmaktadır. Halbuki bu fesih, haklı nedenle fesih değil; geçerli nedenle fesihtir. Yine bir Yargıtay kararında (9 Hukuk, 2009/16824 E.) “… davacının fesih tarihine kadar yaptığı iddia edilen devamsızlıkların karşılığında davacıya ihtar cezası verilmiş olup, geriye fesih tarihinde yaptığı iddia edilen devamsızlığı kalmaktadır. Davacının bu tek günlük devamsızlığına dayanarak 25 inci maddeye dayalı olarak haklı fesih yapılması ise mümkün değildir. Davacının davranışları işveren bakımından geçerli fesih nedeni oluşturabilecek mahiyettedir. Bu haliyle geçerli nedenle yapılacak bir fesihte de davacıya kıdem ve ihbar tazminatlarının ödenmesi gerekmektedir. Bu nedenle yazılı gerekçeyle davacının kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin reddine karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.” denilmektedir.

SONUÇ

İşçinin işe geç gelmesi, tek başına bir fesih nedeni değildir. Olay somut olarak değerlendirilmeli ve işçinin geç kalmalarının artması, işverene/işe olumsuz yansımalarının olması, işin aksaması ve benzeri nedenlerin varlığı halinde işçinin iş sözleşmesi sona erdirilmelidir.

Bu durumda yapılacak fesih ise İş Kanununun 25inci maddesine göre değil 17nci maddesine göre yapılacak ve işçiye ihbar öneli tanındığı gibi işçinin kıdem tazminatı da ödenecektir.

Not: İşçinin, işe geç gelmesinden dolayı yazılı olarak uyarılmasına rağmen geç gelmeye devam etmesi halinde, İş Kanununun 25/II-h maddesine göre tazminatsız olarak da işten çıkarılması mümkündür. Yukarıda yazılı hususlarla çelişiyor gibi görünen bu durum aslında istisnai olup takdir elbette mahkemelerin olacaktır. Yine de, işçinin art niyetli olduğunun düşünüldüğü; örneğin tazminatını alarak işten ayrılma çabası içinde olan bir işçinin, bu şekilde hareket ederek işten çıkarılmasını sağlamaya çalışıldığına dair güçlü emareler varsa bu yöntemin izlenebileceği kanaatindeyim.

İşçi işe geç gelme tutanağı için tıklayınız

1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız (1 oy / LÜTFEN yıldıza tıklayarak YAZIYA OY VERİNİZ / ortalama: 5,00 / 5)
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 4 YORUM
  1. Emine diyor ki:

    Merhaba mustafa bey ;
    Ben bir magazada magaza yöneticiligi yapıyorum ve 8 ay olmak üzere 8 aydır 2.kez geç kalıyorum ve ilkinde bölge müdürüme bilgi vermedigim için şindide gene magazada diger yöneticime bilgi verdigim halde ihtar yazacaklarını ve 2.kez savunma yapmam gerektigini söledi bölge müdürüm işe geç kalma sebebi ile işten çıkartma gibi bir durum olabilirmi ve ben servisle işe gelip giden biriyim servis bıraktıgı am magazaya geliyorum bu zaman zarfında nerdeyse %90 sanında 40 dakka erken gelmişimdir öagazada açılış maillerim mevcuttur. Bu sebeple 3. Bir ihtarda beni işten çıkartabilirlermi cvbınızı bekliyorumm.
    Şimdiden çok tesekkürediyorumm..

    1. Mustafa BAYSAL diyor ki:

      Merhaba. Bu durumlarda birinci ihtar ya da üçüncü ihtarda çıkarılır ya da çıkarılmaz gibi bir kural yoktur. Bu biraz da olayın niteliğine göre işverenin takdirindedir. Neticede sizi bu gerekçeyle işten çıkarırlarsa iş mahkemesinde hakkınızı arayabilir ve gerekçenin uygun olmadığını iddia edebilirsiniz.

  2. Mehmet diyor ki:

    Mustafa bey merhaba 4 yildir bir bankaya danismanlik yapan bir firmada calisiyorum daha dogrusu danismanlik ajansindan bordrolaniyoruz ancak banka icin calisiyorum. Saha satis temsilcisiyim 3 farkli ptt de memurlarin benim bankamdan kredi vermesini saglamakla sorunluyum. Bu arafa ptt 7 farkli bankayla calisiyor calistigim bunlarsan biri. Yoneticim surekli beni arayarak satislarimin dusuk oldugunu benim bulundugum bolgeyi kapatacklarini soyluyor 2 defa benden dusuk performansla ilgili savunna aldilar. Halbuki ben yapmam gereken satisi yapiyorum misal benden ayda 80 kredi vermemi istemisler ben 140 basvuru girdirtmisim ancak bankam bunun 40 tanesi ni onaylamis. Buna ragmen dusuk performans tan savunma aldilar. Benim sorumlu oldugum subeler ilcelerdeki subeler biri 100 km otede digeri 40 km ve biri dr merkez sube. Artik benden her hafta persembe gunu sabah 8 30 da 100 km otedeki subemde olmam isteniyor. Saat 8 30 da orda olabilmem icin evden 6 da cikmam 7 de ki otovuse binmem gerekiyor. (Otobus oraya 1 saat 30 dakika da ulasiyor ) bir defa da gec kalmamla ilgili savunma verdim. Benim tek gorevim ptt e kendimi hatirlatmak bunu telefonlada yapabildigim icin gec kalmam is verenin islerini olumsuz yonde etkilemiyor.. Simdi surekli her firsatta benim canimi sikmaya calisiyorlar. Yillik iznimi istedigim tarihte kullanamiyorum. Nisanim icin 2 gun yine yillik iznimden istedim satislarim dusuk oldugu gerekceisyle vermediler. Bayramdan sonraki cuma icin bir gun yillik iznimden istedim 2 gun dustuler. Ne yapabilirim lutfen yardimci olun

    1. Mustafa BAYSAL diyor ki:

      Öncelikle geçmiş olsun. Bahsetiğiniz hususlar oldukça subjektif ve tartışmaya açık. Buradan sizin haklı olduğunuz ya da olmadığınız şeklinde bir yorumda bulunmam da doğru olmayacaktır. Sorularınızın bazılarının cevabını bilmek için sözleşmenizi de ayrıca incelemek gerekir. Yine de eğer haklı olduğunuzu düşünüyorsanız ihtarname çekerek işten ayrılmalı ve ihtarnamede bütün gerekçelerinizi sıralamalısınız. Sonrasında takdir iş mahkemesinin olacaktır.

BİR YORUM YAZ
yazar kafe
Bumerang - Yazarkafe
Başka bir yazı:
işçi işe iade davası
İşçilerin iş güvencesi var mı?

İşçi ile memur arasındaki farkın ne olduğu sorulduğunda, birçok okuyucunun vereceği cevap aynı olacaktır: İş güvencesi. Bunun nedeni, 657 sayılı...

Kapat