Basın İş Kanunu kimleri kapsar?

Ülkemizde işçi işveren ilişkilerine dair temel kanunun İş Kanunu olduğu bir gerçektir. Ama bu kanun dışında Basın İş Kanunu ve Deniz İş Kanunu olarak bilinen farklı mevzuatlarımız da bulunmaktadır. Peki ama Basın İş Kanunu kapsamında kimler yer alır?

Çalışanların tabi olduğu mevzuat

İster bir basın kuruluşunda, ister denizde isterse başka bir yerde çalışsın, bir işverene bağımlı olarak çalışan herkesin işçi olduğunu kabul etmemiz gerekir. Ama işçilerin fiilen ne iş yaptığının önemi burada ortaya çıkmaktadır. İşçiler, yaptıkları işlere göre farklı mevzuatlara tabi olmaktadır.

Basın İş Kanunu kapsamı

Uygulamada genel olarak Basın İş Kanunu olarak adlandırılan 5953 sayılı Basın Mesleğinde Çalışanlarla Çalıştıranlar Arasındaki Münasebetlerin Tanzimi Hakkında Kanun 1952 senesinden bu yana yürürlükte olan oldukça eski bir kanundur.

Kanunun kapsamını anlamak için öncelikle ilk maddesine bakmamız gerekir. Ama kanunun 1952 tarihli eski bir kanun olduğunu ve dilinin anlaşılması güç olduğunu belirtmem gerekir. Yine de sizin için gerek kanun metni ve gerekse Yargıtay kararları ışığında Basın İş Kanununa tabi işçilerin kimler olduğunu belirlemeye çalışacağım.

Kanuna göre; Türkiye’de yayınlanan gazete ve süreli yayınlarda, haber ajanslarında ve fotoğraf ajanslarında her türden fikir ve sanat işlerinde çalışan ve İş Kanunundaki “işçi” tarifinin kapsamı dışında kalan kişilerle bunların işverenleri Basın İş Kanununa tabidir.

Ancak yukarıdaki tanımlamaya uysa bile kamu kurumları ya da kamu kurumlarının sermayesinin yarısından çoğuna sahip olduğu şirketlerde çalışan memurlara ve diğer çalışanlar Basın İş Kanunu kapsamı dışındadır.

Hangi meslekler Basın İş Kanununa tabidir?

5953 sayılı Basın Mesleğinde Çalışanlarla Çalıştıranlar Arasındaki Münasebetlerin Tanzimi Hakkında Kanun hükümlerine kimlerin tabi olduğunun cevabını vermek tam olarak mümkün değildir. Çünkü unvandan daha önemli olan yapılan iştir. Ama genel olarak aşağıda sayılı işyerlerinde ve fikir ve sanat işi yapanlar bu kanun kapsamında kabul edilmelidir:

  • Gazete, dergi, günlük/haftalık/aylık yazılı yayınlar
  • Televizyon
  • Radyo
  • Haber ajansları, fotoğraf ajansları vb.

5953 kapsamı

Basın İş Kanununa göre gazeteci kimdir?

Basın İş Kanununa göre gazeteci; kanun kapsamına giren fikir ve sanat işlerinde çalışan kişilerdir. Yani kanun, kapsamına giren herkesi gazeteci olarak nitelendirilmiştir. Bu nedenle Basın İş Kanununda geçen gazete ifadesini bu şekilde anlamak gerekir.

Ayrıca Basın İş Kanunu kapsamında bir gazeteden bahsedebilmek için Yargıtay’a göre, gazetenin ayrıca umuma hitap etmesi ve devamlılık göstermesi gerektiği de unutulmamalıdır.

İnternet haberciliği ve gazeteciliği çalışanlarının durumu

Yargıtay kararlarına göre elektronik gazetelerin fikir ve sanat işlerinde çalışan işçileri de Basın İş Kanunu kapsamında değerlendirilmelidir.

“… Mahkemece, davalı şirketin gazetecilik faaliyetinde bulunmadığı, cep telefonu GSM şirketi olduğu, bu kapsamda müşterilerine SMS haberlerle kısa bilgilendirme yaptığı, davacının da bu alanda çalış-tığı, www.n….com isimli haber sitesinin de bulunduğunu ve bu sitenin de davalı şirkete ait olduğunu, bu sitenin salt haber sitesi olmadığı, adı gibi merak edilen her şeyin ulaşılabileceği parolasıyla hareket eden bir portal olduğunu, bu portalda alt bir kısım olarak haber birimi yer aldığını, davalı şirketin bu anlamda basın faaliyetinde bulunmadığı, müşteri çekmek amacıyla değişik hizmetler kap-samında verdiği günlük olayların bildirildiği gerekçesiyle davacının gazeteci niteliğine sahip olmadığı kanaatine varılarak dava reddedilmiştir…” (9 Hukuk, 2011/51445 E. ve 2013/6347 K.)

basın iş kanununa kimler girer

Özel radyo ve televizyon çalışanlarının durumu

Yargıtay’a göre; özel radyo ve televizyonların haberle ilgili birimlerinde çalışanlar da kanun kapsamındadır. Haber müdürü, foto muhabiri, muhabir, haber kameramanı, spiker gibi çalışanlar gazeteci olarak kabul edilmelidir. Bununla beraber, uplink görevlisi, şoförler, diğer idari ve teknik personel, haberin oluşumuna doğrudan katkıları olmadığından gazeteci kavramına dahil değildir.

Aşağıdaki Yargıtay kararları, Basın İş Kanununun kapsamının nasıl belirlendiğini daha iyi anlamanızı sağlayacaktır:

“… Somut uyuşmazlıkta davacının davalı işyerinde önceleri radyo programcısı ve sonrasında da radyo müdürü olarak görev yaptığı anlaşılmaktadır. Davacının görevi/yaptığı iş itibariyle davanın Basın İş Kanunu kapsamında olduğu anlaşıldığından, taleplerin Basın İş Kanunu kapsamında değerlendirilmesi gerekirken 4857 sayılı İş Kanunu kapsamında değerlendirilerek hüküm kurulması hatalıdır…” (9 Hukuk, 2015/20549 E. ve 2018/13466 K.).

“… Somut uyuşmazlıkta, davacı vekili müvekkilin davalı işyerinde “personel şefi” olarak çalıştığını ancak dışarıya basın görevlisi olarak gösterildiğini ileri sürmüş, davalı taraf ise davacının davalı işyerinde fiilen ne iş yaptığını açıklamamıştır. Davalı tanığı, davacının davalı işyerinde muhasebe evrak takibi yaptığını, davacı tanıkları ise personel şefi olduğunu beyan etmişlerdir. Saptanan bu durum karşısında ve yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulduğunda, davacının davalı işyerinde fiilen gazetecilik kavramına dahil bir görev yapmadığı ve bu nedenle yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda Basın İş Kanunu’na tabi olmadığı açıktır…” (9 Hukuk, 2015/8604 E. ve 2018/1446 K.).

“… Somut uyuşmazlıkta; davacının, 24.08.2004 tarihli iş sözleşmesi ile davalıya ait TV kanalında kameraman olarak çalışmaya başladığı tarafların kabulündedir. Ayrıca işveren antenti taşıyan çok sayıda görevlendirme yazılarında, davacının çeşitli tarihlerde yurt içinde ve yurt dışında kameraman olarak görevlendirildiği, ücret bordrolarında basın ödemesi ve ikramiye sütunlarının yer aldığı görülmektedir. Somut delillere göre davacının 5953 sayılı Basın İş Kanunu kapsamında çalıştığı anlaşılmaktadır…” (9 Hukuk, 2014/22688 E. ve 2015/35181 K.).

Türkiye’de hazırlanan ama sadece yurtdışında faaliyet gösterilen fikir sanat işleri

Kanun koyucu açık bir şekilde ‘Türkiye’de yayımlanma’ şartını koyduğundan, ülke sınırları içinde yayınlanmayan fikir ve sanat işlerinde çalışanlar kanun kapsamında değerlendirilemezler.

basın iş kanunu gazeteci

Fikir ve sanat işinde çalışma nedir?

Fikir ve sanat işinde çalışma ölçüsü, gazetecilik mesleğinin yerine getirilmesine ilişkin ve doğrudan söz konusu alanlarda çalışmayı ifade etmektedir. Buna göre; redaktör, muhabir, yazar, düzeltmen, çevirmen, kameraman, fotoğrafçı, ressam, karikatürist vb. çalışanlar gazetecilik mesleğiyle doğrudan ilgilidirler ve gazeteci olarak kabul edilmelidir. Ancak aynı tür işyerinde sekreter, teknik sorumlu, muhasebe elemanı, şoför, satış ve pazarlama gibi işlerde çalışanlar ise gazeteci olarak değerlendirilemezler.

Basın kartı sahibi Basın İş Kanununa mı tabidir?

Basın kartı, uygun görülen kişilere Başbakanlık Basın Yayın Enformasyon Genel Müdürlüğü tarafından verilen bir karttır. Bu kart, Basın İş Kanunu hükümlerine uygun sözleşme yapılarak çalıştırılan, gazetecilik faaliyetinde bulunan kişilere verilmektedir.

Basın kartının veriliş amacı düşünüldüğünde bu kartın gazetecilere verildiğini kabul etmek gerekir. Ancak Basın Kartı Yönetmeliği incelendiğinde; gazeteci tanımı yapılırken ‘fikir ve sanat işlerinde’ ücretli çalışan şeklinde bir tanım yapıldığı görülecektir. Bu durumda gazeteci tanımlamasından, fikir ve sanat işlerinde çalışanları anlamak gerektiği açıktır.

Yargıtay kararları dikkate alındığında, basın kartı sahibi olmanın direkt olarak Basın İş Kanununa tabi olmayı gerektirmediği görülmektedir. Yargıtay bunu ‘sarı basın kartına sahip olmak tek başına gazeteci sayılmayı gerektiren bir kriter değil ise de…” şeklinde ifade etmektedir.

Ancak aşağıdaki özelliklere sahip sarı basın kartı sahipleri, Basın İş Kanununa tabi olacaktır:

  • Türkiye’de yayımlanan dergi, gazete vb. ile radyo ve televizyonlarda çalışanlar
  • Bu işyerlerinde fikir-sanat işleri yapanlar

SONUÇ

Aşağıda yazılı unvanlarla -Türkiye’de yayımlanan- gazetelerde, süreli yayınlarda, haber ve fotoğraf ajanslarında, televizyonlarda ve radyolarda çalışanların basın iş kanunu kapsamında değerlendirilmeleri gerekir:

  • Yazar, ressam, karikatürist, redaktör, muhabir, kameraman, çevirmen, düzeltmen, fotoğrafçı
  • Haber müdürü, foto muhabiri, muhabir, spiker, haber kameramanı

Yukarıda sayılı unvanlar dışında olup da fikir ve sanat işi yapanlar da kanun kapsamında değerlendirilmelidir.

Ancak ister radyoda ister televizyonda isterse gazetede çalışsın; haberin oluşmasına doğrudan katkısı olmayan teknik sorumlu, muhasebe elemanı, şoför, sekreter, pazarlama ve satış, uplink görevlisi vb. çalışanlar ise Basın İş Kanununa tabi değildir.


İşçi Dünyası
Zeynel Abidin Özkale
İşçi Dünyası'nın editörü olan olan yazarın, İş ve Sosyal Güvenlik hukuku üzerine yazdığı diğer yazılarına buradan ulaşabilirsiniz.

5 Yorum

  1. Merhaba hocam ben 01.01.1998 yılında Türkiye denizcilik işletmelerinde Eskihisar, Topçular arası feribotlarda makineci olarak işe başladım 2005 Mart ayında İstanbul Büyükşehir Belediyesi ne haklarımızla devir olduk daha sonra 2013 yılında özelleştirme kapsamına 29 yıllığına kiralandık şimdi ben işten ayrılmak istesem kıdem tazminatı alabilir miyim ssk başlangıç 1995

    1. Sedat bey, ssk başlangıcınız 195 olduğuna göre ve en az 3600 gün priminiz varsa, SGK’dan alacağınız bir 15 yıl 3600 gün yazısı ile işverene başvurduğunuzda, kıdem tazminatınızın ödenmesi gerekir.

  2. Merhaba mustafa bey 5953 başın iş kanuna göre çalışmaktaydım iş yerimden haklı nedenle derhal fesih adı altında ihtarname çekerek sözleşmeli sonlandırdım. Işsizlik maaşına başvuru yaptığımda işyeri çıkış kodumu 03 istifa olarak belirttiği için başvurum reddedilmiş. Araştırmalarım sonucunda basın çalışanlarının istifa etseler dahi işsizlik ödeneği hakkı olduğunu öğrendim. Bu konuda bilgi verirmisiniz.

Bir yorum yaz

E-posta hesabınız ve şehir bilgileriniz yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir.