Çalışan temsilcisi kimdir ve görevleri nelerdir?

Çalışan temsilcisi kimdir ve görevi nedir?

Yazımızın bu bölümünde genel hatları ile çalışan temsilcisini tanımlayıp işveren ve çalışanlarla ilişkisine değineceğiz.

Daha ayrıntılı olarak görev, yetki ve sorumlulukları; çalışanlar ve işyerindeki iş sağlığı ve güvenliği profesyonelleri ile ilişkileri; kimlerin çalışan temsilcisi olabileceği, çalışan temsilcisinin nasıl seçileceği, bir işyerinde en az kaç çalışan temsilcisi bulunması gerektiği, hangi durumda seçim, hangi durumda atama usulüne başvurulacağı gibi hususlara ise sonraki yazılarımızda değineceğiz.

Çalışan temsilcisi kavramı

“Çalışan Temsilcisi” kavramı, 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ile tanımlandığından beri iş sağlığı ve güvenliğine ilişkin hemen hemen her konuda bahis konusu olmaktadır.

Peki, kimdir bu Çalışan Temsilcisi? Nasıl bir işlevi yerine getirmesi beklenmektedir?

Bütün bu soruların cevabını bulabilmek için genel olarak iş sağlığı ve güvenliği mevzuatına baktığımızda Kanun dışında birçok yönetmelikte de adının geçtiğini görmekteyiz.

6331 sayılı İSG kanununa göre çalışan temsilcisi

Kanunda çalışan temsilcisi,  “İş sağlığı ve güvenliği ile ilgili çalışmalara katılma, çalışmaları izleme, tedbir alınmasını isteme, tekliflerde bulunma ve benzeri konularda çalışanları temsil etmeye yetkili çalışan” olarak tanımlanmaktadır.

Anlıyoruz ki, çalışan temsilcisinin çalışanlardan ayrı bir takım görevleri, yetkileri ve sorumlulukları bulunmaktadır.

Kanunun 20. maddesinde ise, işverenin çalışan temsilcisi görevlendirme yükümlülüğünden bahsedilmektedir. Yani, bu durum işverenin keyfiyetine bırakılmamış, bilakis, işveren için bir zorunluluk olarak belirlenmiştir. Bu durumda diyebiliriz ki, en az 2 çalışanı bulunan her işyerinde işveren seçim yahut atama yoluyla çalışan temsilcisi görevlendirmek zorundadır.

Aynı maddenin devamında ise çalışan temsilcisinin; tehlike kaynağının yok edilmesi veya tehlikeden kaynaklanan riskin azaltılması için, işverene öneride bulunma ve işverenden gerekli tedbirlerin alınmasını isteme hakkına sahip olduğu ve bu görevlerini yürütmeleri nedeniyle çalışan temsilcilerinin hakları kısıtlanamayacağı ve görevlerini yerine getirebilmeleri için işveren tarafından gerekli imkânların sağlanması gerektiği vurgulanmıştır.

çalışan temsilcisi görevleri

Yani, çalışan temsilci, kanunda genel olarak belirtilen ve diğer mevzuatın ilgili bölümlerinde özel olarak kendilerine verilen görevleri yerine getirirken işverenin yaptırımdan korunmuş, dahası, işverene çalışan temsilcisine görevini yerine getirme hususunda gerekli imkanları sağlama yükümlülüğü getirilmiştir.

Buraya kadar, çalışan temsilcisinin, iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili bir görev olduğunu, işyerinde bulunmasının zorunlu olduğunu, bu hususlarda diğer çalışanlardan ayrı görev ve yetkilere sahip bir kişi olduğunu anlamış bulunmaktayız.

Çalışan temsilcisi arabulucu mudur?

Bu noktada çalışan temsilcileri, işverenlik ve de iş sağlığı ve güvenliği profesyonellerince zaman zaman yanlış anlaşılan ve yanlış uygulamalara sebebiyet veren bir hususa açıklık getirmemiz gerekir:

Çalışan temsilcisi, iş sağlığı ve güvenliğine ilişkin konularda çalışanları temsil etmekle görevlidir. Çalışan ve işveren yahut çalışan ve işvereni temsil edenler (yönetici, ustabaşı, formen vb.) arasında bir ara bulucu değildir. İşyerinde iş sağlığı ve güvenliğine ilişkin olarak yapılması ve yürütülmesi gereken işlerde ve alınması gereken tedbirlerde taraftır ve temsil ettiği taraf, çalışanların tarafıdır.

Yani, işverenlik ve çalışanlar arasında iş sağlığı ve güvenliğine ilişkin bir çelişki ve uyuşmazlık söz konusu olduğunda, çalışan temsilcisi, çalışanların sağlık ve güvenliğini sağlama amacıyla hareket etmek durumundadır.

Bu, elbette ki, işverenlikle çatışmacı olmayı zorunlu kılmaz ancak aldığı kararlar, yaptığı işler, katıldığı toplantılar vb. bütün eylemlerinde, en önemli ve vazgeçilmez amacı, çalışanların sağlığı ve güvenliği sağlamak ve bunu sürekli kılmaktır.

çalışan temsilcisi isg

Bu amaçtan ödün vermek gibi bir hakkı yoktur. Çalışan temsilcisinin varlık amacı zaten genel olarak budur. Elbette ki, işverenlik ve çalışanlar arasında iletişim ve uyum sağlayıcı bir işlevi de olacaktır ancak çalışanların sağlık ve güvenliğini her an gözetmek ve bundan hiçbir şekilde ödün vermemek şartıyla. İş yaptırma, talepte bulunma, emir ve talimat verme konularında işverenliği temsil etmek için ustabaşı, formen, yönetici gibi kadrolar zaten mevcuttur. Çalışan temsilcisinin amacı, bunların görevini yerine getirmek değildir.

Diğer yandan, çalışan temsilcisi, çalışanları temsil ederken onların istek, talep ve davranışlarının sağlık ve güvenlik kurallarına uygunluğunu da göz önünde bulundurmak zorundadır. Yani, çalışanın, sağlık ve güvenlik kuralları ve alınan tedbirlerle uyuşmayan istek ve davranışlarını da, sırf onları temsil ettiği veya onlar tarafından seçildiği için yerine getiremez yahut işverenlikten yerine getirilmesini talep edemez.

Çalışan temsilcisinin İSG mevzuatında görev ve yetkileri

Çalışan temsilcisinin işlevini böylelikle açıkladıktan sonra, iş sağlığı ve güvenliği mevzuatında yer verilen görev ve yetkilerini biraz daha somutlaştıralım:

Kanunda ve iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili birçok yönetmelikte “çalışanların görüşlerinin alınması” “çalışanların bilgilendirilmesi” ve “çalışanların katılımlarının sağlanması” konularında çalışan temsilcisine değinilmektedir. Çoğunlukla da,  işverenliğin bu sorumluluğunu yerine getirmesinde muhatap belirtilirken “çalışanlar veya temsilcileri” ibaresi kullanılmıştır.

Yani, işveren iş sağlığı ve güvenliğine ilişkin konularda çalışanları bilgilendirirken, görüşlerini alırken veya bu hususta katılımlarını sağlarken bunu çalışan temsilcisi aracılığı ile yapabileceği gibi, doğrudan bütün çalışanlarla da muhatap olabilir.

Elbette ki, doğrudan bütün çalışanlarla iletişim kurduğunda (çalışan temsilcisi de bir çalışan olduğuna göre) çalışan temsilcisini de bilgilendirmek, katılımını sağlamak ve onun da görüşünü almak durumundadır. Burada işverenliğe, çalışan temsilcisi aracılığı ile bilgilendirme ve görüş alma hakkının yanında, doğrudan çalışanlarla muhatap olabilme imkanı verilmesinin amacı, çalışan temsilcisini yok saymak değildir.

Ancak işveren ve çalışan ilişkilerinde çalışan temsilcisinin tek iletişim kanalı ve bir dar boğaz olmadığını, işverenliğin sağlık ve güvenliğin sağlanması hususunda kendi üzerine düşen görevleri yerine getirirken çalışanları ile doğrudan iletişim kurma hakkının olduğunu vurgulamak ve işverenliğin daha fazla inisiyatif alma çabasının önüne geçmemektir. Bu, çalışan temsilcisinin görev ve yetkilerini daraltmadığı sürece işverenliğin en doğal hakkıdır.

Zaten Kanun’un 18. maddesinde, İşverenin çalışan temsilcisinin önceden görüşünü almak zorunda olduğu hususlar da sayılmıştır:

“a) İşyerinden görevlendirilecek veya işyeri dışından hizmet alınacak işyeri hekimi, iş güvenliği uzmanı ve diğer personel ile ilk yardım, yangınla mücadele ve tahliye işleri için kişilerin görevlendirilmesi.

b) Risk değerlendirmesi yapılarak, alınması gereken koruyucu ve önleyici tedbirlerin ve kullanılması gereken koruyucu donanım ve ekipmanın belirlenmesi.

c) Sağlık ve güvenlik risklerinin önlenmesi ve koruyucu hizmetlerin yürütülmesi.

ç) Çalışanların bilgilendirilmesi.

d) Çalışanlara verilecek eğitimin planlanması.”

çalışan temsilcisinin görevleri neler?

Görülüyor ki, işveren, çalışanları bilgilendirmeden önce zaten çalışan temsilcisinin görüşünü almak zorundadır. Yani çalışan temsilcisinin yok sayılması kanunen hiçbir şekilde mümkün değildir.

Yine aynı maddede işverenin çalışanlardan veya temsilcilerinden görüş alırken ve onların katılımını sağlarken hangi imkanları sağlaması gerektiği de açıkça belirtilmiştir:

“a) İş sağlığı ve güvenliği ile ilgili konularda görüşlerinin alınması, teklif getirme hakkının tanınması ve bu konulardaki görüşmelerde yer alma ve katılımlarının sağlanması

b) Yeni teknolojilerin uygulanması, seçilecek iş ekipmanı, çalışma ortamı ve şartlarının çalışanların sağlık ve güvenliğine etkisi konularında görüşlerinin alınması.”

Görüldüğü üzere, işveren iş sağlığı ve güvenliğine ilişkin veya işyerinde iş sağlığı ve güvenliğini etkileyecek her konuda çalışanların görüşünü almak, katılımlarını sağlamak zorundadır.

Bu görevini çalışan temsilcisi aracılığı ile yapabileceği gibi önceden çalışan temsilcisine danışıp görüşünü aldıktan sonra bizzat çalışanlarla muhatap olarak da yapabilir.

Ayrıca, çalışanların veya çalışan temsilcilerinin, işyerinde iş sağlığı ve güvenliği için alınan önlemlerin yetersiz olduğu durumlarda veya teftiş sırasında, yetkili makama başvurmalarından dolayı hakları kısıtlanamayacağı da açık şekilde belirtilmiştir.

Çalışanların iş sağlığı ve güvenliği bakımından ödevleri neler?

Bununla birlikte, çalışanlara, iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili yükümlülüklerinin yanında, Çalışan temsilcisinin görevini hakkıyla yapabilmesi için de bazı yükümlülükler getirilmiştir. Buna göre bütün çalışanlar aşağıdaki sorumluluklara sahiptir;

-Kendi görev alanında, iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanması için işveren ve çalışan temsilcisi ile iş birliği yapmak.

-İşyerindeki makine, cihaz, araç, gereç, tesis ve binalarda sağlık ve güvenlik yönünden ciddi ve yakın bir tehlike ile karşılaştıklarında ve koruma tedbirlerinde bir eksiklik gördüklerinde, işverene veya çalışan temsilcisine derhal haber vermek.

-Teftişe yetkili makam tarafından işyerinde tespit edilen noksanlık ve mevzuata aykırılıkların giderilmesi konusunda, işveren ve çalışan temsilcisi ile iş birliği yapmak.

SONUÇ

Buraya kadar değindiğimiz noktaları özetlersek:

1- Çalışan temsilcisi iş sağlığı ve güvenliğiyle ilgili bir görevdir. İşyerinde bulunması zorunludur.

2- Çalışan temsilcisi, iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili çalışmalara katılır, bu çalışmaları izler, tekliflerde bulunur ve tedbir alınmasını ister.

3- Bu görevini yürütmesi için işveren tarafından gerekli imkanlar sağlanmak zorundadır ve görevini yürüttüğü için hiçbir hakkı kısıtlanamaz.

4- Çalışan temsilcisi, çalışanların temsilcisidir, işverenin değil. İşveren ve çalışan arasında bir ara bulucu da değildir. Asıl amacı, çalışanların sağlık ve güvenliğinin korunması ve bunun sürekli kılınmasıdır. İşverenin veya çalışanların isteği doğrultusunda bu amacından hiçbir şekilde taviz veremez.

5- İşveren, iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili konularda veya işyerinde iş sağlığı ve güvenliğini etkileyebilecek karar ve değişiklerde çalışanların görüşünü almak ve katılımlarını sağlamak zorundadır. Bunu çalışan temsilcisi vasıtasıyla yapabileceği gibi, doğrudan çalışanlarla da yapabilir ancak doğrudan çalışanların görüşünü alırken çalışan temsilcisini yok sayamaz, bunu yaparken de çalışan temsilcisinin önceden görüşünü almalı ve ona danışmalıdır.

6- İşveren, işyerinde iş sağlığı ve güvenliğinin yetersiz olduğu durumlarda, çalışan temsilcisinin teftiş sırasında iş müfettişlerine veya diğer zamanlarda yetkili makamlara başvurması nedeniyle onun haklarını kısıtlayamaz.

7- İşyeri çalışanları, iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanması için çalışan temsilcisi ile işbirliği yapmak, gördükleri eksiklikleri çalışan temsilcisine bildirmek ve bu eksikliklerin giderilmesi için çalışan temsilcisi ile birlikte hareket etmek zorundadır. Çalışan temsilcisi ise, kendisine bildirilen eksiklikleri, işverenliğe bildirmek ve görevli olduğu kurullarda dile getirmekle yükümlüdür.


İşçi Dünyası
Zeynel Abidin Özkale
İşçi Dünyası'nın editörü olan olan yazarın, İş ve Sosyal Güvenlik hukuku üzerine yazdığı diğer yazılarına buradan ulaşabilirsiniz.

Bir yorum yaz

E-posta hesabınız, telefon ve şehir bilgileriniz yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.