Gerçek ücretin tespiti, mahkemelerce nasıl yapılır?

Gerçek ücretin tespiti nasıl yapılır?

Çalışma hayatında, işçinin aldığı gerçek maaşının altında sigorta primi yatırıldığı görülebilmektedir. Bu gibi durumlarda işçi belirli bir miktar maaş almakta; ancak işçinin ücreti SGK’ya daha düşük bir rakam üzerinden bildirilmektedir. Özellikle iş akdi sona erdikten sonra da, tazminat ve benzeri alacakların hesabında sıkıntılar ortaya çıkmaktadır. Böyle bir durumda gerçek ücretin tespiti mahkemelerce nasıl yapılmaktadır?

Ücretin önemi

Ücret yani maaş, işçinin en temel ve çoğu zaman tek geçim kaynağıdır. O nedenle zamanında ve eksiksiz ödenmesi önem arz eder. Ücreti geç ödenen işçinin sahip olduğu hakları daha önce yazmıştım. Ücretin bir önemi de, işten ayrıldıktan sonra ortaya çıkan işçilik alacaklarından ileri gelir.

Çünkü iş akdinin sona ermesine bağlı olan kıdem ve ihbar tazminatları başta olmak üzere; yıllık izin ücreti ve diğer ücret alacaklarının hesabında işçinin ücreti esas alınmaktadır. Örneğin işçinin çalışmış olduğu her yıl için ödenen kıdem tazminatı hesaplanırken, işçinin en son ay giydirilmiş brüt ücreti üzerinden hesap yapılmaktadır. Ya da geriye dönük fazla çalışma ücretlerini talep eden bir işçi için, saatlik ücretinin miktarı önem arz etmektedir.

İşçinin ücreti neden daha az gösterilir?

Bunun temel nedeni işçilik maliyetlerini azaltma isteğidir.  mesela 2.000 TL ücret veren bir işveren, onun sigorta bildirimini asgari ücret üzerinden yaptığında daha az İşçisinevergi ve prim ödemektedir. Bir başka neden de, işçilerin ücretlerinin daha az bildirilmesi karşılığında daha çok para almak istemeleridir. Örneğin 2500 lira maaş alacak olan bir işçi, sigorta bildiriminin asgari ücret üzerinden yapılması karşılığında fazladan 250 TL almayı tercih edebilmektedir.

Gerçek ücretten az bildirim yapmanın sonuçları

Bunun en temel sonucu, işçinin sosyal güvenlik prim miktarının düşmesi ve emeklilikte daha az maaş almasıdır. Ayrıca böyle bir durumun tespiti halinde hem Sosyal Güvenlik Kurumu hem de Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından önemli miktarlarda idari para cezaları işverene uygulanmaktadır.

İşçi mahkemede, daha çok ücret aldığını iddia ederse!

ücretin az bildirilmesi

Asıl anlaşmazlık da buradan kaynaklanmaktadır. Çalışması esnasında ücretinin az bildirilmesine ses çıkarmayan işçi, işten ayrıldıktan sonra iş mahkemesine alacakları için dava açtığında, aslında ücretinin daha yüksek olduğunu iddia etmektedir. Aksi takdirde, fiilen aldığı ücrete nazaran daha az tazminat ve diğer haklarını alacaktır.

Böyle bir durumda mahkeme, işçinin iddiasını inceleyecek ve aşağıdaki hususlara göre bir sonuca varacaktır:

  • Taraf tanıklarını dinleyerek
  • Davacıyla aynı işi yapanların meslek odası varsa oradan ücret miktarları sorularak
  • Gerekirse bilirkişi görüşüne başvurarak
  • İşçinin meslekte geçirdiği süre, işyerinde çalıştığı tarihler, meslek unvanı ve fiilen yaptığı iş bildirilerek sendikalarla, ilgili işçi ve işveren kuruluşlarından emsal ücretin ne olabileceği araştırılarak

Gerçek ücret ispat edilebilir

Yukarıdaki inceleme usullerinden de görüleceği üzere, işçinin ücretinin gerçek ücret üzerinden bildirilmediği hallerde mahkemede bunun aksi ispatlanabilmektedir. Özellikle nitelikli iş yapanlar için bu çok daha kolay olacaktır. Aşçı, mühendis, elektrik teknisyeni, kaynakçı ve benzeri işlerde çalışıp da emsali işçilerin maaşlarının çeşitli meslek kuruluşlarından sorulabileceği işçiler bu konuda daha şanslı olacaktır. Hele bir de işçiye gerçek ücreti banka kanalıyla ödenip de resmi bildirimi daha düşük ücret üzerinden yapılıyorsa, bu işçiler için yukarıdaki incelemelere bile gerek kalmayacaktır. Banka kayıtları tek başına yeterli olacaktır.

SONUÇ

İşçinin gerçek ücretinin düşük gösterilmesinin işçi açısından iki olumsuz sonucu olacaktır. İlk olarak işçinin sigorta primlerinin eksik yatırılmasından dolayı, emeklilik maaşı daha az olacaktır. İkinci olarak ise iş akdi sona erdikten sonra ortaya çıkan kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti ve diğer işçilik alacakları daha az miktarlarda hesaplanacaktır.

Gerçek ücretinin daha fazla olduğu iddiasıyla dava açan işçinin bu iddiası mahkemece incelenecek ve yazımda belirttiğim hususlar göz önünde bulundurularak bir sonuca varılacaktır. Bu noktada işçinin elindeki her türlü yazılı evrak ve banka kayıtları da onun lehine önemli birer delil teşkil edecektir.

Mustafa Baysal
Mustafa Baysal
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığında üç yıldan uzun süre İş Müfettişi olarak görev yapan yazarın, İş Kanunu Sorunları adında bir kitabı bulunmaktadır. İşçi Dünyası'nın kurucusu da olan yazarın, İş ve Sosyal Güvenlik hukuku üzerine yazdığı diğer yazılarına buradan ulaşabilirsiniz.

2 Yorum

  1. Çalışırken buna laf etmeyen. sonrada bunun için dava eden işçide sorunlu bence… ilk başta adam gibi yap işini. ne sen uğraş ne mahkemeler…

Bir yorum yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir