İş Garantisi Vaat Eden Kurslar Ne Kadar Güvenilir?

Günümüzde işsizliğin artması, istihdamın daralması ve iş gücü piyasasının adeta bir çıkmaza girmesinden ne yazık ki fayda sağlayan oluşumların arttığı görünen bir gerçektir. Özellikle 1980’li yıllardan sonra Neo-liberal politikaların benimsenmesiyle Devletin özel sektöre müdahalesinin kısıtlanması sonucu bu vaatlerin denetlenebilirliğinin de önü  günden güne kapanıyor.

İşçi Dünyası olarak bu makalemizde adeta bir umut simsarlığı haline bürünen ve işsizlerin, iş gücüne katılan kişilerin duygularını sömürerek çıkar elde etmek isteyen, iş garantili meslek kursu, iş garantili sertifika programı gibi adlarla bunu bir menfaat piyasasına dönüştüren olguları inceleyip ne kadar gerçekçi, güvenilir olup-olmadıklarını irdeleyeceğiz.

 

Konuyu çalışma ve iş dünyası açısından genel olarak ele alalım;

 

Öncelikle belirtmeliyiz ki İş Garantili Meslek Edindirme Kurslarını yasal olarak İşkur düzenleyebilir. İşkur, ya direkt olarak bu kursları planlar, duyurur ve açar, ya da işveren danışmanlığı ve işbirliği ile aracılık ederek istihdamı koruma altına alır. Özetle, işkur’un iş ve istihdam garantisine Devletin bir organı olduğu için güvenebiliriz. Yazımızın kapsamı işkur haricinde bu işlevi yerine getirecek olan özel teşebbüsler ile ilgili olacaktır.

〈Sektöre ve meslek dalına göre değişmekle birlikte her şey aslında çok güzel başlıyor. Ortada ihtiyaç duyulan 3 element hazır; iş bulamayan işsiz, geçimin sağlanması için yapılacak iş ve bunu gerçekleştirebilecek vaat eden oluşum. Geriye sadece satış ve pazarlama işlemi kalıyor.〉

 

İş Arayışında Olan Kişiden Para Talep Edilir mi?

Bu yazıya da göz atmak ister misiniz?

Görünürde güzel bir sosyal yardımlaşma gibi görünen ama karşılığında çıkar elde edilen ve gerçekleşmesi konusunda kesin cevap verilemeyen, muğlak bırakılan bir süreç başlıyor. Vaat eden (Hunter) tarafından muhtaç kişi hedef pazarı belirleniyor, bir formül geliştiriyor, muhtaç olan kişi ile görüşme yapılıyor, ikna teknikleri sonucu kayıt başarıyla sonuçlanabiliyor. Dikkat edelim;

    • Çoğu yerde tarafların imzasını taşıyan yazılı bir kurs sözleşmesi dâhi yapılmıyor,
    • Yapılsa da sadece belirli başlı kurs kriterlerini ve ödeme koşullarını/taksitleri kapsıyor,
    • Kurs sonunda yetkili birim/makam onaylı başarı belgesi bile çoğu zaman düzenlenmiyor,
    • Kurs sözleşmesi yapılmışsa bile sözlü vaat edilen iş garantisinden veya bunun koşullarından hiçbir şekilde bahsedilmiyor.

 

Şimdi Bazı Sektörlerden Örneklerle Konuya Biraz Daha Girelim;

Genellikle;

  • Özel Güvenlik Kursları
  • Sürücü Kursları (Çoğunlukla da Forklift ve İş Makineleri Belgesi Verilmesi Konularında)
  • Gemi Adamlığı Kursu,
  • Satış Elemanlığı, Aşçılık Üzerine Kurslar,
  • Yaşam Koçluğu, Kobi Danışmanlığı,
  • Masaj ve Sağlıklı Terapi Kursları gibi sayısı yadsınamayacak kadar fazla olan bu branşlardan söz konusu istismarın yapıldığına çoğu zaman tanık olmaktayız. Hiç kimseyi ve hiçbir kuruluşu zan altında bırakmadan aşağıda bazı örnekleri görelim:

 

 

İlave olarak şunu iletmeliyim ki bu gibi ilanlarda Denizcilik sektörünün payı oldukça büyük ve çok daha tehlikeli boyutta. Gemi Adamı iş ilanı verilerek iş arayan kişi adeta birime çekilmekte, ona vaat edilen dolgun ücretli ve tozpembe işi gerçekleştirebilmesi içinse öncelikle bir gemi adamı cüzdanına sahip olması gerekmekte (İşsiz bunu yeni öğreniyor bu arada), bu cüzdanı da okkalı bir bedel karşılığında işte tam o an bulunduğu o yer çıkarmakta… Sonrası ise tabi ki hüsran.

 

Bu Gibi İstismarlar Koruma Altına da Alınıyor Ama…

 

Örneğin özel güvenlik sektöründe iş garantisi veren istismarcılara karşı 5188 Sayılı Özel Güvenlik Kanununa bağlı olan “Özel Güvenlik Hizmetlerinin Birleştirilmiş Genelgesi”nde yazılı 11. Madde- Eğitim konulu başlığın şu bendinde;

e) Kanun ve ilgili mevzuatı gereğince özel güvenlik eğitim kurumlarının amacı özel güvenlik temel ve yenileme eğitimlerini vermektir. Bunun dışında kendi eğitim kurumlarından eğitim almış kişilere iş bulmayı vaat etmek özel güvenlik eğitim kurumlarının kuruluş amaçlarından değildir. Bu nedenle, iş garantili eğitim verdiğini ilan eden, bu yolla kursiyer kaydeden eğitim kurumlarının bu faaliyetlerine izin verilmeyecektir. Bu şekilde hareket eden eğitim kurumlarına Kanunun 20 nci maddesi (d) bendi hükmü uygulanacaktır.
Özel güvenlik eğitim kurumlarının iş bulmayı vaat ederek eğitim verdiklerini ilan ettiğinin tespit edilmesi halinde bu durumun Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Tüketicinin Korunması ve Piyasa Gözetimi Genel Müdürlüğüne ve özel güvenlik eğitim kurumları hakkında yapılabilecek idari işlemlere esas olmak üzere Bakanlığa bildirilmesi gerekmektedir.

 

Hükmü amir olup Bakanlık Genelgesiyle de iş garantisi vererek çıkar elde etmek bir nevi yasaklanarak idari yaptırım altına alınmıştır.

 

Sonuç Olarak;

 

Şimdi bir empati kuralım ve kendimizi 1 dakikalığına işveren/patron yerine koyarak soralım:

Hiç tanımadığınız birisini, mülakat dahi yapmadan, referans araştırmadan hemen işe alır mısınız? Kursu bitirmesi demek o alanda başarılı ve tam sizin istediğiniz bir çalışan adayı olduğu anlamına mı geliyor? Kişinin yapısı sizinle çalışmaya uygun mu? İşin gerekliliğini kesin sağlar mı? Cevaplar bellidir.

Buradan şu sonucu çıkarmalı ve yakın çevremizle de paylaşmalıyız: İş garantisi sunmanın, eğer işkur aracılığı ile değilse, asla yasal bir dayanağı yoktur, her an umut simsarı kurbanı olabilirsiniz.

Bu gibi kurslara kişi tabi ki gidip kayıt olabilir, bazen kişisel gelişim adına, bazen de mesleki yeterlilik belgesi almak adına o kursu görüp sınavlarına katılır. Ödediği bedelin de sadece o fayda ile takas edildiğini mutlaka bilmelidir. Unutulmamalıdır ki ortada pazarlanacak/satılacak bir öğe vardır ve tüm bu çaba onu size satmak içindir. Eğer ısrarla iş garantisine atıf yapılıyorsa da bu husus, yazımızın ilk başında bahsettiğimiz kurs sözleşmesinde belirtilmeli ve taraflarca yazılı olarak garanti altına alınmalıdır. (Ki çok zor, bunu yapmazlar)

Bir kurs şirketinin MEB onaylı belge, İlgili Bakanlık Onaylı sertifika vermesi size iş garantisi sunduğu anlamına da gelmez. Onlar sadece verilen eğitimin içeriğinin, ölçme/değerlendirme sisteminin Devlet kontrolünde ve gözetiminde olduğunun göstergesidir.

Bu kursları düzenleyenler zaman zaman elbette iş de verebilir, örneğin; güvenlik kursu açan bir işletme aynı zamanda bir AVM’ye güvenlik hizmeti de sunmaktaysa ve personel alımı da söz konusuysa, kursu başarı ile bitiren 1.80 cm. boyunda ve derslerden tanıdığı, aradığı kriterlere uygun özel güvenlik belgeli bir kursiyerine iş teklif edebilir, ama bunlar istisna konular olup çoğunluğa referans edilmemelidir.

 

Gürcan TETİK

İşçi Dünyası | Yazar

gurcantet@gmail.com


İşçi Dünyası
Zeynel Abidin Özkale
İşçi Dünyası'nın editörü olan olan yazarın, İş ve Sosyal Güvenlik hukuku üzerine yazdığı diğer yazılarına buradan ulaşabilirsiniz.

Bir yorum yaz

E-posta hesabınız, telefon ve şehir bilgileriniz yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir.