İş kazası nedeniyle işten ayrılma

İş kazası geçiren işçinin fesih hakkı

İş kazası geçiren bir işçi ruhen ya da bedenen zarara uğramış demektir. Ortada bir iş kazası varsa, tarafların da bu kazada kusuru ya da kusurları olacaktır. İş sağlığı ve güvenliği tedbirlerine uyulmamış olması muhtemeldir. O halde, iş kazası geçiren bir işçi buna dayanarak iş sözleşmesini haklı nedenle feshedebilir mi ve kıdem tazminatı alabilir mi?

İş kazası nedir?

İş kazasının ne olduğunu daha önce ayrıntılı şekilde açıklamıştım. Kısaca tekrarlamak isterim. İş kazası, meydana geldikten sonra işçiyi bedenen ya da ruhen engelli hale getiren olaydır. Olayın etkisinin derhal ortaya çıkması gerekmez. İlerleyen dönemlerde ortaya çıkan etkiler sonucunda işçi ruhen ya da bedenen engelli hale gelirse, olay yine iş kazası olarak kabul edilmelidir.

İş sağlığı ve güvenliği tedbirlerinin alınması

İş sağlığı ve güvenliği asla tek taraflı değildir. Bir başka deyişle, iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerini sadece işverenin alması beklenemez. İşçinin de uyması gereken yükümlülükleri vardır. Örneğin baret takması gerektiği halde takmayan işçi bu nedenle tazminatsız olarak işten çıkarılabilirken, baret takmıyorken kaza geçiren bir işçi de bu davranışı nedeniyle kusurlu sayılabilecektir.

İşçinin haklı nedenle derhal fesih hakkı

İş kanununun 24üncü maddesinde düzenlenen bu hak, işçiye derhal işten ayrılma ve kıdem tazminatını talep etme imkanı verir. Öyle ki, bu durumda işçinin ihbar sürelerini beklemesi dahi gerekmez.

Özellikle 24üncü maddenin 2nci fıkrası, yani ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırılık halleri, haklı fesih sebeplerinin başında gelir. İşte 24/II-f fıkrasına göre, işverenin çalışma şartlarını uygulamaması işçi açısından bir fesih sebebidir.

Çalışma şartları kavramı çok geniş olup, İş Kanunu ve ilgili mevzuatı gereğince işverenin karşı karşıya olduğu yükümlülüklerini ifade eder. İş sağlığı ve güvenliği de, işveren açısından bir yükümlülüktür ve buna uyulmaması işçiye haklı fesih hakkı verecektir.

İş kazası geçiren her işçi haklı fesih yapabilir mi?

iş kazası sonrasında işten ayrılma

Bu sorunun cevabı olumsuzdur. Önemli olan, iş kazasının nasıl gerçekleştiği ve kimin daha kusurlu olduğudur. Şöyle bir örnekle olayı somutlaştıralım.

İnşaatta yüksekte çalışan işçiye işveren tarafından emniyet kemeri verilmiş olsun. Ayrıca işveren diğer çevre güvenli önlemlerini de almış olsun. Ancak işçi iskelede çalışırken, rahatsız olduğu için emniyet kemerini takmamışsa ve yüksekten düşerek iş kazası geçirmişse, bu işçinin haklı fesih hakkı olduğunu söyleyemeyiz. Çünkü işçi, işveren tüm tedbirleri almasına rağmen, iş sağlığı ve güvenliği önlemlerini dikkate almamıştır.

İkinci bir örnek daha verelim. Aynı inşaatta işçi yine yüksekte çalışmasına rağmen, işveren tarafından işçiye emniyet kemeri sağlanmamış olsun. Bu işçi yüksekten düşerek iş kazası geçirdiğinde, diğer İSG önlemleri de dikkate alınarak, haklı fesih yapabilecektir. Çünkü işveren, İSG tedbirlerini almamıştır.

Önemli olan işçinin kusurlu olup olmadığı

Konunun daha da iyi anlaşılması için Yargıtay 9uncu Hukuk Dairesinin şu kararına birlikte göz atalım: “Somut olayda, davacının 19.01.2006 tarihinde iş kazası geçirdiği ve parmağının bir kısmının koptuğu dosya içeriğinden anlaşılmaktadır. İş kazası nedeniyle açtığı Bakırköy 4. İş Mahkemesinin 2007/329 esas sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporunda davalı şirketin %70, davacının %15, birlikte çalıştığı işçinin de %15 oranında kusurlu olduğu belirlenmiştir. Taraf tanık ifadelerinden istirahat sonrası işyerinde iş güvenliği olmadığı için çalışmak istemediği anlaşıldığından 4857 sayılı İş Kanununun 24/1-a maddesi uyarınca işçinin haklı fesih hakkının doğduğunun kabulü gerekir. Bu durumda davacının iş sözleşmesini haklı nedenle feshetmesi nedeniyle kıdem tazminatına hükmedilmesi gerekirken REDDİ İSABETSİZDİR.” (2012 E.)

Karardan da görüleceği üzere, işverenin daha kusurlu olması halinde işçi fesih yapabilecektir. Bu fesih İş Kanununun 24/II-f ya da 24/1-a maddesine göre yapılabilir. İşçi açısından, bunların hangisinin fesih gerekçesi olarak gösterildiğinin iş mahkemesinde bir önemi olmayacaktır.

SONUÇ

İş kazası geçiren bir işçinin her zaman haklı fesih hakkının olduğunu söyleyemeyiz. Yani böyle bir genel kural mevcut değildir. Önemli olan, iş kazasının meydana gelmesinde işçi ya da işverenden hangisinin daha kusurlu olduğudur.

Eğer gerek müfettiş raporlarında ve gerekse bilirkişi raporlarında işveren daha kusurlu görünüyorsa; bu, işverenin iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerini alma noktasında eksik olduğu gösterir ve işçi haklı nedenle fesih yaparak kıdem tazminatını talep edebilir.

Ama iş kazasında kusurun çoğu işçideyse, bu durumda kesin bir şey söylememiz mümkün olmaz. Burada önemli olan, kusurun oranı olacaktır. İşçi haklı nedenle fesih yapsa bile, sonucu mahkeme takdir edecektir. Örneğin işçinin kusurunun %60 olduğu bir durum ile %90 olduğu bir durum aynı şekilde değerlendirilmeyecektir. Özellikle işçi ve işverenin kusur oranlarının birbirine yakın olduğu hallerde, mahkemenin değerlendirmesine göre işçinin kıdem tazminatını alma şansı olabilir.

, ,
Mustafa Baysal
Mustafa Baysal
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığında üç yıldan uzun süre İş Müfettişi olarak görev yapan yazarın, İş Kanunu Sorunları adında bir kitabı bulunmaktadır. İşçi Dünyası'nın kurucusu da olan yazarın, İş ve Sosyal Güvenlik hukuku üzerine yazdığı diğer yazılarına buradan ulaşabilirsiniz.

Bir yorum yaz

E-posta hesabınız, telefon ve şehir bilgileriniz yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir.