İş sözleşmesi türleri nelerdir?

İş sözleşmesi türleri neler?

İşçi ve işveren arasındaki ilişkinin temel kuralları İş Kanunuyla belirlense de, kanundaki ana hükümlere aykırı olmamak kaydıyla; tarafların çalışma koşullarını serbestçe belirleme hakkı vardır. Bu hak, iş sözleşmesi düzenlenerek yürütülür. Bu yazımda, iş sözleşmesi türlerinin neler olduğuna birlikte bakalım.

İş sözleşmesinin yazılı olması

Daha önce de açıklamıştım, iş sözleşmesinin her zaman yazılı olması gerekmez. Bazı sözleşme türlerinde iş sözleşmesi yazılı olmak zorundayken, bazı sözleşme türlerinde yazılılık koşulu bulunmamaktadır. İş sözleşmesinin yazılı düzenlenmediği durumlarda İş Kanunu hükümleri ile süregelen işyeri uygulamaları esas alınmalıdır. İş sözleşmesi türlerini açıklamaya başlayalım.

Sürekli ve süreksiz iş sözleşmeleri

Niteliği bakımından en çok 30 gün süren bir iş süreksiz iş, 30 günden uzun süren iş ise sürekli iş olarak kabul edilmektedir. Bu kavramları daha önce ayrıntılı olarak da açıklamıştım. Ama temel olarak tekrarlamam gerekirse; sözleşmede belirlenen süreden bağımsız olarak, önemli olanın işin gerçek niteliği olduğunu söylemem gerek. Örneğin iş sözleşmesinde işin süresi 25 gün de yazsa, bir tekstil konfeksiyonunda çalışmaya başlayan bir ütücünün süreksiz iş yaptığını söyleyemeyiz. Çünkü bu işin niteliği geçici değil süreklidir.

Belirli ve belirsiz süreli iş sözleşmeleri

İş Kanununa göre, bir iş ilişkisi süreye bağlanmamışsa, sözleşme de belirsiz süreli sayılmaktadır. Belirli süreli iş sözleşmesi ise; adından da anlaşılacağı üzere belirli süreli bir işte ya da belli bir işin tamamlanması veya belli bir olgunun ortaya çıkması gibi bazı koşulların varlığına bağlı olarak işçi ile işveren arasında düzenlenen sözleşmeyi ifade etmektedir.

Esaslı bir neden olmadıkça, belirli süreli iş sözleşmeleri birden fazla kez üst üste yenilenemez. Bu durumda ortaya çıkan zincirleme iş sözleşmelerinin hukuki durumunu açıklamıştım.

Tam süreli ve kısmi süreli iş sözleşmeleri

İşveren bazen işçinin emeğine gün boyunca ihtiyaç duyarken, bazen de bu ihtiyaç sınırlı olabilir. İş Kanununa göre haftalık çalışma süresi azami 45 saattir. Birçok işyeri de bu kuralı esas almakta ve çalışma süresini 45 saat olarak belirlemektedir. İşte haftada 45 saat boyunca çalışan bir işçinin tam süreli çalıştığını söyleyebiliriz.

Ancak işçinin haftalık çalışma süresinin, tam süreli çalışan emsali işçiye göre önemli derecede eksik belirlenmesi halinde; bu işçinin kısmi süreli çalıştığı kabul edilir. Peki bu önemli derecede eksik çalışma ne kadardır? Bir işçi haftalık 30 saat ve altında çalıştırılıyorsa, kısmi süreli çalıştırıldığı kabul edilecektir. Dolayısıyla haftalık 31 saat ve üzerinde çalışan işçiler tam süreli çalışanlardır.

Çağrı üzerine çalışma sözleşmesi

Bazı işyerlerinde, gerektiğinde çalıştırılacak ekstra işçilere ihtiyaç duyulabilmektedir. Bunların başında da otel, restoran, düğün salonu gibi eğlence ve tatil mekanları gelmektedir. Bir restoranda çalışması gereken kişi sayısı belli olsa da, örneğin bir düğün organizasyonu yapılacak olsa, fazladan onlarca personele ihtiyaç duyulması muhtemeldir.

İşte işçinin, kendisine ihtiyaç duyulduğu zaman edimini yerine getireceğine dair düzenlenen bu sözleşme türü çağrı üzerine çalışma olarak adlandırılmaktadır.

Deneme süreli olan ve olmayan iş sözleşmeleri

Yeni bir iş ilişkisi hem işçi hem de işveren için bir bilinmezlik teşkil eder. İki taraf da birbirini tanımak ve kararını bundan sonra vermek isteyebilir. Ancak bir defa iş sözleşmesi imzalandığında, işi bırakmak ya da işçiyi çıkarmak için bazı gerekçelere ihtiyaç duyulabilir.

Bu noktada devreye deneme süresi girmektedir. En çok 2 aya kadar belirlenebilen deneme süresi içinde taraflar, diledikleri zaman ve hiçbir neden göstermeksizin işten ayrılabilmekte, bu nedenle her hangi bir yaptırıma da maruz kalmamaktadır. Bu 2 aylık süre, toplu iş sözleşmesi uygulanan işyerlerinde 4 aya kadar çıkarılabilmektedir.

Sözleşmede deneme süresinin yazılı olarak belirlenmiş olduğu sözleşmeler, deneme süreli iş sözleşmesi olarak kabul edilmektedir.

Takım sözleşmesi

Bazı durumlarda da ortada tek bir işçi yoktur. Bir takım işçiler bir araya gelmiş ve beraber çalışıyordur. Bu işçilerin tamamı ile işveren arasında imzalanan sözleşmeye takım sözleşmesi denir. Yazılı olarak düzenlenmesi gereken takım sözleşmesinde; her bir işçinin kimliği ve alacağı ücret ayrı ayrı belirlenir. İşçilerin ücretleri, takım kılavuzu da dahil olmak üzere, ayrı ayrı ve her bir işçinin hesabına ödenmelidir.

Geçici iş sözleşmesi

Hali hazırda işçileri olan bir işveren, geçici olarak da işçilere ihtiyaç duyabilir. Kendi kadrosuna almayacağı bu işçileri, belirli bir süre için çalıştıracak ve işi bittiğinde bunlarla olan geçici iş ilişkisi sona erecektir. Bu hususu daha önce oldukça ayrıntılı olarak da açıklamıştım. Şu yazıdan gerekli bilgileri edinebilirsiniz.

SONUÇ

İşçi ve işveren temel bazı görevleri ve hakları vardır. Bunlar aslında İş Kanunuyla net bir şekilde belirlenmiştir. Yine de kanunun çizdiği sınırlar içinde kalmak kaydıyla, tarafların diledikleri düzenlemeleri yapmaya da hakkı vardır. İşte bunun için gereken ise iş sözleşmesidir. Yukarıda belirttiğim iş sözleşmesi türleriyle ilgili yazdığım açıklayıcı yazılara, sitemizin diğer bölümlerinden ulaşabilirsiniz.

,
Mustafa Baysal
Mustafa Baysal
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığında üç yıldan uzun süre İş Müfettişi olarak görev yapan yazarın, İş Kanunu Sorunları adında bir kitabı bulunmaktadır. İşçi Dünyası'nın kurucusu da olan yazarın, İş ve Sosyal Güvenlik hukuku üzerine yazdığı diğer yazılarına buradan ulaşabilirsiniz.

Bir yorum yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir