İş sözleşmesinin İş Kanununa aykırı olması

İş sözleşmesi mi İş Kanunu mu?

İşçi ile işveren arasındaki çalışma koşulları, iş sözleşmesiyle belirlenir. İş sözleşmesinde işçi ve işverene ait temel bilgiler, işin niteliği ve ücret gibi temel hususlar yer alır. İş sözleşmesinin düzenlenmesi konusunda tarafların içeriği serbestçe belirleme hakları olmasına rağmen, iş sözleşmesi ile İş Kanunu karşı karşıya gelebilir mi? Böyle bir durumda hangisi esas alınacaktır?

Sözleşme serbestisi

İş hukukunda sözleşme serbestisi; tarafların iş sözleşmesindeki çalışma şartlarını diledikleri gibi belirleyebilmeleri anlamına gelir. Ama bu, mutlak bir serbestiyeti ifade etmez. Şöyle ki tarafların belirlediği hükümlerin İş Kanununda işçiye tanınan hakların aleyhine olmaması gerekir. Öyleyse iş hukukunda sözleşme serbestisi, İş Kanunu hükümlerine aykırı olmaması kaydıyla tarafların iş sözleşmesinin içeriğini diledikleri gibi belirleyebilecekleri anlamına gelir.

İş sözleşmesi, İş Kanununa aykırı olabilir mi?

Bu sorunun cevabı, aykırılığın niteliğine göre değişir. Aykırılıktan kasıt, işçiye tanınan hakların geriye götürülmesi ise bu mümkün değilken; işçinin lehine olan aykırılıklar mümkündür. İş sözleşmesine koyulan bir hüküm işçiye tanınan bir hakkı ortadan kaldıramaz ya da onu eksiltemez; ancak işçiye tanınan hakkı artıran ya da kolaylaştıran hükümlerin koyulması mümkün olacaktır.

İş sözleşmesinde yer alan ve kanuna aykırı olan hükmün durumu nedir?

Somut bir olayda karşılaşılan böyle bir durumda şu basit soruyu sormak gerekir: “Bu hüküm işçinin lehine mi, aleyhine mi?”. Dolayısıyla İş Kanununa aykırı olan hüküm eğer işçinin lehine ise var olmaya devam edecek; ancak işçinin aleyhine olan hüküm ise geçersiz kabul edilecektir.

Örnekler

iş hukuku sözleşme serbestisi

İşçinin lehine ya da aleyhine olan hükümlere örnek vererek konuyu daha anlaşılır hale getirebiliriz. Önce iş sözleşmesinde yer alabilecek, İş Kanunu hükümlerine aykırı ancak işçinin lehine olan bazı düzenlemelerden bahsedelim:

  • İşçinin haftalık çalışma süresinin 45 saatin altında belirlenmesi
  • İşçiye haftada 2 gün hafta tatili hakkı tanınması
  • İşçinin bayram tatillerinde işyerinde çalıştırılmasının yasaklanması
  • İşçinin yıllık izninin en az 20 gün olarak belirlenmesi
  • Fazla çalışma ücretinin %100 zamlı ödeneceğinin hüküm altına alınması

Aşağıda yazılı düzenlemeler ise hem İş Kanununa aykırı olup hem de işçinin aleyhine olan hususlara örnektir:

  • İşçinin fazla çalışma ücretinin %25 zamlı olarak belirlenmesi
  • Deneme süresinin 6 ay olarak belirlenmesi
  • Yıllık izin sürelerinin ilk yıl için 10 gün belirlenmesi
  • Ara dinlenmelerinin kısaltılması

SONUÇ

İş sözleşmesindeki hüküm ile İş Kanunundaki hüküm birbiriyle çeliştiğinde peşinen bir hüküm vermek yanlış olacaktır. Bir başka deyişle, böyle bir çelişkinin varlığı halinde her zaman İş Kanunu hükümlerinin esas alınacağını söylemek yanlış olacaktır.

Bakılması gereken husus, iş sözleşmesindeki düzenlemenin niteliğidir. İş Kanununda işçiye tanınan hakkı geriye götüren, zorlaştıran bir düzenleme yok hükmündedir. Bunun yerine, İş Kanunundaki hüküm esas alınmalıdır.

Ancak İş Kanununda işçiye tanınan hakkı ileri götüren, kolaylaştıran ve işçinin lehine olan bir düzenleme var ise; bu düzenleme İş Kanununun önüne geçecektir. Böyle bir düzenleme, İş Kanunundaki hüküm yerine dikkate alınmalıdır.

Mustafa Baysal
Mustafa Baysal
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığında üç yıldan uzun süre İş Müfettişi olarak görev yapan yazarın, İş Kanunu Sorunları adında bir kitabı bulunmaktadır. İşçi Dünyası'nın kurucusu da olan yazarın, İş ve Sosyal Güvenlik hukuku üzerine yazdığı diğer yazılarına buradan ulaşabilirsiniz.

2 Yorum

  1. Peki böyle bir durumda işçi ne yapabilir. Örneğin iki vardiya arası dinlenme süresi kanunda en az 11 saat olarak belirlenmiştir. İşveren ise belirli günlerde ve devamlı bir surette 6 saat sonra işe çağırıp işin niteliğinden kaynaklanan ve uykusuzluk sonucu meydana gelen hatalardan işçiyi sorumlu tutmaktadır. Üstelik sözleşmede bu çalışma belirtilmeyip sonradan ek bir evrakı imzalatarak bu çalışmayı kesinleştirmiştir. İşçi bu durumda ne yapabilir.

    1. Evet, güzel bir soru sormuşsunuz Mevlüt bey. Bu durumda işçinin yapabileceği tek şey, bunu gerekçe göstererek haklı nedenle işten ayrılmak olabilir.

Bir yorum yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir