İşçi nasıl hem kovulur hem de tazminat alabilir?

İşten kovulmak için yapılması gerekenler

Bu makaleyi yazmaktaki amacım, art niyetli işçilere yol göstermek değil. Ama günümüz çalışma hayatında, işverenlerin bazen her şeyi kılıfına uydurduklarını da biliyorum. Çalışma koşulları yasal çerçevede olmayan işçi, işten ayrılmak istese bile, işyerindeki resmi uygulamalar hukuka uygun göründüğünden, işten ayrıldığında bazı haklarını yitirebilmektedir. Peki ama tazminat alarak işten kovulmak için ne yapılabilir?

Tazminat alarak işten çıkarılma

Bu hususta daha önce bir yazı yazmıştım. O makalemde de göreceğiniz üzere, hem işten ayılıp hem de kıdem tazminatı alabilmenin ön şartı, haklı bir nedene dayanarak işten ayrılmaktır. Ama bu neden, her zaman bulunamayabilir. Kadın işçi evlendikten sonraki bir yıl içinde işten ayrılırsa, erkek işçi askerlik görevi için işten ayrılırsa ya da 15 yıl ve 3600 gün şartını sağlayan işçi işi bıraktığında da kıdem tazminatı alınabilmektedir. Ama yazımızın konusu işçinin tazminat alarak işten ayrılması değil, hem işveren tarafından işten çıkarılması hem de kıdem tazminatı alabilmesidir. O halde, birlikte bakalım.

İşçi neden kovulmak ister?

Önce bu sebepleri yazmak istiyorum ki, böyle bir yazıyı neden yazdığım daha iyi anlaşılsın:

  • İşçiye mobbing uygulanıyordur. Kanıtlanması çok zor olan mobbing, işçi için işyerini çekilmez bir hale getirmiş olabilir.
  • İşçiye fazla mesai ücreti ödenmediği halde, bordrolarda ödenmiş gibi gösteriliyor olabilir.
  • İşçiye işe girerken bazı sözler verilmiş ama sözlü olarak verilen bu sözler tutulmamış olabilir.
  • İşçi, işverenler anlaşamıyor olabilir.
  • İşçinin her türlü kanuni hakkının kullandırılması konusunda, işçiye zorluk çıkarılıyor olabilir.

Yukarıda belirttiğim bu hususlar, işçiye yasal olarak fesih hakkı vermemektedir. Bu ve buna benzer durumların temel özelliği, işçinin işten ayrılmakta haklı olması ama bunu yasal bir zemine oturtamamasıdır.

İşten çıkarılmak için ne yapılmalı?

Her işçi için geçerli olmamak üzere, işten çıkarılmak istenen işçi aşağıdaki yöntemlere başvurabilir. Bunlar içinde özellikle yeni doğum yapmış kadınlar için çok önemli imkanlar vardır. Önce, doğum yapmış kadın işçiler için bazı örnekler verelim.

  • Doğumdan önce ve sonra toplam 16 hafta olan analık izninden sonra, işçinin 6 ay ücretsiz izin alma hakkı vardır. Bu iznin istenmesi, işverenleri genelde tedirgin etse de verilmesi zorunludur.
  • Kadın işçilere ilk doğumlarında 60, ikinci doğumlarında 120 ve üçüncü doğumlarında 180 güne kadar yarı zamanlı çalışma hakkı verilmiştir.
  • Bütün bunların ardından, doğum yapan kadın işçi isterse, çocuğu ilkokul çağına gelene kadar da kısmi süreli çalışabilir.

Bütün bunların anlamı nedir? Türkiye şartlarında, yukarıdaki bütün hakların kullanılmak istenmesi, işverenler tarafından hoş karşılanmayacaktır. Dolayısıyla, işten ayrılmak isteyen ama kıdem tazminatını da yitirmek istemeyen kadın işçi, yukarıdaki temel haklarını kullanarak kovulmasını sağlayabilir.

Rapor alarak işten çıkarılma

kovularak tazminat almak

Birçok işçinin bilmediği bir başka husus da sağlık raporlarıyla ilgilidir. İş Kanununa göre, işçinin ihbar süresinden 6 hafta fazla raporu bir sene içinde kullanması halinde işverenin fesih hakkı vardır. Ancak bu fesih, haklı nedenle bir fesih de olsa işçiye kıdem tazminatının ödenmesi gerekir.

Örnek vermem gerekirse; işyerindeki kıdemi üç yılın üstünde olan bir işçi 8 haftalık ihbar süresine tabidir. O halde, bu işçi 8+6 yani 14 hafta kadar raporu bir sene içinde alırsa, işveren işçiyi işten çıkarabilir ve ihbar tazminatı ödemesi gerekmese de kıdem tazminatını öder. Bu durumla ilgili şunu hatırlatmalıyım ki; işverenin fesih yapma zorunluluğu yoktur. Yani sahte raporlar alarak bu süreyi doldurmak hem etik değildir hem de bir işe yaramayabilir. Ama gerçekten de sağlık sorunları olan bir işçi, bu şekilde kendisini işten çıkartabilir.

Dava açarak ya da şikayette bulunarak kovulma

İşyerindeki kanunsuz uygulamaları şikayet etmek işçinin en doğal ve hatta anayasal hakkı olsa da, ülkemizde bu durum hoş karşılanmamaktadır. Hele çalışırken işveren aleyhine dava açmak daha da büyük sorunlara yol açabilmektedir.

İşçi iyi niyetle bile işvereni şikayet etmiş olsa, işverenler bunu kabul etmemekte ve işçiyi işten çıkarma yoluna gidebilmektedir. Bu durum ise, işçiyi yüzde yüz haklı duruma getirmektedir. İşten kovulmak isteyen işçi de Alo 170’i arayarak işyeri hakkında açıkça şikayette bulunabilir ya da ödenmediğini düşündüğü bir hakkı varsa, bunun için işverene dava açabilir.

SONUÇ

Yukarıdaki örnekler çoğaltılabilir ama fazlasının, iyi niyetli olmayan kişiler tarafından suistimal edilebileceğini biliyorum. Önemli olan, hak etmediği bir parayı almaya çalışmamak ya da hak edilen bir parayı ödemekten imtina etmemektir.

Buna rağmen işçinin eli kolu bağlanıyorsa, işçi hakkını alamadığı halde almış gibi gösteriliyorsa, işçinin yukarıdaki örnekleri dikkatle incelemesini tavsiye ederim. Yazdığım bu makalenin, kanuna karşı bir hile olarak değil de, kanun çerçevesinde eli kolu bağlanmış işçiye bir yardım olduğunun anlaşılmasını da temenni ediyorum.

,
Mustafa Baysal
Mustafa Baysal
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığında üç yıldan uzun süre İş Müfettişi olarak görev yapan yazarın, İş Kanunu Sorunları adında bir kitabı bulunmaktadır. İşçi Dünyası'nın kurucusu da olan yazarın, İş ve Sosyal Güvenlik hukuku üzerine yazdığı diğer yazılarına buradan ulaşabilirsiniz.

Bir yorum yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir