İşçiler için hac ve umre izni var mı?

Özel sektör çalışanının hac ve umre izni hakkı var mı?

Hac, islamın beş şartından biri ve şartlarını sağlayan Müslümanlar için farz olan bir ibadettir. Haliyle özel sektörde çalışan işçinin de hacca gitmek istemesi son derece normaldir. Peki böyle bir durumda, hacca gitmek isteyen işçiye işveren izin vermek zorunda mıdır?

İş Kanununa göre yıllık izin

İş Kanununda yer alan yıllık izin sürelerini daha önce açıklamıştık: iscidunyasi.com/isci-yillik-izin-sureleri

O yazıdan da görüleceği üzere; işçinin kıdemine göre belirlenen yıllık izin süreleri 14, 20 ve 26 iş günü olarak uygulanmaktadır.

Yıllık izinde işverenin takdir hakkı

Öncelikle şunun kabul edilmesi gerekir ki; yıllık iznin kullanılacağı dönem konusunda işverenin takdir hakkı vardır. İşçileri arasında ayrımcılık yapmadıktan ve somut gerekçelere dayandırdıktan sonra, işçinin izin zamanını işveren belirleyebilir. (Bkz:iscidunyasi.com/isci-zorla-yillik-izne-gonderilebilir-mi)

O halde, işçinin hac izni konusunda da işverenin takdir hakkının olduğu söylenebilir. Ama bu gerçekten de böyle midir?

Hac ibadeti

Hac ibadetini farklı kılan husus, yılın sadece belirli bir zaman diliminde yapılabiliyor olmasıdır. Üstelik bu dönem hicri takvime göre belirlendiği için her sene 10 gün kadar geriye de gitmektedir.

Böyle olunca, hacca gitmek isteyen bir işçinin, tercihine göre ya da işin durumuna göre bir zaman dilimi seçmesi mümkün değildir.

Hele bir de hacca gitmek için kuraya katılmanın gerektiği ve kayıttan sonra bazen neredeyse 10 yıl beklendiği düşünüldüğünde, kendisine hac kurası çıkan bir işçinin derhal hacca gitmek istemesi de son derece normaldir.

Yargıtay hac izni konusunda ne diyor?

işçi hac yılık izin hakkı

Bu konuda çok sayıda karar bulmak mümkün değil. Ama elimizde öyle bir karar var ki, aslında tüm işçilere uygulanması mümkün.

Bunun sebebi, bu kararın bir özel okul öğretmeninin hac izni talebiyle ilgili olması. Bilindiği üzere özel sektör öğretmeninin yıllık izin hakkı bulunmamaktadır. Eğer öğretmen yaz tatilinde çalışmıyorsa yani okul kapalıysa, sene içinde ayrıca yıllık izin talep etmesi mümkün değildir.

Buna rağmen bu olayda öğretmen, hacca gitmek için okulundan izin istemiş, okul bu izni vermemiştir. İzin alamayan öğretmen bunun üzerine bir sağlık raporu alarak hacca gitmiştir.

İşçi rapor alıp hacca gidince de, işveren iş sözleşmesini haklı nedenle derhal feshetmiş ve öğretmene kıdem tazminatını ödememiştir. İşte konudaki Yargıtay kararı şöyle demektedir:

“Hac ibadetinin belli bir zaman diliminde ifa edilebileceği ve Suudi Arabistan’ın ülkelere kontenjan uygulaması nedeniyle bu istekte bulunanların uzun yıllar sıra bekledikleri, ismi kontenjana dahil edilenlerin, bu haklarını kullanmamaları halinde sürecin yeniden işlemeye başladığı bilinen bir gerçektir.

Davacı öğretmenin hacca gitme imkanını elde ettiği ve bu ibadet zamanının okulların açık olduğu döneme isabet etmesi nedeniyle iş görme edimini uzun bir süre yerine getiremeyeceği açık olup işyerinde 15 yıllık kıdemi bulunan davacıya bu ibadetini ifası için izin verilmemesi, işverenin işçiyi gözetme borcu gereği, işçinin kişiliğinin, özel yaşamının, sağlığının, bedensel ve ruhsal bütünlüğünün, ahlaki değerlerinin korunmasını da içerdiği dikkate alındığında, işçinin rapor alarak hacca gitmesinin işverene haklı fesih olanağı tanıyacağının kabulü mümkün görülmemektedir. İlk derece mahkemesince davacının kıdem tazminatı talebinin kabulü gerekirken reddi hatalı olmuştur.” (9 Hukuk, 2014/664 E.)

SONUÇ

Hacca gitmek isteyen bir işçiye işveren tarafından mutlaka izin verilmesi gerektiğini söyleyemeyiz. Bunun için elimizde bir mevzuat hükmü bulunmamaktadır.

Ama elimizde öyle bir Yargıtay kararı var ki; hacca gitmek isteyen işçiye izin verilmemesi halinde ve işçi rapor alıp hacca gitse, yine de işçinin haklı olacağını öngörebiliriz.

Bu karara göre; hac ibadeti ancak belirli dönemlerde yapılabildiği, insanlar yıllarca hac kurasını bekledikleri için ve işçinin ibadet özgürlüğünün korunması bakımından, hacca gitmek için izin isteyen işçiye, bu iznin verilmesi gerektiğini düşünüyorum.

Umre konusunda ise, yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda bir yorum yapılabilir. Ama umrenin, hac gibi belirli bir dönemle kısıtlı olmadığını ve kur’aya tabi olmadığını da hatırlatmak isterim.

NOT: 2006 tarihli daha eski bir kararda, hacca gitmek için izin isteyen ve izin verilmeyen işçi işten ayrılmış ve Yargıtay da işçiyi haksız bulmuştur. Bu karar eski de olsa, karar vermek isteyen işçi ya da işverenlere fikir vermesi açısından aşağıya ilgili kısımlarını ekliyorum.

“Davalı işveren, işyerinde davacıyla aynı görevde çalışmakta olan diğer işçiye aynı tarihlerde izin verilmiş olmasını, davacının izin talebinin karşılanamamasının gerekçesi olarak göstermiştir. Gerçekten, davacıya göre daha kıdemli olduğu anlaşılan diğer işçi de hacca gitmek için aynı dönemde izin istemiştir. İşverence davacıyla diğer işçinin her ikisinin birden izne ayrılmasının uygun olmadığı belirtilmiş ve daha kıdemsiz konumda olan davacı işçinin izin talebi onaylanmamıştır. Kaldı ki, izin isteği de yönetmeliğe göre 1 ay öncesinden talep edilmemiştir. Bu şekilde işçinin izin talebinin karşılanması noktasında işverene yeterli süre de tanınmıştır. İşverence yapılan bu işlemlerde, 4857 sayılı İş Kanunuyla Yıllık Ücretli İzin Yönetmeliği hükümlerine bir aykırılık yoktur. Bu itibarla davacı işçinin işyerinden ayrılması geçerli bir mazerete dayanmamaktadır. İşverence davacı işçinin sözleşmesinin feshi haklı nedene dayandığından, davacı işçinin ihbar ve kıdem tazminatlarına hak kazanmasına olanak bulunmamaktadır. Mahkemece davanın reddi gerekirken yazılı şekilde isteklerin kabulü hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.” (9 Hukuk, 2006/15954 E.)


İşçi Dünyası
Zeynel Abidin Özkale
İşçi Dünyası'nın editörü olan olan yazarın, İş ve Sosyal Güvenlik hukuku üzerine yazdığı diğer yazılarına buradan ulaşabilirsiniz.

Bir yorum yaz

E-posta hesabınız, telefon ve şehir bilgileriniz yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir.

Bu yazımızı, alttaki sosyal medyada hesaplarının birinden paylaşan ziyaretçilerimizin yorumları ÖNCELİKLE cevaplanmaktadır. Yorum yaptığınız kullanıcı adıyla Sosyal Medya kullanıcı adınızın aynı olması yeterlidir.