İşçinin istifası kabul edilmeyebilir mi?

İşçinin istifası kabul edilmezse ne olur?

İşçi iki şekilde işyerinden ayrılabilir. İlkinde işveren onu işten çıkarırken, ikincisinde işçi kendisi işten çıkabilir. İşçinin kendisinin işten ayrıldığı durumlardan birisi de istifadır. Ama işveren işçinin istifasını kabul etmeyebilir. İşçiye ihtiyacı olduğunu ya da işin yarım kaldığını iddia edebilir. Böyle bir durumda ne olur? İşçinin istifası kabul edilmek zorunda mıdır?

İşçi ile işveren arasındaki ilişki

Bu ilişki temel olarak İş Kanunuyla ve bu kanunda yer almayan hükümler söz konusu olduğunda Türk Borçlar Kanunuyla düzenlenir. İş Kanunu, işçinin ya da işverenin iş sözleşmesini aniden feshetmemesi ve karşı tarafı zor durumda bırakmaması için özel hükümler getirmiştir. Ortada haklı bir neden olmadıkça, tarafların ansızın iş akitlerini feshetmelerini çeşitli yaptırımlara bağlamıştır.

Çünkü işçi ile işveren arasındaki ilişki nihayetinde bir özel hukuk ilişkisidir. Devletin bu ilişkiye müdahalesi de sınırlı olmalıdır. Kuralları koyan devlet, mali yaptırımlar öngörse de; iki taraf arasındaki ilişkinin asıl belirleyicisi en sonunda tarafların kendisi olacaktır.

İşçinin istifa etmesi

Buradaki istifadan kasıt, işçinin ortada haklı bir nedeni yokken, âdeta öylesine işten ayrılmasıdır. İşçi işi beğenmemiş olabilir, yeni bir iş bulmuş olabilir ya da artık çalışmak istemeyebilir. Böyle bir durumda işveren bir istifa mektubu vererek işten ayrılmak istediğini ifade eder.

Daha önce de yazdığım gibi, istifa eden işçi kıdem tazminatı hakkını yitirir. Bu nedenle, işçinin istifa etmesi aslında işveren için maddi anlamda iyi bir sonuçtur. Böylece işveren kıdem ve ihbar tazminatı ödeme yükümlülüğünde kurtulmuş olur. Yine de işveren için, işçinin istifası bazen olumsuz sonuçlar da doğurabilir. Bu durumda işveren işçisinin istifasını kabul etmeyebilir.

İşçinin istifasının kabul edilmemesi

istifanın kabul edilmemesi

İstifa eden işçinin önemli bir yükümlülüğü vardır: İhbar sürelerine uymak. İşçinin kıdemine göre belirlenen ihbar süreleri 2, 4, 6 ya da 8 hafta olarak belirlenmiştir. İstifa eden bir işçinin bu sürelere uyması ve en az bu süreler kadar önceden işverene fesih bildiriminde bulunması gerekir.

Ancak işçi dilerse, bu süreleri beklemez ve bu süreler kadar belirlenen ihbar tazminatını işverene ödeyerek işten derhal de ayrılabilir.

Hiçbir işverenin bir işçiyi zorla işyerinde tutma hakkı yoktur. İki taraf da hür iradesiyle diledikleri gibi hareket edebilir. Bu hareketlerin iş ahlakına uymaması halinde doğacak maddi yaptırımları İş Kanunu zaten belirlemiştir. Dolayısıyla, maddi yaptırımları ödemeyi göze alan tarafı, diğer taraf hukuken engelleyemez.

SONUÇ

İşçinin istifasının işveren tarafından kabul edilmemesi diye bir şey olamaz. Uygulamada işveren böyle bir tavır alsa bile, bunun hukuken hiçbir önemi yoktur. İşyerinde çalışmak istemeyen bir işçiyi o işyerinde tutacak bir yasal güç bulunmamaktadır.

İstifası kabul edilmeyen işçi sakin olmalı ve mümkünse notere giderek bir fesih ihtarnamesi çekmelidir. Bu ihtarnamede işten istifa ettiğini belirtmeli ve ardından ihbar süreleri kadar çalışmaya devam etmelidir.

İşçi ihbar sürelerini de beklemek istemiyorsa, yani derhal işten ayrılacaksa bu da mümkündür. Ama bu durumda işçi ihbar tazminatı ödemesi gerekeceğini bilmelidir.

Bir yorum yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir