İşyerinden tazminat alarak nasıl çıkılır?

İşyerinden nasıl tazminat alınır?

Bu soruyu soran işçilerin kastettikleri tazminat, genelde kıdem tazminatı olmaktadır. Ancak elbette bazı durumlarda ihbar tazminatı da ifade edilmek istenmektedir. Bu nedenle bu yazımda kıdem ve ihbar tazminatı özelinde, işyerinden nasıl tazminat alınabileceği sorusuna cevap bulmaya çalışacağım.

Geçerli bir neden yokken tazminat almak

Eğer işçinin niyeti buysa, bunun pek de mümkün olmadığını söylemem gerekir. Çünkü hangi hallerde kıdem tazminatının ya da ihbar tazminatının alınabileceği İş Kanununda açıkça belirtilmiştir. Bu haller dışında tazminat almak mümkün değildir. Ortada haklı bir nedeni yokken işten ayrılmak isteyen, daha yaygın bir deyişle istifa etmek isteyen işçi bu tazminatları alamaz. Ancak yine de bunun istisnaları olduğunu söylemeliyim. Bu istisnaların da zaten her işçide bulunması mümkün değildir.

İstifa ettiği halde kıdem tazminatı alabilmenin 3 yolu vardır. Bunlardan ilki kadın işçinin evlenmesidir. Evlenen kadın işçi, bu tarihten itibaren 1 yıl içinde istifa ederse kıdem tazminatı ödenmek zorundadır. Benzer şekilde erkek işçi muvazzaf askerlik görevini yapmak üzere istifa etmişse, ona da kıdem tazminatı ödenmelidir. Ayrıca emeklilik hakkı kazanan ya da 15 yıl ve 3600 gün şartlarını taşıyan işçi de istifa ederek kıdem tazminatı alabilecektir. Tabi, bütün bu hallerin temel şartının, işçinin işyerinde en az 1 yıl kıdeminin varlığı olduğunu vurgulamam gerek. Bir yıllık kıdemi olmayan işçi, hiçbir şekilde kıdem tazminatını hak edemez.

Kıdem tazminatı almanın diğer yolları

Yukarıda bahsettiğim durumlar sizin için geçerli değilse ve istifa ederek işten ayrılacaksanız, üzülerek belirtmeliyim ki, kesinlikle kıdem tazminatı alamazsınız. Peki ne yapmanız gerekir? İşten kendiniz ayrılacaksanız, bu ayrılmanın gerekçesini bulmalısınız. İş Kanununun 24üncü maddesinde sayılı haklı gerekçelerle işi bırakıyorsanız, işvereniniz size kıdem tazminatınızı ödemek zorundadır. Burada yazılı gerekçelerden hiçbiri sizin için geçerli değilse ve yine de kendiniz işten ayrılırsanız kıdem tazminatı alma hakkınızın olmadığını söyleyebilirim.

İhbar tazminatı alarak nasıl iş bırakılır?

Bu, kıdem tazminatından da zordur. Hatta imkânsız olduğunu vurgulamam gerekir. Çünkü kural olarak, iş akdini kendisi fesheden işçi ihbar tazminatı alamaz. Fesih gerekçesi ne olursa olsun, ister haklı ister haksız olsun; İş Kanunu gereğince, işi bırakan işçiye ihbar tazminatı ödenmemektedir. Bu tazminatı almanız için işvereninizin sizi 25inci maddedeki haller haricinde işten çıkarmış olması gerekir. Başka türlü ihbar tazminatı alınamaz.

SONUÇ

işçi tazminat alması

İşyerinden tazminat almanın yollarını arıyorsanız, bu sorunun cevabını özetle bu makalede bulacağınıza inanıyorum. Ancak şu temel mantığı iyi anlamak gerektiği kanaatindeyim. Ortada haklı bir nedeniniz yokken işten ayrılacaksanız, yani istifa edeceksiniz; yukarıda belirttiğim evlilik / askerlik / emeklilik halleri hariç olmak üzere, kıdem ya da ihbar tazminatı alamayacağınızı bilmeniz gerekir.

İlla işten ayrılmak ve tazminatlarınızı da almak istiyorsanız; yapmanız gereken, bu ayrılışınızı haklı bir gerekçeye dayandırmaktır. İş Kanununun 24üncü maddesinde yazılı sebeplerden biriyle iş akdinizi sonlandırmanız gerekir. Bu madde size anlaşılmaz gelirse şunu aklınızda tutmanız yararınıza olacaktır: İşyerinde, sizi de ilgilendiren kanuna aykırı bir uygulama bulmalı ve buna dayanarak işten ayrılmalısınız.

Mustafa Baysal
Mustafa Baysal
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığında üç yıldan uzun süre İş Müfettişi olarak görev yapan yazarın, İş Kanunu Sorunları adında bir kitabı bulunmaktadır. İşçi Dünyası'nın kurucusu da olan yazarın, İş ve Sosyal Güvenlik hukuku üzerine yazdığı diğer yazılarına buradan ulaşabilirsiniz.

77 Yorum

  1. Mustafa Bey Merhaba;

    Özel bir şirkette müdür yardımcısı olarak 2 yıldır çalışıyorum
    asgari ücret üssü maaş alıyorum fakat sgk da meslek kodum personel olarak işleniyor ve diğer müdür yardımcılarından düşük maaş alıyorum.
    Hem kadın olmam hem bazı çalışanlardan yaş olarak küçük olmam nedeni ile personele verdiğim görevler yerine getirilmiyor. Yönetici olduğum için yapılması gereken işleri personel yapmadığı için mesaim bitmesine rağmen geç çıkıyor işleri tamamlıyorum. Ayrıca yönetici olmama rağmen personelin beni dinlememesi sonucu sözlü tartışma ve ” sen kimsin , konuşma , hadi yaptır bakalım vb. ‘gibi sözlü hakaretlere maruz kalıyorum. Geçen yılda sıkıntıdan kaynaklı ürtiker hastası oldum ve bir ay süre ile hastahanede yattım. Evime geldiğimde uyuyamıyor baş ve mide ağrısından duramıyorum. Reflü ilaçları ve ağrı kesiciler kullanıyor bayan olduğum için pisikolojik taciz altında olduğumu düşünüyorum. Uykusuzluk baş ve mide ağrısı aile huzurumu tamamen kaçırmış durumda. Ağlayarak eve geliyor eşimle tartışıyorum. Hem diğer yöneticilerden az maaş alıyor hem çalışanlar tarafından saygı görmüyor hem işçilerin hem yöneticinin yapması gerek işi yapıyorum. İş yerimde ben yokmuşum gibi davranmaları beni işimde huzursuz ediyor stres altında gün geçiriyorum. Tazminatımı almak istiyorum bu konuda yapabileceğim birşey var mı?

    1. Merhaba Seda hanım, sayın üstadım Mustafa bey’de konuya mutlaka müdahil olacaktır müsait olduğunda, ama site editörlerinden biri olarak yazınızı kapsamlıca okudum ve birkaç hususta bende yorumda bulunmak istedim, yaşadıklarınızı anlayan biri olarak…

      Öncelikle sorunuza cevap vermek isterim, yaşamış olduğunuz bu sorununuz haklı sebeple tazminat alıp işten ayrılmak için yeterli bir sebep değildir. Ancak işverenle anlaşma yoluna gidebilirsiniz ki o da ne kadar sağlıklı veya kabulgörür olur malumunuz…
      Yıllarca Silahlı Kuvvetler kadrolarında idarecilik yapmış ve yaşadıklarınızın benzerlerini yaşamış biri olarak size acizhane bazı tavsiye ve yol gösterimlerinde bulunmak isterim;
      1. Maşa varken elinizi yakmayın. Görev tevdi ettiğiniz personel o görevi yapmıyorsa savunmasını alın. (Savunma alma yetkiniz yoksa İK departmanına konuyu iletip bir rapor şekline disiplin işlemi talep edin)
      2. Polemik havalarından uzak durun, az diyalog cok huzur prensibi edinin.
      3. Yaptığını işi onlardan bir seviye daha çok bilin, hakim olun.
      4. ”Sen kimsin” vb. bozuk bir sokak jargonu kullanan zat-ı muhteremlere özellike ‘Ali BEY”, Ersin bey vb. hitap edin ve mümkün olduğu kadar resmi durun. Devam ederlerse bu üsluplarından dolayı işyerinde huzursuzluk yarattıklarından 1. maddeyi uygulayın.
      5. Yaşadığınız sorunları müdürünüzle paylaşın ve topluca tüm personelin ikaz edilmesi hususunda kısa bir toplantı talep edin.
      **Siz bunları yapın ki amacınızın biran önce tazminat alıp kurtulmak olmadığı da açığa çıksın. İş hayatı zordur, insanla uğraşmak güçtür. Biraz mücadele edin…Meyve sepetine bir meyve de siz koyun, sepeti devirip gitmeyin. NE demiş Konfiçyus; karanlığa küfür edeceğine bir mum da sen yak.
      Hoşçakalın…

Bir yorum yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir