İşyerinin iflas etmesi halinde, işçilik alacaklarının durumu nedir?

İflas eden işyerinde işçilerin hakları

İşçinin çalıştığı işyerinin iflas etmesi, çalışma hayatında rastlanabilen durumlardan biridir. İflasın nedeni ise işverenin alacaklılarının borçlarını ödeyememesi olduğundan, işçiler de büyük sıkıntılar yaşamaktadır. Bu yazımda, iflas eden bir işyerinde çalışan işçilerin durumlarını açıklayacağım ve alacaklarını nasıl tahsil edebileceklerini paylaşacağım.

İflas nedir?

İflas; işverenin artık borçlarını ödeyemez duruma gelmesi, bunun ticaret mahkemesince teyit edilmesi ve bütün malları haczedilmek suretiyle borçlarının ödenmesi sürecidir. Buradan da anlaşılacağı üzere; bir işyerinin iflas etmesi, işçilik alacaklarının da zora girmesi demektir. Bunların başında da kıdem ve ihbar tazminatları bulunmaktadır. İşyerine yıllarca hizmet vermiş olan işçinin bu en temel alacakları ve diğer bütün hakları ne olacaktır?

İflas sonrasında hangi alacaklar öncelikle ödenir?

Bu sorunun cevabı çok önemlidir. Çünkü ortada iflas etmiş bir işveren ve işverenden alacağını tahsil etmek için sıraya girmiş birçok alacaklı vardır. Burada şu şekilde bir sıralama yapılması mümkündür:

  • Rehinli alacak varsa öncelikle rehin konusu malın varlığından doğan vergiler başta olmak üzere kamu alacakları ödenmelidir.
  • Sonra rehinli malın muhafazası ve paraya çevrilmesi için yapılan masraflar ödenmelidir.
  • Daha sonra rehinli alacaklar ödenmelidir.
  • Ardından masa alacakları ödenmelidir.
  • Bundan sonra ilk sırada işçilik alacakları gelmektedir.

İflas sonrası işçilik alacaklarının durumu

İflas masası tarafından, müflisin bütün malvarlığı nakde çevrildikten sonra borçları ödenmektedir. Ancak müflis işverenin paraya çevrilen mal varlığı borçların tamamını ödemeye yeterli gelmediğinde, alacaklar sıraya koyulmaktadır. Yukarıda da belirttiğim gibi; rehin alacakları, masa alacakları ve diğer bahsedilen alacaklar ödendikten sonra ilk sırada işçi alacakları gelmektedir. Ancak bunun bazı ölçütleri vardır.

Son bir yılda tahakkuk eden alacaklar

Birinci sırada yer alan işçilik alacakları, işçinin tüm çalışma hayatı boyunca hak ettiği ve işçiye henüz ödenmemiş alacakları kapsamaz. Bunun için bir yıllık süre öngörülmüştür. İflasın açılma tarihinden bir sene önceye kadar olan işçilik alacakları (ücret, fazla mesai, genel tatil, yıllık izin vb.) ile yine son bir yıl içinde işten ayrılan işçilerin ihbar ve kıdem tazminatları 1. sırada yer alacaktır.

Örneğin iflas eden işyerinde 5 yıldır çalışan ve bu beş yıl boyunca ödenmeyen fazla mesai alacağı bulunan işçinin sadece son bir yıla ait fazla mesaileri ödenecektir. Benzer şekilde, iflasın açıldığı tarih itibariyle işten ayrılmasının üzerinden 1 senenin üzerinde geçen işçilerin ihbar ve kıdem tazminatları da birinci sırada yer almayacaktır. İflas nedeniyle işten çıkarılan işçinin ihbar ve kıdem tazminatı ise yine birinci sıradaki yerini alacaktır.

İşçilere para kalmazsa

şirket iflas işçi alacakları hakları

Yukarıda da belirttiğim işçilik alacaklarının birinci sırada olduğunu söylemiştim. Ancak birinci sıradan kasıt; rehin alacakları, masa alacakları ve diğer bahsedilen alacaklar ödendikten sonra birinci sırada yer almaktır. Dolayısıyla bazen bu borçların ödenmesinden sonra birinci sıraya gelindiğinde, masada hiç para kalmamaktadır. Bu durumda ne yazık ki işçilerin yapabileceği hiçbir şey bulunmamaktadır. Bu durumdaki işçinin artık alacağını tahsil etmesinin mümkün olmadığını söyleyebiliriz.

İşyeri iflas edince iş sözleşmesi sona erer mi?

İşçiler tarafından çoğunlukla yanlış yorumlanan bir husus da budur. Kural olarak; işyeri iflas ettiğinde işçinin iş akdinin sona erdiğini söylememiz mümkün değildir. İşverenin tüm mal varlığı artık iflas masasına geçeceğinden, sözleşme aynen devam edecektir.

İşçinin, sadece işveren iflas ettiği için işten ayrılması durumunda ihbar ve kıdem tazminatı alamayacağını özellikle belirtmek isterim. İflasın açılmasından sonra, iflas masası işyerinin çalışmaya devam etmesini uygun bulursa işçiler çalışmaya devam etmek zorundadır.

Çalışmaya devam etmek istemeyen iflas masası, zaten işçilerin çıkışını kendisi verecek ve ihbar ve kıdem tazminatları bakımından işçiler birinci sıraya girecektir.

İşçilerin bu noktada şöyle bir hakları mevcuttur. İflas masası iş  sözleşmelerinin aynen devam etmesi kararı alırsa; işçi, ücretleri için ayrıca teminat isteme hakkına sahiptir. İşte bu noktada masa teminat gösteremezse, işçi haklı nedenle iş akdini derhal feshedebilir. Teminat talebi kabul edilirse işçi yine çalışmaya devam etmekle mükelleftir.

SONUÇ

İlk olarak şu önemli hususu vurgulamak isterim. İşyerinin iflas etmiş olması, işçiye iş sözleşmesini haklı nedenle fesih hakkı vermez. Bu durumda iş sözleşmeleri de kendiliğinden sona ermez. İflas masası işçiden çalışmaya devam etmesini isterse, işçi de ücretlerinin ödenmesi için teminat talep eder ve bu teminat gösterilirse iş sözleşmesi aynen devam eder. Gösterilemezse, işçi iş akdini haklı nedenle feshedebilir.

İflas eden bir işyerinde çalışan ya da çalışmış olan işçinin işçilik alacakları ise iflas masasında birinci sırada yer almaktadır. Ancak birinci sırada da yer alsa, uygulamada bunun çok da anlamlı olmadığını gördüğümüzü söylemeliyim. Çünkü rehin alacakları, masa alacakları ve diğer bazı alacaklar ödendikten sonra, işçilik alacakları ilk sırada yer almaktadır. Bu ise pratikte işçinin alacaklarına sıra geldiğinde masada çoğu zaman para kalmaması ve işçinin alacaklarının ödenememesi anlamına gelmektedir. Elbette işçinin alacaklarına da para kaldığı olmakla birlikte, bunun aksinin de ihtimal dahilinde olduğunu belirtmem gerekir.

İşvereni iflas eden işçi, iflasın açıldığı tarihten itibaren son bir yıl içinde alamadığı ücret ve benzeri alacakları için iflas masasına başvurmalıdır. Yine iflasın açıldığı tarihten önceki bir yıl içinde işten ayrılan ve ihbar / kıdem tazminatı olan işçiler de iflas masasına başvuruda bulunmalıdır.

İflas masasında para kalmaması nedeniyle işçinin alacaklarının ödenememesi halinde ise yapılabilecek başkaca bir şey bulunmamaktadır.

, ,
Mustafa Baysal
Mustafa Baysal
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığında üç yıldan uzun süre İş Müfettişi olarak görev yapan yazarın, İş Kanunu Sorunları adında bir kitabı bulunmaktadır. İşçi Dünyası'nın kurucusu da olan yazarın, İş ve Sosyal Güvenlik hukuku üzerine yazdığı diğer yazılarına buradan ulaşabilirsiniz.

Bir yorum yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir