İyi işveren kimdir?

İyi bir işveren nasıl olur?

Bu konuda yazılmış muhtemelen yüzlerce kitap vardır. İyi bir yöneticinin özellikleri, liderin sahip olması gereken vasıflar da çok defalar anlatılmıştır. Bu konulara girmeyi düşünmüyorum. Bu yazımda, en basit haliyle, İş Kanunu uygulamaları bakımından iyi bir işverenin nasıl olması gerektiğini açıklamaya çalışacağım.

İşveren kimdir?

İşveren, belirli bir amaca yönelik kurduğu işyerinde işçi çalıştıran, bunun karşılığında onlara ücret ödeyen kişidir. Bu en basit tanımdan dan göreceğiniz üzere, işverenin sorumluluğu denince akla ilk olarak ücret ödemesi gelmektedir. Ancak işverenin temel görevi olan ücret tek başına yeterli bir sorumluluğu ifade etmez.

İyi işveren kimdir?

Yazının başında da bahsettiğim üzere bu makalenin konusu olan “iyilik” işçilerin İş Kanunundan doğan haklarının onlara sağlanmasıyla doğru orantılıdır. O halde iyi bir işverenin; işçinin haklarını zamanında ve eksiksiz olarak veren, yükümlülüklerini yerine getirmekten kaçınmayan bir işveren olduğunu söyleyebiliriz.

İşçilerin hakları neler?

Bu yazı da ilginizi çekebilir

İyi işveren nasıl olunur?

iyi işveren kimdir?

Bu hususun daha iyi anlaşılması için maddeler halinde sıralamak istiyorum. Konunun böylece daha iyi anlaşılabileceği kanaatindeyim.

  • İşçinin kanundan doğan haklarını ona vermenin bir lütuf değil sorumluluk olduğunu bilir.
  • İşçinin maaşını ödemenin, onun üzerinde her türlü tasarrufta bulunma hakkını ona vermediğinin farkındadır.
  • İşçinin maaşının onun büyük ihtimalle tek geçim kaynağı olduğunu bilir ve maaşı zamanında ve eksiksiz ödemeye gayret eder.
  • Haftalık çalışma süresinin üzerinde çalışan işçinin fazla mesai ücreti alması gerektiğini unutmaz.
  • İşçiyi mutlaka yıllık izne gönderir. İşçi yıllık izin kullanmak istemese bile, onun ruhsal ve fiziksel sağlığı için onu izne gönderir.
  • İşçisine haftada en az bir gün hafta tatili vererek dinlenmesine imkan sağlar.
  • İşçiye elden para ödemez. Çünkü elen ödenen her paranın, işçinin sigorta priminde kayıp anlamına geldiğini bilir ve işçinin emekliliğe dair haklarını yemek istemez.
  • İşçisine hakaret etmez.
  • İşçileri arasında eşit davranır.
  • Gerekli iş sağlığı ve güvenliği önlemlerini alır.
  • İşçisine maaş ödese bile, bunun karşılığında onun da kendisine para kazandırdığını bilir.
  • İşçinin bir makine olmadığının, insani ihtiyaçları olduğunun farkındadır.

SONUÇ

Yukarıdaki maddeler çoğaltılabilir. Ama temelde anlaşılması gereken husus; işverenin işçiye bir lütufta bulunmadığı, bilakis onun emeğiyle para kazandığı olgusudur. İster bir işçisi olsun ister binlerce; her işçisini bir birey olarak gören, kanunların onlara tanıdığı hakları vermekten kaçınmayan, işyerinin verimliliğinin işçinin verimliliğine bağlı olduğunu bilen ve en önemlisi işçiyle empati yapabilen işveren iyi işverendir.

Bir Hadis-i Şerif’te Efendimiz (s.a.v.) tarafından buyrulduğu üzere: “Üç kişi vardır ki kıyamet günü ben onların düşmanı olacağım. Bir şey verip hilede bulunan, hür bir kişiyi satarak değerini yiyen, bir işçi tutup ücretini ödemeyen kimseler.”

Mustafa Baysal
Mustafa Baysal
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığında üç yıldan uzun süre İş Müfettişi olarak görev yapan yazarın, İş Kanunu Sorunları adında bir kitabı bulunmaktadır. İşçi Dünyası'nın kurucusu da olan yazarın, İş ve Sosyal Güvenlik hukuku üzerine yazdığı diğer yazılarına buradan ulaşabilirsiniz.

Bir yorum yaz

E-posta hesabınız, telefon ve şehir bilgileriniz yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir.