Kadrolu kamu işçisi işten çıkarılabilir mi?

Kadrolu işçinin işten çıkarılması

(Not: Burada bahsedilen işten çıkarma, işverenin haklı bir nedeni ya da işçinin bir kusuru yokken yani durup dururken işçinin işten çıkarılmasıdır. İşverenin haklı bir nedeni varsa, örneğin işçi hırsızlık yapmışsa, kavga etmişse, görevini yerine getirmişse, bu durumda yapılan fesih bu yazının konusu değildir.)

Bir belediyede ya da il özel idaresinde veya her hangi bir kamu kurumunda işçi olarak çalışıyorsunuz. Hem de kadrolu işçi olarak görev yapıyorsunuz. Taşeron işçisi ya da geçici işçi de değilsiniz. Belki de toplu iş sözleşmesiniz bile var. Peki kamu kurumu buna rağmen sizi işten çıkarabilir mi? Önce şuradan başlayalım: Memur olsanız ne olurdu?

Memurun mahkeme tarafından görevine iadesi mümkün

Bildiğiniz üzere devlet memurları 657 sayılı Devlet Memurlar Kanununa tabi olarak çalışmaktadır. Dolayısıyla bir memur ile kurumu arasında hukuki bir anlaşmazlık olduğunda karar mercii idare mahkemeleri ya da Danıştay olmaktadır. Bu iki tür mahkemenin verdiği karar da kamu kurumu açısından bağlayıcı sonuç doğurmaktadır. Yani eğer mahkeme, görevine son verilen memurum göreve iadesine karar verirse, kamu kurumu bu memuru göreve başlatmakla yükümlü olmaktadır. Aksi takdirde, memuru işe başlatmayan kamu görevlilerini idari ve adli soruşturmalara maruz kalması işten bile olmayacaktır.

İşçinin mahkeme tarafından işe iadesi

Derhal fesih nedir?

Bu yazıya da göz atmak ister misiniz?

Söz konusu ‘işçi’ olunca sonuç değişmektedir. İşçi olarak çalışan bir kişi ister kamuda çalışsın isterse özelde, her halde ve şartta 4857 sayılı İş Kanununa tabi olmaktadır. Evet, bir istihdam biçimi olarak işçi kavramı 657 sayılı kanunda yer almaktadır; ancak bu durum, işçilerin İş Kanununa tabi olduğu gerçeğini değiştirmemektedir.

İşçi ile işveren arasında hukuki bir anlaşmazlık olduğunda ise nihai karar mercii bu kez iş mahkemeleri ya da Yargıtay olmaktadır. Peki ama bunların kararları idare için bağlayıcı değil midir? Elbette ki bağlayıcıdır; ama burada ince bir nüans bulunmaktadır.

Kamu kurumunun seçimlik hakkı var

kadrolu isci ise iade

İş Kanununun 18 inci maddesine göre, yapılan feshin geçersiz olduğunu düşünen işçinin, belirli şartları taşıyorsa, mahkemeye başvurarak işe iadesini isteme hakkı vardır. Ancak, yine aynı kanunun 21 inci maddesinde işveren lehine bir hüküm dikkat çekmektedir.

Bu maddeye göre, hakkında işe iade kararı verilen işçiyi işveren, işe başlatmak zorundadır. Ancak hemen ardından koyulan bir hükümle de işverenin işçisini mahkeme kararına rağmen işe başlatmaması halinde, ona işe iade tazminatı ödemek zorunda kalacağı belirtilmektedir.

İşe iade tazminatı ödeme yoluna başvurulabilir mi?

Normalde özel sektör uygulamasına baktığımızda, işverenlerin mahkemelerce işe iade kararı verildiği hallerde, işçilerini işe başlatmaktansa işe iade tazminatı ödemeyi tercih ettiği görülmektedir. Peki aynı şeyi kamu kurumu da yapabilir mi? Yani, mahkeme kararına rağmen işçiyi işe başlatmayıp da tazminat ödemeyi göze alabilir mi?

Kamu görevlisinin cezai sorumluluğu yoluna gidilebilir

Bu noktada net bir cevap vermek zor. Olaya İş Kanunu açısından baktığımızda, kamu kurumunun işçiyi işe başlatma zorunluluğu olmadığın söyleyebiliriz. Ama olayın bir de kamu görevlisi boyutu bulunmaktadır. Bir mahkeme kararını hiçe saymak, kamu görevlisini hukuken zor durumda bırakır mı? Örneğin onun Türk Ceza Kanunu kapsamında kovuşturma geçirmesine sebep olur mu? Bu noktada İş Kanununun sistematiği gereği, kamu kurumunun işçiyi işe başlatmama hakkı olduğunu düşünüyorum. Aksi takdirde işçi istihdamının memur istihdamından bir farkı kalmazdı. Ancak, bu benim kişisel mütalaamdan ibarettir.

İşçi sayısı 30’dan azsa veya işçinin kıdemi 6 aydan az ise işçinin yapacağı bir şey yok

İşe iade davasının ne olduğunu şu yazımda açıklamıştım. O yazıdan da görülecektir ki, işe iade davasının açılmasının 3 temel şartı vardır. Bunlar sırasıyla;

  • Belirsiz süreli iş sözleşmesiyle çalışmak
  • İşyerinde çalışan işçi sayısının en az 30 olması
  • İşçinin o işyerindeki kıdeminin en az 6 ay olması

O halde bir kamu kurumunda bile çalışıyor olsa, yukarıdaki şartların tamamını aynı anda taşımayan bir işçi, işe iade davası açamayacaktır. Örneğin bir kamu kurumunda işçi olarak çalışmaya başlayalı 5 ay olan bir işçi işten çıkarıldığında işe iade davası açamayacaktır.

SONUÇ

Bu uzun konuyu kısaca ikiye ayırarak toparlayabiliriz. Kamu kurumunca işten çıkarılan kadrolu işçi ile ilgili olarak şunu söyleyebiliriz:

1- İşçi; yukarıda belirtilen işe iade davası açabilme şartlarını taşıyorsa ve işe iadesi için dava açmışsa, mahkemece verilen işe iade kararına kamu kurumu ya uyacaktır ya da uymazsa, yine mahkemece belirlenen tutarda işe iade tazminatını işçiye ödeyecektir. Bu konuda kamu kurumunun seçimlik hakkının olması gerektiğini düşünüyorum.

2- İşçi; yukarıda belirtilen işe iade davası açma şartlarından her hangi birini taşımıyorsa, zaten işe iadesini isteme hakkı bile bulunmamaktadır. Dolayısıyla böyle bir işçinin işe iadesi mümkün olmayacaktır.

NOT: 696 sayılı KHK ile taşeron işçilerine kadro verildi. Bu yasal düzenlemenin ayrıntılarını okumak için lütfen tıklayınız.

GÜNCELLEME: Yukarıda kanaatimi belirtmiş ve işçinin işe iade kararı aldırması durumunda, mahkeme kararına uyma ya da işe başlatmama tazminatı ödeme konusunda kurumun takdir hakkı olması gerektiğini söylemiştim. Ancak bir okurumuz, bunun aksinin geçerli olduğunu belirttiği bir e-posta gönderdi.

Bu e-postada yer alan bir Danıştay kararı ile bir yerel mahkeme kararını aşağıya ekliyorum. Bu iki karara göre, mahkemenin işe iade kararına kamu kurumunun uyması gerekiyor ve uymazsa ilgililer hakkında ceza soruşturması yürütülebiliyor.

Bu kararlardan birinde, yani Danıştay kararında, 5 üyeden 2’si de benim gibi düşünmüş ve karşı oy yazarak, kurumun işçileri işe başlatmama hakkının olması gerektiğini belirtmiş.

Sonuç olarak; her ne kadar araştırsam da, daha güncel kararlara rastlayamadım. Bu nedenle, alttaki 2 kararı okumanızı ve ona göre hareket etmenizi tavsiye ederim.

Öyle ya da böyle; konu hakkında nihai kararı sizin vermeniz gerekecektir. Çünkü bu sitede yazılanlar, en nihayetinde kanaatimizden ibarettir ve buna benzer konularda kesin cevaplar vermek ne yazık ki mümkün olmamaktadır.

Katkısı için, bize e-posta ile ulaşan sayın okurumuza çok teşekkür ederiz.

KARAR 1: Danıştay Birinci Dairesi, 2008/587 E. ve 2008/663 K.

“4857 sayılı İş Kanununun “Geçersiz sebeple yapılan feshin sonuçları” başlıklı 21. maddesinin 1 ve 2 nci fıkralarında “İşverence geçerli sebep gösterilmediği veya gösterilen sebebin geçerli olmadığı mahkemece veya özel hakem tarafından tespit edilerek feshin geçersizliğine karar verildiğinde, işveren, işçiyi bir ay içinde işe başlatmak zorundadır. İşçiyi başvurusu üzerine işveren bir ay içinde işe başlatmaz ise, işçiye en az dört aylık ve en çok sekiz aylık ücreti tutarında tazminat ödemekle yükümlü olur. Mahkeme veya özel hakem feshin geçersizliğine karar verdiğinde, işçinin işe başlatılmaması halinde ödenecek tazminat miktarını da belirler.”hükmü yer almaktadır. Dosyanın incelenmesinden, … Belediye Başkanlığında işçi olarak çalışan şikayetçi …..’nin iş akdinin, belediye tarafından 16.3.2002 tarihinde tek taraflı olarak feshedildiği,bu karara karşı şikayetçi tarafından … Asliye Hukuk (İş)Mahkemesinde açılan dava sonucunda verilen 14.11.2006 tarih ve E:2006/117,K:2006/154 sayılı kararda, davacının işe kesin olarak iadesine ve 2821 sayılı yasanın 30 uncu maddesi kapsamında süresi içinde işe başvurması halinde iş gördürülmemiş olsa bile iş sözleşmesinin feshi tarihinden temsilcilik süresinin devamı süresince ücret ve diğer haklarının ödenmesine hükmedildiği, kararın Belediyece temyizi sonucunda Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 16.6.2007 tarih ve E:2006/17113,K:2007/19499 sayılı kararıyla onandığı, bunun üzerine şikayetçi tarafından, 10.8.2007 tarihli dilekçeyle işe iadesinin talep edildiği, Belediye Başkanlığının 6.9.2007 günlü işlemiyle, söz konusu talep reddedilerek, … Asliye Hukuk (İş)Mahkemesinin 14.11.2006 tarih ve E:2006/117,K:2006/154 sayılı kararı sonucunda devam ettiği kabul edilen sözleşmenin işçi alımı için vizelerinin bulunmadığı gerekçesiyle tekrar feshedildiğinin bildirildiği,şikayetçinin … Valiliğine sunduğu 14.9.2007 tarihli dilekçesiyle, iş akdinin keyfi olarak feshedildiği ve İş Mahkemesinin kararına rağmen işe iadesinin gerçekleştirilmediğini ileri sürerek Belediye Başkanı ….. hakkında gerekli işlemlerin yapılması talebiyle şikayette bulunulduğu, yapılan ön inceleme sonucunda, söz konusu mahkeme kararının şikayetçinin işe kesin iadesine yönelik olup, yukarıda belirtilen 4857 sayılı İş Kanununun 21 inci maddesi uyarınca seçimlik bir hak tanınmadığı, bu nedenle mahkeme kararlarını değiştirilmeden ve gecikmeden uygulamak zorunda olan idarenin şikayetçiyi işe iade etmesi gerektiği halde bunun gerçekleştirilmediği, ayrıca iş akdinin feshedilmesi nedeniyle mahkeme kararı gereğince şikayetçiye ödenmesi gereken ücretlerin ve bazı diğer alacaklarının ödenmesine rağmen, kıdem ve ihbar tazminatlarının halen ödenmediği, anlaşılmıştır. Bu durumda, ilgililere isnat edilen eylemin, haklarında soruşturma yapılmasını
gerektirecek nitelikte bulunduğu anlaşıldığından, soruşturma izni verilmesine ilişkin yetkili merci kararına yapılan itirazların reddine, dosyanın … Cumhuriyet Başsavcılığına, kararın birer örneğinin itiraz edenlere ve İçişleri Bakanlığına gönderilmesine 4.6.2008 gününde oy çokluğuyla karar verildi.”

KARAR 2: Mersin 3. Asliye Ceza Mahkemesi, Dosya No: 2011/419

“Mahkememizin 29/06/2010 tarih, 2010/202 esas ve 2010/775 karar sayılı ilamı ile verilen hükmün sanık …  tarafın dantemyiz edildiği ve dosyanın Yargıtaya gönderildiği, Yargıtay 4. Ceza dairesinin 23/03/2011 tarih, 2011/4230 esas ve 2011/3768 karar sayılı ilamı ile mahkememizce verilen karar bozulmuş mahkememize gönderilerek yukarıdaki esasa kaydı yapılmıştır.

Katılanın suç tarihinden önce sanık …’un belediye Başkanı olduğu … Belediyesi’nde özürlü işçi olarak çalıştığı, iş akdinin 28/01/2005 tarihinde feshedildiği, Mersin İş Mahkemesi’nin 1/3 T.C. MERSİN 3. ASLİYE CEZA MAHKEMESİ Dosya-Karar No: 2011/419 – 2011/1050 28/03/2005 tarih ve 247-210 sayılı kararı ile katılanın işe iadesine karar verildiği, sanığın buna rağmen mahkeme kararına uymayarak katılanı işe almadığı, bu şekilde üzerine atılı bulunan suçu işlemiş olduğu tüm dosya kapsamı ile anlaşılmıştır. sanığın eylemine uyan 5237 sayılı TCK.nın 257/2, 53/1-2 maddeleri gereğince cezalandırılmasına karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.”


İşçi Dünyası
Zeynel Abidin Özkale
İşçi Dünyası'nın editörü olan olan yazarın, İş ve Sosyal Güvenlik hukuku üzerine yazdığı diğer yazılarına buradan ulaşabilirsiniz.

16 Yorum

  1. merhaba.. ben bi devlet kurumunda şehit yakını olduğum için (daimi işçi) olarak atandım.. çalıştığım kurumdan çok memnunum fakat günde 4 saat yol uzaklığı nedeni ile ikamet ettiğim ilçeteki kuruma yine kurum arası geçiş yapabilirmiyim.. şehir memur kamuda çalışanlara bu hak verildi acaba benim içinde bu geçerlimidir, fakat ben dami işçiyim. ama devlet dairsindeyim, eğer hizmetli memura bu hak verilmiş ise, bu banada verilir mi? ben yalnız yaşayan 1 anneyim, çocuğuma birşey olsa iş uzaklığı nedeniyle yetişemem ve sabah 2 akşam 2 saat sürekli ayakta yolculuk yaparak işime geliyorum.. eğer benimde hizmetli memur gibi kurum arası şart gerekmeden bir şehit yakını olarak böyle hakkım varsa veya yoksa beni bilgilendirirmisiniz lütfen?

    1. Merhaba. Mihriban hanım, ne yazık ki işçiler için böyle bir hak yoktur. Bir başka deyişle, kurumlar arası geçiş yapamazsınız.

    2. Devlette İstihdam edilmiş Şehit Gazi yakınları sebep aranmaksızın yer değiştirebilirler.Ben de gazi yakınıyım.Bir dilekçe ile yerim değişti.

  2. Sayin Mustafa Baysal insanları yönlendirme yaparken sorumluluk bilinci ile davranmaniz gerekir. Bir konu hakkında bilginiz yoksa yok derseniz herkes için daha iyi olur. Mihriban hanim gitmek istediğiniz yerde işçi çalıştıran bir kurum varsa oranın işçi kontenjanı boş durum varsa ki çoğu kurumda kurum amirinin insiyatifinde olan kontenjan her zaman vardır . önce gitmek istediğiniz kuruma dilekçe verin durumunuzu anlatın gerekirse araya tanıdık sözü geçen kişiler varsa onlar vasıtasıyla yada kurum amiri ile yüzyüze de konuşmak etkili olacaktır. gitmek istediğiniz kurum amiri olabilir derse şu an çalıştığınız kurumla da durumu konuşup iki kurum amiri de onay verirse işiniz olabilir. ozellikle iki kurum da aynı bakanlığa bağlı ise işiniz daha kolay olabilir. Örnek çalıştığınız kurum belediye ise İçişlerine bağlı gitmek istediğiniz kurum da İçişlerine bağlı bir kurum olursa işiniz daha kolay olabilir. Zor bir süreç ama doğru kişilerle doğru şekilde gidilirse imkansız değil. Saygilarimla

    1. Tuğrul bey, işçiler arasında kurumlar arası geçiş diye bir kavram yoktur. Araya adam koyarak bir yerden bir yere geçiş, kurumlar arası geçiş olarak kabul edilmez. Öyle olsa bile, işçinin öncelikle ilk işyerinden istifa etmesi, sonra diğerine başlaması gerekir ki; bu bile, geçişin kurumlar arası geçiş olmadığını tek başına gösterir.

  3. selam ben rıdvan yılmaz benim sorunun ben 12 02 2009 dan buyana yatılı bölge orta okulunda taşeron işçisi olarak çalişmakta idım ve 09 06 017 de yapılan yeni ihalede ben ve diğer 5 arkadaşım hiçbir sebep ve neden yokken 0108 2017 de yapılan ihaleye alınmadık birde kadro surecinde neden çıkardınız sorusunada bizyapmadık milli eğitim bakanı ve müsteşarı yaptı dediler b ve bize yol gösterende olmadı daha tazminatlarımızıda almadık almakta istemiyoruz biz sadece işimize geri dönmek istiyoruz avukatlara danıştık geç kaldınız dediler bir ay içerisinde işe dönüş dilekçesi vermeniz lazımdı dediler kısacası bize biryol göstere bilirmisiniz saygılar

    1. Evet, işe iade davası açmanız için 1 aylık süreniz vardı. Bu süreyi kaçırdığınıza göre, ancak tazminatlarınız için dava açabilirsiniz.

  4. Merhabalar ben 4 aralıkta taşörön işçiyken (özel güvenlik) sürekli işçi kadrosuna (özel güvenlik) geçtim. Ancak gecmısten gelen adli vakam sebebi ile (uyusturucu ile ilgili) 1 yıl denetimli serbestliğim bulunmaktadır. Hakkımda 5 yıl hükmün açıklanması gerıye bırakılması verilmiştir. Bu neden ile güvenlik belgemi yenileyememekteyim. Kurum amiri güvenlik olarak kadroya geçtiğim gerekçesi ile sözleşme hakkımın yanacağını alt başka bir kadroda çalıştırılamayacağımı söyleyerek tazminatsız işten çıkarılacağımı belirtmektedir. Bahse konu durumum ile ilgili kanunen alt kadroda çalışıp çalışamayacağım ve iş hakkımın fesih edilip edilmemesi hususunda bir çıkar yol varmıdır? (ACİL) teşekkürler

  5. Vural Ali Yutuk: Merhabalar ben 4 aralıkta kamuda taşörön işçiyken (özel güvenlik) sürekli işçi kadrosuna (özel güvenlik) geçtim. Ancak gecmısten gelen adli vakam sebebi ile (uyusturucu ile ilgili) 1 yıl denetimli serbestliğim bulunmaktadır. Hakkımda 5 yıl hükmün açıklanması gerıye bırakılması verilmiştir. Bu neden ile güvenlik belgemi yenileyememekteyim. Kurum amiri güvenlik olarak kadroya geçtiğim gerekçesi ile sözleşme hakkımın yanacağını alt başka bir kadroda çalıştırılamayacağımı söyleyerek tazminatsız işten çıkarılacağımı belirtmektedir. Bahse konu durumum ile ilgili kanunen alt kadroda çalışıp çalışamayacağım ve iş hakkımın fesih edilip edilmemesi hususunda bir çıkar yol varmıdır? (ACİL) teşekkürler

  6. Şehit gazi yakınları istedikleri yere giderler kardeşim.Sebep aranmaksızın der kanunda.Ben de Şehit Gazi yakınıyım.

  7. Iyi günler ben omu üniversitesi uzaytem uçuş okuluna bağlı kamu kurumunda çalışan 4d li bir işçiyim üniversitelerin bölün mersinden dolayı uzaytem uçuş okulu Samsun üniversite ne verildi bizi veremediklerini söylüyorlar bu yüzden bizi işten cikartacaklarmis böyle birşey olabilir mi

    1. Merhaba. Cevap vermek istesem de, hiçbir ayrıntıyı ya da sözleşme hükmünü bilmediğim için, yorum yapmam doğru olmayacaktır.

  8. Merhaba, kamuda sürekli işçi kadrosundayım. 4 yıldır çalışıyorum, kurumda 165 işçi var. İdareye, kanunlar çerçevesinde ünvan değişikliği için dilekçe vermek isteyenleri, Kurum Müdürümüz sürekli tehdit ediyor, “ilgili madde gereği, senin hizmetine ihtiyacımız olmadığı gerekçesi ile tazminatını verip çıkarırım” yerine işçi almayacağım için işe dönüş davası da açamazsınız diyor.
    Ünvan değişikliği için yasalarda istenen özellik ve belgeler de kişilerde mevcut, yani hak edilmeyen bir şey istenmiyor zaten.
    İş sözleşmesinin işveren tarafından söylenen ilgili madde gereği fesihi mümkünmüdür acaba?

    1. Merhaba. Hayır, çıkarılan işçinin yerine işçi alınmaması, işe iade davasının ne açılması ne de sonuçları bakımından hiçbir etki göstermez.

        1. Böyle bir şeyi elbette yapabilir. Ama siz de dava açar ve hakkınızı ararsanız, mahkemede somut gerekçeleri ortaya koyması gerekir. Hizmetine ihtiyaç olmaması gibi çok genel bir gerekçe, normal şartlar altında haklı ya da geçerli bir bir fesih nedeni değildir.

Bir yorum yaz

E-posta hesabınız, telefon ve şehir bilgileriniz yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir.