Kıdem tazminatı tavanı aşarsa ne olur?

Kıdem tazminatı tavanından yüksek ödeme yapılabilir mi?

İşyerinde en az bir yıl kıdemi bulunan işçiye, bazı şartların varlığı halinde ödenecek olan kıdem tazminatına bir üst sınır getirilmiştir. Buna göre; işçiye bir yılı için ödenecek kıdem tazminatı tavanı, en yüksek devlet memuruna bir hizmet yılı için ödenecek azami emeklilik ikramiyesini geçememektedir. Peki ama işveren, işçisine kıdem tazminatının tavan miktarı üstünde ödeme yapmak isterse ne olur?

Kıdem tazminatı şartları

Kıdem tazminatı alma şartlarını daha önce ayrıntılı olarak açıklamıştık. İşveren bünyesinde en az 1 yıllık kıdemi olan ve iş sözleşmesi, kıdem tazminatını hak edecek şekilde sona eren işçiye, çalışmış olduğu her bir yıl için son ay brüt maaşı kadar tazminat ödenmesi gerekmektedir. Bu brüt maaş hesabında, aylık maaş dışında başka bazı kalemler de dikkate alınmalıdır.

Kıdem tazminatı tavanı

Yukarıda belirttiğimiz en yüksek devlet memuruna ödenecek olan emeklilik ikramiyesi her yıl değişmektedir. Bu nedenle kıdem tazminatı tavanı da her yıl; hatta bazen 6 aylık dönemlerde artış göstermektedir. 2018 yılı kıdem tazminatı tavanı ise 5.001,76 TL’dir.

Kıdem tazminatından yapılan kesintiler

Kıdem tazminatı, işçinin yıllarca verdiği emeğin karşılığı olduğu için, birçok vergi ve prim kaleminden istisna tutulmuştur. Kıdem tazminatından gelir vergisi kesilmediği gibi SGK primi de tahsil edilmemektedir. Kıdem tazminatı sadece damga vergisine tabidir ve bu oran da %1’in altında bir kesintiyi ifade etmektedir.

Kıdem tazminatı tavanı aşılabilir mi?

kıdem tazminatı tavanı aşılması

Bu sorunun cevabı, ilk bakışta “hayır” gibi görünür. Çünkü 1475 sayılı İş Kanununun 14üncü maddesine göre “kıdem tazminatının yıllık miktarı, Devlet Memurları Kanununa tabi en yüksek Devlet memuruna 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanunu hükümlerine göre bir hizmet yılı için ödenecek azami emeklilik ikramiyesini” geçemeyecektir.

Bu hüküm emredici bir kuralı içerse de, aksinin olması durumunda her hangi bir yaptırım öngörülmemiştir. Bir başka deyişle; kıdem tazminatı için tavan belirlenmiş, ancak bu tavanın aşılması bir cezai yaptırıma bağlanmamıştır.

Kıdem tazminatı tavanı işveren için var

Evet, işçi normal şartlar altında, ne kadar maaş alıyor olursa olsun; işvereni, tavandan daha yüksek kıdem tazminatı ödemesi konusunda zorlayamaz. İşveren, istemedikten sonra, işçisine kıdem tazminatı tavanı kadar ödeme yaparak sorumluluktan kurtulmuş olur.

Hatta Yargıtay kararlarında (9 Hukuk, 2010/541 E.) “Öğretide kıdem tazminatı tavanını bertaraf eden sözleşme hükmünün batıl olduğu görüşünün ileri sürüldüğüne” dair ifadeler yer almaktadır.

Kıdem tazminatı tavanı aşılırsa ne olur?

1475 sayılı İş Kanunu ile kıdem tazminatına tavan uygulaması getirilse de ve hatta öğretide tavanın üstünde kıdem tazminatı ödeneceğine ilişkin iş sözleşmesi hükümlerinin geçersiz olduğu kabul edilse de; işveren bu tavanın üzerinde kıdem tazminatı ödeyebilir.

Ancak bu durumda vergisel açıdan ve SGK primleri bakımından sonuçlar değişecektir. Şöyle ki; kıdem tazminatı sadece damga vergisine tabi olduğu için, tavana kadar yapılan kıdem tazminatı ödemelerinden sadece damga vergisi kesilecektir. Tavanı aşan ödemelerden ise gelir vergisi ve damga vergisi kesilmeli; ayrıca kanaatimce bu ödemelerden SGK prim tahakkuku da yapılmalıdır.

SONUÇ

İşçinin maaşı ne kadar olursa olsun; işveren ona kıdem tazminatı tavanı kadar ödeme yaptığında sorumluluğunu yerine getirmiş kabul edilir.

Ancak buna rağmen işveren, işçisine tavanı aşan miktarlarda kıdem tazminatı ödemek istiyorsa, bunun önünde bir engel yoktur. Bu durumda; tavanı aşan tutarlardan hem gelir vergisi hem de damga vergisi kesilmeli ve ayrıca SGK kişi payı primi de ödenecek miktardan düşülmelidir.

Örneğin 2018 yılı ilk altı ayı içinde işten ayrılan bir işçisine, her hizmet yılı için 7.000 TL kıdem tazminatı ödemek isteyen bir işveren; bu tutarın 5.001,76 TL’sinden sadece damga vergisi kesmeli ve 1.998,24 TL’den ise gelir vergisi, damga vergisi ve SGK kişi payını düşerek ödeme yapmalıdır.


İşçi Dünyası
Zeynel Abidin Özkale
İşçi Dünyası'nın editörü olan olan yazarın, İş ve Sosyal Güvenlik hukuku üzerine yazdığı diğer yazılarına buradan ulaşabilirsiniz.

Bir yorum yaz

E-posta hesabınız, telefon ve şehir bilgileriniz yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.