Kıdem ve ihbar tazminatında zamanaşımı süresi

Zamanaşımı, süresinin dolmasıyla birlikte bir alacağı ortadan kaldırmaz; fakat borçluya borcunu ödememek için bir def’i ileri sürme hakkı verir. Kıdem tazminatı ve ihbar tazminatı gibi alacaklarda da bir zamanaşımı süresi vardır. Peki kıdem ve ihbar tazminatında zamanaşımı kaç yıldır?

Kıdem tazminatı nedir?

Kıdem tazminatı; niteliği itibariyle işçinin emeğinin, yıllarının karşılığıdır. Bir anlamda emeklilik ikramiyesidir. Ancak belirli şartların sağlanması halinde ve işçinin işyerindeki kıdeminin de en az bir sene olması halinde kazanılan bu hak işçiler için çok önemlidir: iscidunyasi.com/kidem-tazminati-alma-sartlari

Çünkü kıdem tazminatı; işçinin çalıştığı her yıl için bir aylık giydirilmiş brüt ücreti tutarında ödenir ve bu nedenle yüksek meblağlara ulaşabilir: iscidunyasi.com/kidem-tazminati-ne-kadardir

İhbar tazminatı nedir?

İhbar tazminatı İş Kanunundaki diğer tazminatlardan farklı olarak; sadece işçinin değil, yeri geldiğinde işverenin de almaya hak kazanabileceği bir tazminat türüdür.

Bu tazminatın hak edilmesinin ön şartı, iş sözleşmesini feshederken bildirim sürelerine uyması gereken tarafın bu yükümlülüğünü yerine getirmemesidir. İhbar süresi olarak da bilinen bu yükümlülük müddeti işçinin kıdemine göre belirlenir. 2 haftadan 8 haftaya kadar çıkabilen ihbar önelleri hakkında şu yazıdan bilgi alabilirsiniz: iscidunyasi.com/ihbar-sureleri-kac-haftadir

İşte işçi ya da işveren, bildirimli fesih yaparken bu ihbar süreleri tamamlamadan iş sözleşmesini feshederse; karşı tarafa ihbar süresinin tamamı kadar ihbar tazminatı ödemek zorunda kalır.

Zamanaşımı nedir?

Konumuz bakımından zamanaşımı; bir alacağın meydana gelmesinden itibaren belirli bir süre geçtikten sonra, borçlunun borcu için ödemezlik def’i ileri sürebilmesidir. Yani, zaman aşımı süresi içinde istenmeyen bir alacak talep edildiğinde; alacaklının haklı olup olmadığına bakılmaksızın, borçlu zamanaşımının dolduğunu ileri sürerse, borcu ödemekten kurtulacaktır.

Fakat zamanaşımı def’i mahkemenin resen dikkate alacağı bir def’i değildir. Bunun anlamı; dava konusu alacak için zamanaşımı süresi dolmuş olsa bile, borçlunun zamanaşımı def’ini ileri sürmedikçe borcu ödemekle yükümlü olmasıdır.

kıdem ihbar tazminatı zamanaşımı yargıtay

Bununla ilgili olarak bir Yargıtay kararında şöyle denilmektedir:

“… Bu itibarla zamanaşımı savunması ileri sürüldüğünde, eğer savunma gerçekleşirse hakkın dava edilebilme niteliği ortadan kalkacağından, artık mahkemenin işin esasına girip onu incelemesi mümkün değildir. Zamanaşımı, bir maddi hukuk kurumu değildir. Diğer bir anlatımla zamanaşımı, bir borcu doğuran, değiştiren ortadan kaldıran bir olgu olmayıp, doğmuş ve var olan bir hakkın istenmesini ortadan kaldıran bir savunma aracıdır. Bu bakımdan zamanaşımı alacağın varlığını değil, istenebilirliğini ortadan kaldırır.

Bunun sonucu olarak da, mahkemece kendiliğinden göz önünde tutulamaz. Borçlunun böyle bir olgunun var olduğunu, kanunda öngörülen süre ve usul içinde ileri sürmesi zorunludur. Demek oluyor ki zamanaşımı, borcun doğumu ile ilgili olmayıp, istenmesini önleyen bir savunma olgusudur. Şu durumda zamanaşımı, savunması ileri sürülmedikçe, istemin konusu olan hakkın var olduğu ve kabulüne karar verilmesinde hukuksal ve kanuni bir engel bulunmamaktadır…” (22 Hukuk, 2017/25236 E. ve 2019/20865 K.).

Kıdem ve ihbar tazminatında zamanaşımı başlangıcı

Her iki tazminat için de zamanaşımı başlangıcı, iş sözleşmesinin sona erdiği tarihtir. Dolayısıyla; karşı tarafın ne zaman temerrüde düşürüldüğünden ya da karşı taraftan ne zaman talep edildiğinden bağımsız olarak, zamanaşımı süresi iş sözleşmesi sona erdiği anda işlemeye başlayacaktır.

iş kanunu tazminat zamanaşımı

İş Kanununda zamanaşımı süreleri

Zamanaşımı süreleri ücret alacakları ya da tazminat alacakları için farklıyken, 2017 yılında yapılan bir değişikle bunların çoğu için zamanaşımı süreleri aynı yapılmıştır. Şu yazımızda İş Kanununda yeni zamanaşımı sürelerini görebilirsiniz: iscidunyasi.com/is-kanununda-yeni-zamanasimi-sureleri

Tazminatlarda zamanaşımı süresi değişti

Bu sorunun cevabını bulmak için eskiden Borçlar Kanununa bakmamız gerekiyordu. Bu kanunun 146 ncı maddesine göre kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, her alacak on yıllık zamanaşımına tabi idi. Borçlar Kanununda tazminatlarla ilgili özel bir zamanaşımı süresi belirlenmediğinden, bunlar 10 yıllık zaman aşımı süresine tabiydi.

Yukarıda “geçmiş zaman” kullandık; çünkü 12/10/2017 tarihinde İş Kanununa eklenen “Ek madde 3” ile artık tazminatlar için zamanaşımı sürelerinde İş Kanunu hükümlerini esas almamız gerekti.

Bu maddeye göre de kıdem tazminatı ve ihbar tazminatı açık bir şekilde “5 yıllık” zamanaşımı süresine tabi kılınmıştır.

 

Eski zamanaşımı ne olacak?

Öyle ya; 12/10/2017 tarihinden önce işten ayrılmış bir işçi için kıdem ve ihbar tazminatı zamanaşımı süresi 10 yıldı; fakat 12/10/2017 tarihinde ve sonrasında işten ayrılan bir işçi için 5 yıl oldu. O halde örneğin 11/10/2017 tarihinde işten ayrılan bir işçi için zamanaşımı süresi 2027 yılında mı dolacak?

Bu sorunun cevabı “hayır” olacaktır; çünkü İş Kanununa eklenen Geçici Madde 8 ile özel bir düzenleme yapılmış ve eski zamanaşımı süresinin ne kadar uzun kalmış olursa olsun, 12/10/2022 tarihini geçemeyeceği ifade edilmiştir.

Örneğin yukarıdaki örnekte işçinin kıdem tazminatı normalde 11/10/2027 tarihinde dolacakken; artık zamanaşımının tamamlanma tarihi 12/10/2020 olacaktır.

ihbar ve kıdem tazminatı zamanaşımı süresi

Aralıklı çalışmada zamanaşımı süreleri

İşçinin bir işyerinde fasılalı çalışmaları olabilir. Böyle bir durumda örneğin 10 yıllık bir süre içinde 3 kez aynı işe girip çıkan bir işçi için zamanaşımı sürelerinin nasıl hesaplanması gerektiğini, şu yazımızda açıklamıştık: iscidunyasi.com/aralikli-fasilali-calismalarda-kidem-tazminati-hesabi

SONUÇ

Kıdem tazminatı ve ihbar tazminatı beş (5) yıllık zamanaşımına tabidir. Bu da demektir ki, iş sözleşmesinin sona erdiği tarihten itibaren 5 yıl geçince, bu alacaklar zamanaşımına uğrar. 5 yılın uzun bir süre olduğunu unutmayın ve geçmişte tahsil edemediğiniz tazminat alacaklarınız varsa bunları zamanaşımı süresi içinde iş mahkemesine dava açarak tahsil edebileceğinizi hatırınızda bulundurun.

Yukarıda bahsedilen 5 yıllık zamanaşımı süresi 12/10/2017 tarihinde ve sonrasında iş sözleşmesi sona eren işçiler içindir. Bu tarihten önce işten ayrılanların durumunun ne olduğunu açıkladığımız şu yazıya göz atabilirsiniz: iscidunyasi.com/is-kanununda-yeni-zamanasimi-sureleri


,
İşçi Dünyası
Zeynel Abidin Özkale
İşçi Dünyası'nın editörü olan olan yazarın, İş ve Sosyal Güvenlik hukuku üzerine yazdığı diğer yazılarına buradan ulaşabilirsiniz.

17 Yorum

  1. 2007-2015 yillari arasinda ücretli öğretmenlik yaptim 10 sonra cıkıs ve giris yaptirdilar,son 2yıl çalıştığım okul maaşlı çalışanlara tazminat ödedi ,ücretli öğretmenlere yok,NEDEN,
    Ücretli öğretmen tazminat almazmış öyle söylediler.

    1. Tazminattan kastınız kıdem tazminatı ise; kıdem tazminatı almak için ilk şart 4857 sayılı İş Kanununa tabi olarak çalışmaktır. Ücretli öğretmenler ise 657 sayılı Kanun hükümlerine göre çalışırlar. O nedenle kıdem tazminatı alamazlar Müzeyyen hanım.

  2. Merhaba mayıs ayında aldığım bir dairede 2009 yılında emekli olup 3 yıl ayrıca çalışan kapıcı kıdem tazmınatı davasını ocak ayında kazandığını öğrendim. Bizim de ödememizi istiyorlar. Ocak ayında kazanılan davanın sonucu ödenmesi gereken tutar Mayıs ayında alınan daire sahibinin de ödemesi gerekir mi?

    1. Meral hanım, sizin ödemeniz gerektiğini sanmıyorum. Hatta bana göre, kapıcının davayı kazandığı tarihin de bir önemi yok. Önemli olan kapıcının çalıştığı dönemle aynı dönemde dairede oturuyor olmaktır. Bu borç, o dönem ev sahiplerinin sorumluluğundadır.

  3. Merhaba, Eylül 2014 tarihinde işe başladım Haziran 2016 tarihinde işten ayrılacağım ve hiç izin kullanmadım… ayrılırken 14 günlük izin hakkımın ücretini alıyorum değil mi ? 7 günlük alacağımı beyan ediyorlar da size danışmak istedim.. Teşekkürler

    1. Haziran 2014 itibariyle işten ayrılırsanız ve izin kullanmadıysanız en az 14 günlük izin ücretinizi almanız gerekir. Bahsettiğiniz şartlar dahilinde 7 gün olması mümkün değil.

  4. Yabancı uyrukluyum ve 3 yıl bir yerde izinli çalışiyorum. İş yeri 3 hafta önce sözsel istifah etti ve tazminat hakkım yok dendi. Sözleşmem 28.05.2017 sona eriyor. Ne yapmam gerekiyor. Internet te okudum doğru ise yabancının 3 yıl çalıştğında 5 hafta önce istifah haber verilmelidir. Yazılı bir istifah bana verilmedi. Ayrıca 3 yıl çalışan bir yabancı başka bir işeri geçme hakkı var okudum fakat süre 6 hafta önce izin bitimi önce başvurulmalı yaziyordu. Şimdi bu hak ta kaybettim. Bana evraklarımı vermiyorlar. İş sözleşmem de yok. Ne yapabilrim ?

    Acil yardım sizden talep ediyorum

    1. Merhaba. İster yabancı olsun ister Türk vatandaşı, işçiler aynı hakka sahiptir. Sözleşmeniz süreli değilse ve çalışma süreniz 3 yılı geçmişse, size 8 hafta önceden bildirimde bulunulması gerekirdi. Bildirilmediyse ihbar tazminatı alabilirsiniz. Kıdem tazminatı hakkınız da vardır. Size buradan yardımcı olmak istesem de, tam olarak yardım etmem mümkün değil. Bir avukatla görüşmenizi ve alacaklarınız için dava açmanızı öneririm.

  5. 15 12 2000 ile15 08 2017 tarihlerinde M S B ait Askeri lojmanlar da kapıcılık ve kalorifercilik yaptım.16 08 2017 tarihinde emekli işlemlerini yaptığımda sigortamın 2015 ve 2017 tarihlerinde 15 ay yatmadığını aralıklı olarak maaşımınnet 1777.50 lira ama brüt ücretiminde aynı gösterildiği kış aylarında aurıca geceleri kazan yakma parasının gösterilmediği şimdide kıdem ve ihbar tazminatımı vermeyeceklerini söylediler beni bu konuda aydınlatırsanız çok sevinirim. Teşekkür ederim.

    1. Yaşar bey, neredeyse 17 yıllık bir hizmetiniz var ve emeklilik nedeniyle işten ayrılmışsınız. Bu durumda kıdem tazminatınızın ödenmesi gerekir ve rakam da yüksek olacağından bir an önce bir avukatla görüşüp yüz yüze bilgi almalısınız.

  6. Merhabalar,
    Temmuz ayında evlendim ve eşim 1 sene 8 aydır bir firmada çalışıyor.Evlilik sebebiyle (kadın) işten ayrılmak istiyor.Sanırım bayanlar için evlendikten 1 yıl için kıdem tazminati talep etme hakkı mevcut.Fakat şirket kıdem tazminatı ödemek istemiyor.Şirketin muhasebesi böyle bi hakkı yok diyor.
    Yapmamız gereken nedir acaba?
    İşimizi avukat tutmadan lehimize çözüme kavuşturma imkanımız mevcutmu?

  7. Mart 2011de işten çıkarıldım tazminatımı verdiler ihbar tazminatı vermediler bütün haklarımı aldım diye imza attırdılar ihbar tazminatımı alabilirmiyim

    1. Merhaba. İmzaladığınız evrakı görmeden bir şey diyemeyiz. Ama en azından arabulucu başvurusu yaparak şansınızı deneyebilir ve durumu öğrenebilirsiniz.

Bir yorum yaz

E-posta hesabınız ve şehir bilgileriniz yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir.