“Memlekette ekonomik kriz var” denilerek işçi çıkarılabilir mi?

Ekonomik kriz nedeniyle işçi çıkarılması

Günümüz küresel ekonomisinde dönem dönem küresel ve bazen de yerel krizler görülebilmektedir. Bu ekonomik krizlerden işverenlerin de etkilendiği muhakkaktır. Böyle durumlarda işverenler işçi çıkarmayı da bir seçenek olarak görmekte ve kriz nedeniyle işçi çıkarabilmektedir. Peki ama ekonomik kriz olduğu gerekçesiyle işçiler işten çıkarılabilir mi?

Ülkede ekonomik kriz olması

Elbette ki ekonomik krizin net bir tanımı yoktur. Böyle bir krizin varlığı çoğu zaman hükumetler tarafından da resmi olarak kabul edilmemektedir. Ancak piyasada yaşanan durgunluk, döviz fiyatlarında oynaklık ya da ülkede oluşan algı; bir krizin varlığına işaret edebilmektedir. Ülkede yaşanan büyük bir krizden ilk etkilenecek olanların başında da işverenler gelmektedir. Satışların ve siparişlerin azalması, maliyetlerin artması ya da borçların yükselmesi şeklinde kendini gösterebilen bu etkilerin doğal sonucu ise çoğu zaman küçülme olmaktadır.

Ekonomik krizin işyerine yansıması

Öncelikle şunu vurgulamam gerekir. Ülkede ekonomik kriz olduğuna hiçbir şüphe olmasa ve hükumet bile krizin varlığını kabul ederek tedbir paketleri açıklasa bile, bu krizin varlığı işçilerin çıkarılması için işverene tek başına gerekçe olamaz. Yani işveren; ülkede kriz olduğu gerekçesiyle, sadece bu nedene dayanarak işçisini işten çıkaramaz.

Önemli olan, bu krizin işyerine fiilen yansımış olmasıdır. Ülkede ekonomik kriz varken işverenin işlerinin eskisi gibi yürümesi, hâlâ aynı kazancını devam ettiriyor olması halinde; bu işyerinin ekonomik krizden etkilendiğini varsaymamız mümkün olmaz. Buna göre esas olan; ülkede bir ekonomik kriz olması ve işverenin de bu krizden önemli ölçüde etkilenmiş olmasıdır.

İşyeri ekonomik krizden etkilendi mi?

Cevabı verilmesi gereken ilk soru budur. Bu sorunun cevaplandırılması için ise bazı somut tetkikler şarttır. Gelin, Yargıtay kararlarına bakalım ve yüksek mahkemenin bu tip davalarda hangi kriterleri esas aldığını görelim. Yargıtay, aşağıdaki soruların cevabını aramaktadır:

  • Şirkette bir ekonomik daralma meydana geldi mi?
  • Meydana gelen ekonomik daralma, istihdam fazlası meydana getirdi mi?

Bu soruların cevabının evet olması, işyerinin ekonomik krizden etkilendiğini göstermektedir. Ancak bunlar da yeterli değildir.

Fesih son çare olarak mı uygulandı?

kriz nedeniyle işçi çıkarma

Yargıtay, ekonomik krizden etkilenen bir işyerinin son çare olarak fesih yoluna başvurmasını beklemektedir. Fesihten önce işyerinde aşağıdaki uygulamaların bir kısmının ya da benzerlerinin yapılmış olmasını beklemektedir:

  • Fazla çalışmaları kaldırmak ya da azaltmak
  • İşçinin rızasıyla çalışma süresini kısaltmak ve bunun için mümkün olduğu ölçüde esnek çalışma şekillerini geliştirmek
  • İşi zamana yaymak
  • İşçileri başka işlerde çalıştırmak
  • İşçiyi yeniden eğiterek sorunu aşmak

Ekonomik kriz nedeniyle fesih şekli

O halde krizden etkilenen, bu durumun istihdam fazlasına sebep olduğu, işçisini işten çıkarmamak için her yolu deneyen bir işveren; yine de sonuç alamamışsa işçini işten çıkarabilir. Bu durumda feshin bildirimli fesih şeklinde yapılmış olması, işçiye ihbar sürelerinin kullandırılması ve kıdem tazminatının da ödenmesi gerekir. Ayrıca hangi işçilerin işten çıkarılacağı ve hangilerinin çalışmaya devam edeceği konusunda somut kriterler belirlenmeli ve işçilere eşit davranılarak çıkış işlemleri yapılmalıdır.

SONUÇ

Her şeyden önce şu hususu net olarak söylemem gerekir. Ülkede ekonomik kriz olması, tek başına bir fesih gerekçesi olamaz. İşçi, sadece “Memlekette kriz var” denilerek işten çıkarılamaz.

Bunun için işyerinin ekonomik krizden somut biçimde etkilenmiş olması, bunu sonucunda fazla istihdamın meydana gelmiş olması gerekir. Bu şartlar mevcut olsa bile; bu defa da işverenin işçisini işten çıkarmadan önce farklı yollar denemesi ve feshe son çare olarak başvurması gerekir.

Bütün bu şartların sonucunda işten çıkarılan işçiye ihbar süresi kullandırılmalı ve kıdem tazminatı ile varsa diğer bütün alacakları ödenmelidir.

,
Mustafa Baysal
Mustafa Baysal
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığında üç yıldan uzun süre İş Müfettişi olarak görev yapan yazarın, İş Kanunu Sorunları adında bir kitabı bulunmaktadır. İşçi Dünyası'nın kurucusu da olan yazarın, İş ve Sosyal Güvenlik hukuku üzerine yazdığı diğer yazılarına buradan ulaşabilirsiniz.

Bir yorum yaz

E-posta hesabınız, telefon ve şehir bilgileriniz yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir.