Özel okul öğretmenleri de işe iade davası açabilir

Özel okul öğretmeni işe iade davası açabilir mi?

Özel okullarda görev yapan öğretmenler belirli süreli iş sözleşmeleriyle çalışmaktadır. Mevzuat gereği, öğretmenlerle yapılan sözleşmelerin eğitim ve öğretim yılıyla sınırlı olması gerekmektedir. İşe iade davası açmak için ise belirsiz süreli iş sözleşmesiyle çalışılması gerekir. Ancak buna rağmen özel okul öğretmenleri işe iade davası açabilmektedir. Peki ama nasıl?

İşe iade davası

Öncelikle işe iade davasının öneminden bahsedelim. Bu dava türüyle ilgili daha önce bir yazı yazmıştım. İş Kanununa göre iki tür fesih mümkündür. Bunlar haklı nedenle derhal fesih ve bildirimli fesihtir. İşte işveren işçisini işten çıkarırken haklı bir nedenle derhal feshi gerektiren bir durum yoksa, işçinin bildirimli fesih yoluyla işten çıkarılması gerekir.

Bunun anlamı, işçiye ihbar süresi kullandırılmasının gerekli olmasıdır. Ancak bazı durumlarda bu yeterli değildir. İşyerinde çalışan işçi sayısı en az 30 ise, işçi belirsiz süreli iş sözleşmesiyle çalışıyorsa ve işyerinde en az 6 ay kıdemi varsa; işverenin işçini işten çıkarmak için GEÇERLİ bir nedene dayanması gerekir.

Bu uygulamada iş güvencesi olarak adlandırılmaktadır. Yukarıdaki özelliklere sahip bir işçi işten çıkarıldığında, ortada geçerli bir neden olmadığını iddia ederek iş mahkemesine başvurma ve işe iadesini isteme hakkına sahiptir.

İşe iade davasının sonuçlarını da daha önce yazmıştım. Bu davanın önemi ise sonuçlarından ileri gelmektedir. Mahkeme işçiyi haklı bulursa ya işveren onu tekrar işe almak ya da almıyorsa tazminat ödemek zorundadır. Bu durumda işçiye 8 aylık ücreti tutarına kadar işe başlatmama tazminatı ve 4 aylık ücretine kadar boşta geçen ayların ücreti işveren tarafından ödenebilmektedir. Bu nedenle işe iade davası açabilme şartlarına sahip olmak çok önemli bir avantajdır.

Özel okul öğretmeni belirli süreli sözleşmeyle çalışıyorsa nasıl dava açabilir?

Birçok öğretmenin ve hatta avukatın gözden kaçırdığı husus da budur. Bir öğretmen işten çıkarıldığında kıdem tazminatı için dava açmakta; ancak işe iade davası açmamaktadır. Çünkü iş sözleşmesinin belirli süreli olduğunu düşünmektedir. Halbuki durum böyle değildir.

ozel-okul-ogretmeni-ise-iade-davasi

5580 sayılı Özel Eğitim Kurumları Kanununun 9uncu maddesine göre “Okullarda çalışan yönetici, öğretmen, uzman öğretici ve usta öğreticiler ile kurucu veya kurucu temsilcisi arasında yapılacak iş sözleşmesinin, en az bir takvim yılı süreli olmak üzere yapılması” gerekmektedir. Bu maddeden ilk bakışta, yapılacak sözleşmenin belirli süreli olduğu yönünde bir çıkarım yapılabilir. Çünkü maddede “süreli” ibaresi geçmekte ve bu ise belirli süreli sözleşme gibi anlaşılmaktadır.

Ancak burada kanun koyucu iş sözleşmesinin EN AZ bir yıl süreli yapılmasını şart koymuştur. Uygulamada nedense sözleşmeler bir yıllık yapılmakta ve her yıl yenilenmektedir. Aslında özel okul, öğretmeniyle örneğin 5 yıllık bir iş sözleşmesi de yapabilir. Bunun anlamı ise bu sözleşmenin belirli süreli iş sözleşmesi değil, ASGARİ SÜRELİ İŞ SÖZLEŞMESİ’dir.

Yargıtay’a göre; “Gerçekten eğitim personeliyle ilgili yazılı sözleşme yapılması hükmü değerlendirildiğinde bu sözleşmenin belirli süreli olmaktan çok asgari süreli iş sözleşmesi olarak değerlendirilmesi gerekir. Zira kanunun 9 uncu maddesine göre “Kurumlarda çalışan yönetici, öğretmen, uzman öğretici ve usta öğreticilerle özel öğretim kurumunu temsil eden kurucu veya kurucu temsilcisi arasında yapılacak iş sözleşmesi, en az bir takvim yılı süreli olmak üzere yönetmelikteki esaslara göre yazılı olarak yapılmalıdır”. Buradaki en az bir takvim yılı ibaresinden açıkça bir asgari süre öngörüldüğü açıktır. Eğitim ve öğretim devam eden bir faaliyet olduğuna göre asgari süre iki yıl da, üç yıl da olabilir. O halde eğitim personeliyle yapılan sözleşmenin yasadan kaynaklanan asgari süreli iş sözleşmesi olduğunun kabulü gerekir.” (9 Hukuk, 2015/2422 E.)

Yine bir başka karar ise şu şekildedir: “Dosya içeriğine göre davacı öğretmenle 2003 yılında beri her yıl yasa gereği yapılan sözleşmelerle davacının davalı özel öğretim kurumunda çalıştığı, bu sözleşmelerin asgari süreli olduğu, davacının iş güvencesi hükümlerinden yararlanması gerektiği, davacının asgari süreli iş sözleşmesinin 20.06.2014 tarihinde sözlü olarak feshedildiği, feshin yazılı yapılmadığı, bu feshin 4857 sayılı İş Kanunu’nun 19 uncu Maddesinde belirtilen geçerlilik şartına uygun olarak yapılmadığı ve geçerli neden dayanmadığı anlaşıldığından davanın kabulü yerine yazılı gerekçeyle reddi hatalıdır.” (7 Hukuk, 2014/22023 E.)

SONUÇ

Özel okulda görev yapan bir öğretmenin işe iade davası açamayacağı inanışı yanlıştır. Eğer özel okulda görev yapan bir öğretmenseniz ve işten çıkarılmışsanız, okulunuzda çalışan işçi sayısı en az 30 ise ve okuldaki kıdeminiz de en az 6 ay ise işe iade davası açabilirsiniz.

ÖNEMLİ DEĞİŞİKLİK NOTU:

Bunu özellikle belirtiyorum, çünkü yazımıza konu uyuşmazlıkla ilgili YARGITAY karar değiştirmiş ve öğretmenlerin İŞE İADE DAVASI AÇAMAYACAĞINA hükmetmiştir.

Yargıtay Büyük Genel Kurulu 2018/2 esas numarasıyla bir İÇTİHADI BİRLEŞTİRME kararı vermiştir. Bu kararın ilgili kısmı şu şekildedir:

“O halde, 5580 sayılı Kanunun 9’uncu maddesinde belirtilen sözleşmenin belirsiz süreli olduğunun kabulü hükmün amacına aykırıdır. Çünkü hükmün amacı öğrencinin eğitiminin aksamadan sürdürülmesidir. Başka bir deyişle, yapılacak amaca uygun yorum, söz konusu normun işçiyi (öğretmeni) değil, eğitimi ve öğrencileri koruduğunu açıkça ortaya koymaktadır. Yasa bunu, bir yıl devam eden veya birbirini izleyen ve haklı bir neden olmaksızın feshedilmesi hukuka aykırı olan belirli süreli iş akitlerinin kurulmasını öngörmekle sağlamaktadır. Başka bir deyişle söz konusu sözleşmelerin asgari süreli olarak kabul edilmesi hükmün amacına aykırıdır.

Bu açıklamalar ışığında 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu’nun 9’uncu maddesinde belirtilen iş sözleşmesinin niteliğinin belirli süreli iş sözleşmesi olduğu anlaşılmakla, kanunda öngörülen bu durumda 4857 sayılı İş Kanunu’nun 11 ‘inci maddesinde belirtilen objektif koşulun gerçekleştiği kabul edilmelidir. Başka bir anlatımla kanun hükmünün sözleşmenin belirli süreli yapılması zorunluluğunu öngördüğü durumda objektif koşulların varlığı aranmaz. Kanun hükmü ile sözleşmenin belirli süreli yapılması gereken hallerde belirli süreli sözleşmenin zincirleme yapılması da sözleşmenin belirli süreli olma niteliğini ortadan kaldırmaz

Nitekim, 2018’den sonra örneğin bir Yargıtay kararında verilen karar şu şekildedir:

“Yargıtay Kanunu’nun 45/5. maddesi karşısında Dairemizce “Yargıtay İçtihatları Birleştirme Genel Kurulu’nun 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu kapsamında çalışanların iş sözleşmelerinin üst üste yenilense dahi yasadan kaynaklandığı ve belirli süreli iş sözleşmesi olması özelliğini koruduğu, belirli süreli iş sözleşmesi ile çalışanların iş güvencesi hükümlerinden yararlanamayacaklarına ilişkin Yargıtay İçtihatları Birleştirme Genel Kurulu’nun 23.02.2018 tarih, 2017/1 Esas – 2018/2sayılı kararına uygun karar verilmesi gerekmiştir” (9 Hukuk, 2018/15404 E.)

Sonuç olarak, yazımızın zaman içerisinde hükmünü yitirdiğini ve güncellenmesi gerektiğini söylemeliyiz. Ancak bunun nedeni bizim hatamız değil, Yargıtay’ın fikir değiştirmesidir ve bundan sonrası için yazımızın konusunu şöyle bağlamamız gerekir:

“Özel okul öğretmenlerinin, artık İŞE İADE DAVASI açma hakkı YOKTUR.”


İşçi Dünyası
Zeynel Abidin Özkale
İşçi Dünyası'nın editörü olan olan yazarın, İş ve Sosyal Güvenlik hukuku üzerine yazdığı diğer yazılarına buradan ulaşabilirsiniz.

Bir yorum yaz

E-posta hesabınız, telefon ve şehir bilgileriniz yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir.

Bu yazımızı, alttaki sosyal medyada hesaplarının birinden paylaşan ziyaretçilerimizin yorumları ÖNCELİKLE cevaplanmaktadır. Yorum yaptığınız kullanıcı adıyla Sosyal Medya kullanıcı adınızın aynı olması yeterlidir.