Whatsapp Grupları ve Çalışan Serbest Zamanı

Gün geçmiyorki şirkette, iş yerinde yeni bir whatsapp gurubu kurulmasın!

Bu yazımda öncelikle özel hayatımıza ve serbest zamanımıza iyiden iyiye nüfuz etmeye başlayan ”işyeri içerisinde iletişimi güçlendirmek” amacıyla kurulan whatsapp gruplarına farklı bir perspektiften değineceğim. Değinirken de bu gruplara büyük çoğunlukla maruz kalan; bilgi işçisi, ofis, büro çalışanı beyaz yakaları vurgulayacağım. Zira emek yoğun çalışan üretimdeki mavi yakamızın kısmen muhatap olmadığı ve adeta bu konuda bence şanslı olduğu bir olgu çünkü bu. (Elbette olanlar da var, farklı sektörlerde çalışanlar, özellikle de perakende sektörü)

İşçi Kimdir?

Kısaca hatırlamamızda bir fayda görüyorum. İş Yasası’nın 2. Maddesi’nde “işçi” ve “işveren” şöyle tanımlanıyor:

“İşçi; bir iş sözleşmesine dayanarak herhangi bir işte ücret karşılığı çalışan kişiyi anlatır.

“İşveren; işçi çalıştıran ve ücret ödeyen gerçek ve tüzel kişileri anlatır.”

Tanımlardan da görüleceği üzere bir iş sözleşmesine tabii çalışan ve işveren olmayan kişi iş literatürüne göre İŞÇİ adını almakta. İster üst düzey yönetici, ister ofis çalışanı beyaz yakalı, ister 200 kişilik bir ekibe liderlik eden özel güvenlik müdürü, ister markette kasiyer olsun organizasyon içerisinde pozisyonlar sonradan atfedileceği gibi bu kişiler topyekün bordrolu çalışan bir işçidir.

Ara dinlenmesi mecburi mi?

Bu yazıya da göz atmak ister misiniz?

Pek tabi ki işçi de emeğinin karşılığında ücretini ödeyen işverene karşı iş görme edimini yasada sözü edilen ve belirli unsurları kapsayan bir iş sözleşmesi koşullarıyla yerine getirir, çalışır. İş sözleşmesi unsurlarında, yapılacak iş, işin niteliği, çalışma süreleri, ücret, ücretin ödenme zamanı ve diğer özel koşullar gibi ana hususlar belirtilir. Makalemizin ana konusunu da çalışma süreleri oluşturmaktadır. Yani işçi, beden gücünü veya fikir gücünü belirli bir ücret karşılığında ve belirli bir zaman diliminde bir amaç için sermayeye/işverene kiralar. Konuyu akademik olarak çok uzatmadan ve doktrine çok girmeden birkaç örnekle açıklamak isterim:

  • Bir şirkette  muhasebe uzmanı olarak çalışan Ali bey haftalık çalışma süresini doldurmuş, kendisine tevdi edilen işleri yapmış ve hafta tatiline hak kazanmış biri olarak izin günü olan Cumartesi günü ailesiyle sinemaya gitmiştir.  Sinema sonrası film değerlendirmesi için kafede kahvesini yudumlayıp ailesiyle sohbet ederken telefonuna gelen bir iletiyle sosyal dünyasından kopmuş, kendisine ayırdığı ve dinlenmesi gereken serbest zamanda işyeri whatsapp grubunda yazılan bir soruya cevap verme gereği duymuştur. Yada müdürü/patronu hafta içi gerçekleşen bazı işlerle ilgili bilgi akışı istemiş, başka sorular sormuş, gelecek haftayla ilgili de bir görev tevdi etmiştir. Yazışma ve mutabakata varma aşaması karşılıklı dosya gönderilerini de kapsayarak dilek ve temennilerin iletilmesi ile birlikte ortalama 25 dakika sürmüştür.
  • Bir zincir marketin şubesinde reyon sorumlusu olarak çalışan Elif hanım vardiyasını bitirmiş ve evine gelmiştir. Kendisinden herhangi bir fazla mesai talebi de olmamıştır işyeri tarafından. Bir sonraki iş günü vardiyasına gitmeden önce evde çocuğu ile vakit geçirmekte ve serbest zamanını kullanmaktadır. Müdürü tarafından işyeri whatsapp grubuna dün cereyan eden bir hususla ilgili bir yazı yazılmış ve tüm çalışanlardan detaylı bilgi istenecek bir münazaraya dönüşmüştür. Elif hanım çocuğu ile oynamayı bir kenara bırakmış ve yaklaşık 20 dakika süren bu yazışma duvarını monitör etmek, kendisinden istenen cevaplara da katılmak zorunda kalmıştır.

Elbette bir çoğumuzun günlük hayatta sıkça karşılaştı bu örnekleri çoğaltabiliriz. Peki asıl ve can alıcı soruları sorma vakti geldi!

İş dışı yaşanan ve  serbest zamanı alıkoyan bu dakikalar/saatler fazla mesai midir? Yoksa bir dijital / gizli mobbing midir? Bu gruplara katılım zorunlu mudur? İşçinin çalışma saatleri dışında grubu sürekli takip ederek cevap yazma mecburiyeti var mıdır?

Çalışanı evinde dahi esir alan, zihinsel olarak dinlenmesini engelleyen taciz olgusu mudur? Madem iletişim bu kadar önemli whatsapp grupları icat olmadan önce koca koca Holdingler nasıl yönetiliyordu? İş sözleşmelerinde vurgulanan en seri iletişim vasıtası nedir? Toplantılar ne içindir? Telefonlar artık arama yapmıyor mu yoksa? İzinli bir gününde çalışanı rahatsız etmeden, ertesi gün o bilgiye ulaşmak çok mu trajik?

Sonuç olarak; 

İşin gerçeği bu konuda yargıya intikal etmiş somut bir örnek yok. Yasalarımızda da bağıtlayıcı bir madde yok. İşverenlerinde kafası karışık, çalışanlarında. İş dünyası ile ilgili platromlarda bazı tartışmalar ve makaleler mevcut,fakat bunlar daha çok yazışmaların delil olup olmayacağı, işveren aleyhine yazışmaların tek taraflı iş akdi sebebi olup olmayacağı hususundadır.  Maalesef ki whatsapp gruplarındaki mesajlara mecbur dönüş isteyen iradenin, işçinin Anayasal dinlenme hakkı olan serbest zamanından çalıp çalmayacağını, bunların fazla mesaiye girip girmeyeceğini, işçinin de bu oluşumlara katılma mecburiyetinin, mesai saatleri dışında cevap verme mecburiyetinin olup-olmadığını irdeleyen bir görüş, tüm bunları bir kurala bağlayan bir disiplin anlayışı ortaya atılmamış henüz…

Temennim, gizli gizli mutsuzluk ve mental yorgunluk saçan bu olgunun bir an önce dile getirilip çözüme ulaştırılması ve önce yetkili makamlarca yasalara entegre edilmesi, işyerlerince de yazılı bir kurala bağlanmasıdır.

 

Gürcan TETİK

İşçi Dünyası | Yazar

gurcantet@gmail.com

 


İşçi Dünyası
Zeynel Abidin Özkale
İşçi Dünyası'nın editörü olan olan yazarın, İş ve Sosyal Güvenlik hukuku üzerine yazdığı diğer yazılarına buradan ulaşabilirsiniz.

2 Yorum

  1. Gürcan bey, tebrik ederim. Çok güzel bir noktaya parmak basmışsınız. Ancak günümüz iletişim teknolojisi bu denli yaygın oldukça, bu tür sorunlardan kaçış olmayacaktır. Bakınız, kamuda görev yapan memurlar da aynı sorundan muzdarip. Örneğin öğretmenler, okullarda kurulan whatsapp gruplarından gün ve gece boyu bildirim almaya devam ediyor. Bu konuda da son noktayı, işçiler açısından tabi, Yargıtay koyacaktır.

    1. Teşekkür ederim Zeynel bey, biraz klişelerden uzaklaşıp özgün, aslında bir o kadarda yaygın bir konuya değinmek istedim.
      Evet bugün bir memur arkadaşımla buluştum, konuyu onunla da konuştuk. O da oldukça muzdarip ve 5 farklı gruba eklendiğini, zaman zaman o grupların da mesai sonrası feci bir baskı unsuru olabildiğini söyledi. İşin gerçeği kamuda bu kadar yaygın ve mağdur edici olduğunu bilmiyordum. Şaşırdım ve biraz da üzüldüm.
      Umuyoruz ki yasa koyucu bu gizli ama çok yaygın olguya hem idare hukuku hemde iş hukuku açısından en kısa zamanda müdahale eder.

Bir yorum yaz

E-posta hesabınız, telefon ve şehir bilgileriniz yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir.