Yargıtay kararlarında mobbing kavramı

Mobbing nedir?

İnternette mobbing üzerine yazılmış onlarca yazı mevcut. Sizlere sunacağımız bu yazıda farklı bir usul izleyecek ve iş mahkemeleri kararlarının temyizi üzerine verilen Yargıtay kararlarında mobbing kavramını inceleyeceğiz. Böylece, işçinin dava açması durumunda nelerle karşılaşabileceğini ortaya koymaya çalışacağız.

Psikolojik taciz

Kamuoyunda “mobbing” ya da “mobing” olarak bilinen psikolojik taciz, hukuki dayanağını Borçlar Kanununun 417nci maddesinden almaktadır. Buna göre; işveren, hizmet ilişkisinde işçinin kişiliğini korumak ve saygı göstermek ve işyerinde dürüstlük ilkelerine uygun bir düzeni sağlamakla, özellikle işçilerin psikolojik ve cinsel tacize uğramamaları ve bu tür tacizlere uğramış olanların daha fazla zarar görmemeleri için gerekli önlemleri almakla yükümlüdür.

Yargıtay kararlarında mobbing esasları

Yargıtay kararları tetkik edildiğinde mobing konusunda aşağıdaki hükümlerin kurulduğu görülmektedir. İşyerinde psikolojik tacize uğradığını düşünen ya da mobbing davası açmış işçiler açısından bu hükümler emsal teşkil edecektir.

İşçiye edilen her hakaret mobbing midir?

Bu yazıya da göz atmak ister misiniz?

  • Mobbingin meydana gelebilmesi için bir işçinin hedef alınarak, uzun bir süre ve belli aralıklarla sistematik biçimde tekrarlanan, mağdurun karşı koymasına rağmen yapılan aşağılayıcı, küçük düşürücü ve psikolojik olarak acı veren, işteki performansı engelleyen veyahut olumsuz bir çalışma ortamına sebep olan tehdit, şiddet, aşağılama, hakaret, ayrımcılık, ağır eleştiri, taciz ve çalışma şartlarını ağırlaştırma gibi eylem, tutum ve davranışların uygulanması gerekir. (22 Hukuk, 2014/15971 E.)
  • Uluslararası Çalışma Örgütü’ne göre de mobbing; “bir veya bir grup işçiyi sabote etmek için yapılan, zalimce, kötü niyetli, intikamcı, aşağılayıcı ve eleştirici tavırlarla kendini gösteren davranış biçimi” şeklinde tanımlanmaktadır.
  • Mobbingde, hedef alınan kişinin şerefine, kişiliğine, karakterine, inancına, değerlerine, yeteneklerine, tecrübelerine, birikimlerine, düşüncelerine, etnik kökenine, yaşam biçimine, kültür vb. yönlerine topluca bir saldırı söz konusudur. Bu saldırı, dedikodu ve söylenti çıkarma, iftira atma, toplum önünde küçük düşürme, hafife alma, karalama, kötüleme ve yok sayma gibi kişiyi zihinsel, ruhsal, fiziksel ve bedensel olarak etkileyebilecek eylemlerle yapılmaktadır.
  • Alman Federal İş Mahkemesi bir kararında işçilerin birbirine sistematik olarak düşmanlık beslemesi, kasden güçlük çıkarması, eziyet etmesi veya bu eylemlerin işçinin başta işveren olmak üzere amirleri tarafından gerçekleştirilmesi olarak tanımlanmıştır. (BAG, 15.01.1997, NZA. 1997) Görüleceği üzere işçi bir taraftan diğer işçiye, diğer taraftan işverene karşı korunmaktadır. İşçinin anlattığı mobbing teşkil eden olayların tutarlık teşkil etmesi, kuvvetli bir emarenin bulunması gerekmektedir. Kişilik hakları ve sağlığın ağır saldırıya uğraması mobbingin varlığını tartışmasız kabulünü doğurur. (22 Hukuk, 2012/24019 E.)
  • Süreklilik göstermeyen, belli aralıklarla sık sık tekrarlanmayan, ara sıra münferit olarak meydana gelmiş birkaç haksız, kaba, nezaketsiz veya etik dışı davranış mobbing olarak nitelendirilemez. (22 Hukuk, 2014/3426 E.)
  • Mobbingin varlığı ve kabulü için mağdurda psikolojik rahatsızlığın meydana gelmesi zorunlu olmadığı gibi, her psikolojik rahatsızlığın nedeni de mobbing değildir. Birçok olguda işyeri stresinin çalışanların sağlığı üzerinde mobbinge benzer etkiler oluşturduğu bilinen bir husustur. Çalışanlar üzerinde olumsuz etki yaparak, onların davranışlarını, verimliliklerini ve sosyal ilişkilerini etkileyen olgu, stres olarak tanımlanır ve rahatsızlık belirtileri birçok yerde mobbinge benzerdir. Mobbing oluşturan eylemler, mağdur üzerinde psikolojik baskı oluştursa ve bunun sonucunda bir kısım sağlık sorunlarına neden olsa da, her psikolojik baskıyı ve rahatsızlığı mobbinge bağlamak doğru değildir. Bu bağlamda, bir işyerinde yaşanan belli yoğunluktaki stres, kaba, kırıcı ve küçümseyici davranışlar, çalışanları mutsuz yapsa, onların psikolojik ve ruhsal sağlığında bozulmalar meydana getirse de, diğer unsurlara bakılmadan mobbing olarak kabul edilmesi hatalıdır. Örneğin, nezaket ve saygının yokluğu olan işyeri kabalığı, doğal olarak kişiye bağlı, beğenilmeyen, çirkin görülen, rahatsız edici ve hoş karşılanmayan söz, tutum ve davranışlardan oluşmaktadır. Dosya kapsamındaki tanık beyanlarından, söz konusu davalı işyerinde çalışanlara karşı kaba davranıldığı, zaman zaman hakaret içerikli sözler söylendiği, bir kısım kusurlu davranışların hoş görülmediği ve çalışanların küçük düşürüldüğü anlaşılmaktadır.
  • Mobbingi; stres, tükenmişlik sendromu, işyeri kabalığı, iş tatminsizliği ya da doyumsuzluğu gibi olgulardan ayıran husus, belli kişinin belli bir amaca yönelik olarak hedef alınması, yapılan haksızlığın sürekli, sistematik ve sık oluşudur. (22 Hukuk, 2013/11788 E.)
  • Bir hareketin mobbing sayılabilmesi için sistematik, sürekli ve kasıtlı olması gerekir. Ayrıca, bu şekilde davranışlara maruz kaldığını ispat yükü iddia edene düşer. Yani işçi mobbinge maruz kaldığını ispat etmelidir. (22 Hukuk, 2013/37918 E.)
  • Öğretide genel olarak mobbing kapsamına giren durumlar; kendini göstermeyi engellemek; sözünü kesmek, yüksek sesle azarlamak, sürekli eleştiri, çalışanın iş ortamında yokmuş gibi davranılması, çalışanların ve işverenlerin işçiyle konuşmaması, iletişimin kesilmesi, asılsız söylenti, hoş olmayan imalar, nitelikli iş verilmemesi, anlamsız işler verilip sürekli yer değiştirilmesi, ağır işler verilmesi, fiziksel şiddet tehdidi, cinsel taciz, mağduru çalışma yaşamında yalnızlaştırma, alaya alınma gibi davranışlar olarak belirlenmiştir. (9 Hukuk, 2010/38293 E.)
  • Ülkemizde yaygın olarak kullanılan ifadesiyle “işyerinde psikolojik taciz” (mobbing), Türk Dil Kurumu’nun “Bezdiri” olarak tanımladığı olgu; sistemli bir şekilde, süreklilik arzeden bir sıklıkta çalışanı sindirme maksadıyla kişinin özgüvenine uygulanan psikolojik ve hatta fiziksel saldırgan davranışı ifade etmektedir. Başka bir ifadeyle işyerinde bir veya birkaç kişinin, istenmeyen kişi olarak ilan ettikleri kişiyi, dışlayarak, sözlü ya da fiziksel tacizde bulunarak mutlak itaate zorlamak, yıldırmak ve bezdirmektir.
  • Anlık öfkeyle süreklilik göstermeyen geçici davranışlar mobbing değildir. Mobbingde amaç, iş ilişkisi içinde bulunduğu mağdurdan kurtulmak veya ona zarar vermek, onu yıldırmaktır.

SONUÇ

mobbing nedir

Yukarıda yer alan karar örnekleri, konu hakkında yeterli bilgiyi içermektedir. Her şeye rağmen son bir özet yapmak gerekirse, kendisine mobbing uygulandığını düşünen işçinin şu hususları tekrar gözden geçirmesinde fayda vardır.

  • İşçiye karşı yapılan fiiller uzun bir süredir ve belli aralıklarla sistematik biçimde mi tekrarlanıyor?
  • İşçi, belli bir amaç için hedefe alınmış durumda mı? Onunla sürekli uğraşılıyor mu?
  • Birileri işçiyi yıldırmaya mı çalışıyor?
  • Sindirme amaçlı psikolojik ya da fiziksel şiddet var mı?

Bu sorulara “evet” cevabını veren bir işçi psikolojik tacize yani mobbinge uğruyor demektir. Ancak işçilerin; her psikolojik sorunun ya da hakaretin veya iş arkadaşlarıyla yaşanan problemin mobbing olarak değerlendirilemeyeceğini unutmaması gerekmektedir. İşyerinde mobbinge uğrayan işçi, iş sözleşmesini haklı nedenle derhal feshedebileceği ve İş Kanunundan doğan haklarını talep edebileceği gibi ayrıca manevi tazminat da isteyebilecektir.


İşçi Dünyası
Zeynel Abidin Özkale
İşçi Dünyası'nın editörü olan olan yazarın, İş ve Sosyal Güvenlik hukuku üzerine yazdığı diğer yazılarına buradan ulaşabilirsiniz.

6 Yorum

  1. Mustafa bey bir konuyla ilgili bilginiz ve görüşlerinize ihtiyacım var.
    Yakın zamanda işverenim tarafından şirkette herkesin içinde azarlandım. Hatta öyle bağırdıki müşteriler bile duydu çünkü şirketin orta yerinde yaptı bunu. Belki haklı olabilir kızmakta ama bunu kendi varolan odasında yapabilirdi. Bu beni çok rencide etti. bunu yediremiyorum. Ve o kadar insanın içinde beni küçük duruma düşürüp bağırması şahsımı zedeledi ve performansımı düşürdü. Şimdi size sorum şu; ben işverenime manevi tazminat davası açsam şahsıma herkesin içinde hakaretten, sonuçta bir odası var ama bunu herkesin içinde yaptı. Kazanma olasılığım nedir? Ve bu davayı açarken halen devam etsem kendinin işten çıkarması için kıdem+ihbar tazminatımı 4 kendim çıkmadığım için işkurdan işsizlik maaşı alabilir miyim? Sorularım bu kadar şimdiden teşekkürler.

  2. Merhaba
    Eşim özel bir hastanede sorumlu olarak calisiyor. Ayni seviyede olan 8 kişiler ve hepsinin ayri ayri bolumlere bakiyor. Eşimin sorunu , diger 7 kisinin baktigi bolum sayilari hep 2 yada 3 iken kendisine 8 bölüm bağlı. Gecen sene birkere hastane direktöruyle gorustugunde begenmiyorsan cikabilirsin diye bir cevap almisti. Sizde mobbing olarak geçermi bu ayrimcilik.

    1. Merhaba. Bu soruya net cevap veremeyiz. Yazıdaki hususları değerlendirerek, buna karar vermesi gereken, çalışan olmalıdır.

  3. Meraba
    İş yerimden 05.01.2019 tarihi de ayrılmak zorunda kaldım şirket bütün haklarımi verdi ben ve 3 arkadaşımı 2 ay boyunca leptop hırsızlığı ile suçladılar ..ayrıca kamera kayıtları silindiği ni idea ettiler ..ben kendilerinin sildiginden şüphe ediyorum ayrıca kamera kayıtları çıkarıldı ve birkanit bulunamadı ..2 ay boyunca jamdar ma geldi çalışma yerimize biz ifadeye gittik ama şirket jandarmayida bir şekilde eline aldigi için ifademiz bilgi amacli alındı ama 2 saat boyunca sorgulandim telefonumu alıp herşeye baktı komutan ..karakolda ve komutan odasında kamera vardı kayıt altında ..ayricasirket müdürü elinde tatlı ve lokumla komuta na resmen bizi ezmesini rica etti ..ayrica iş yerine gelen müdür midur yardcisi vb insanlar sürekli olarak suclamiyoruz ama siz yaptınız dedi ..yazılı olarak savunma aldılar ..sonra birşey çıkmayınca iş ahdini fes ettiler ..2 ay boyunca iş vermediler sürekli gelip gidip çağırıp meseleyi sordular ..ayrica bilgisayar baska birinin arabasinda bulundu ama yinede bizi çıkardılar isten..şimdi işyerinde hırsızlığı yapmış olarak biz bilimiyoruz ve 400 kişilik bir şirket ..2 ay boyunca bütün duzmim bozuldu aile iş herşey kötüye gitti şuan issizim ve piyasa çok kötü iş buladim ..esim hamile issiz Lil maaşı kira ve gidy ancak yetiyor ..ben sizden suna cevap istiyorum ortada kanıt olmadan sadece bir polislik oynamak hevesiyle özel sektörün işçisini issiz bırakmak üç kuruş tazminat ödeyip yükten kurtulmasi dogrumu..bu konu için 20 şahit bulup mahkemeye çıkara bilirim ayrıca birim sorumlumuda şahit lik yapabileceğini soyledi ..manevi tazminat davasi acabilirmiyim acarsam boşuna mı uğraşmış olurum

    1. Merhaba. Şimdi size buradan akıl verebilirim ya da yol gösterebilirim. Ama hiçbirinin bir anlamı olmayacaktır. İnternette aldığınız tavsiyeler de bir işe yaramaz. Yapmanız gereken, bir avukata gitmek ve dava açmak istediğinizi söylemektir. Sonra avukatla konuşur ve haklı olup olmadığınızı, davayı kazanıp kazanmayacağınızı tartışırsınız. Buna göre de karar verirsiniz.

Bir yorum yaz

E-posta hesabınız, telefon ve şehir bilgileriniz yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir.