Yıllık izin ücretinde zamanaşımı 10 yıla çıktı!

Yıllık izin ücreti zamanaşımı 10 yıl mı?

Başlığı bu şekilde atmamın sebebi, genel olarak uygulamacıların yıllık izin ücretinde zamanaşımı süresi 5 yıl olarak ifade etmesidir. Ancak son zamanlarda izin ücretlerinde zamanaşımının artık 10 yıl olduğu yönünde bilgilere rastlanmaktadır. Sizin için bu durumu tetkik ettim. Bakalım yıllık izin ücretinde zamanaşımı süresi 5 yıl mı yoksa 10 yıl mı?

Yıllık izin ücreti

Yıllık izin ücreti diğer ücretlerden farklı olarak, çalışırken doğmaz. İş Kanunu işçiye yıllık izninin mutlaka kullandırılmasını istemiş ve işçinin rızası olsa bile yıllık izin kullanılması yerine ücretinin alınmasını yasaklamıştır. Ancak yine kanun gereğince, işçi yıllık izinlerini kullanamasa bile bu izinler yanmamaktadır. Kısıtlamaya tabi olmaksızın, işçinin tüm izinleri birikmekte ve işçi işten ayrıldığında, kullanamadığı tüm izinlerin ücretlerini alabilmektedir. İşte yıllık izin ücreti tam bu noktada, yani işten ayrıldıktan sonra gündeme gelmektedir?

Yıllık izin ücretinde 5 yıllık zamanaşımı nereden geliyor?

İşçilik alacaklarında zamanaşımı sürelerini Borçlar Kanunu belirlemektedir. Borçlar Kanunu ise değişmiş ve 01.07.2012 tarihinden itibaren yeni Türk Borçlar Kanunu yürürlüğe girmiştir. Eski Borçlar Kanununun 126ncı maddesinde “işçilerin ücretleri” hakkındaki davaların 5 yıllık zamanaşımına tabi olduğu açıkça ifade ediliyordu. Bu nedenle de, yıllık izin ücreti için 5 yıllık zamanaşımı olduğunu ve zamanaşımı süresinin de işçinin işten ayrıldığı gün başladığını söylüyorduk. Sonra ne değişti?

Yeni Türk Borçlar Kanunumuzun 147nci maddesinde 5 yıllık zamanaşımına tabi alacaklardan bahsedilirken “ücret” yerine “ücret gibi diğer DÖNEMSEL edimler” ifadesi kullanıldı. İşte kafa karışıklığının temel nedeni, bu maddedeki “DÖNEMSEL” vurgusudur.

Yargıtay ne diyor?

yıllık izin zaman aşımı

Uygulamaya yön vermesi bakımında Yargıtay kararları çok önemlidir. 7. Hukuk Dairesi 2015/39847 esas numaralı bir kararında şöyle demektedir: “Yıllık izin ücreti, geniş anlamda ve dönemsel ücret niteliğinde olmayan, bağımsız, fesihle birlikte ücret alacağına dönüşüp muaccel olan ve çıplak brüt ücret üzerinden hesaplanması gereken, ilgili Yasalarda açık hüküm bulunmadığından temerrüt tarihinden itibaren yasal faize tabi bir alacaktır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun yürürlüğe girdiği 01.07.2012 tarihinden önce yapılan fesihlerde yıllık izin ücreti zamanaşımı süresi fesihten itibaren 5 yıl iken (818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 126 ncı maddesi), feshin 01.07.2012 tarihinden sonra yapılması durumunda 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 146, 147/1 inci maddeleri uyarınca zamanaşımı süresi 10 YILDIR.”

9. Hukuk Dairesi de 2012/22755 esas sayılı bir kararında benzer şekilde şöyle demektedir: “Yıllık izin ücreti iş sözleşmesinin feshiyle muaccel olup dönemsel bir nitelik taşımadığından, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu uygulaması yönünden 10 yıllık genel zamanaşımına tabidir.”

SONUÇ

Yargıtay’ın bu konudaki görüşüne katıldığımı ifade etmeliyim. Çünkü yürürlükteki Türk Borçlar Kanununda açık bir şekilde “dönemsel” nitelikteki ücretlerin 5 yıllık zamanaşımına tabi olduğu belirtilmektedir. Oysa yıllık izin ücreti belirli aralıklarla ödenen dönemsel bir ücret değil; sadece iş akdi sona erdiğinde bir defaya mahsus olmak üzere ortaya çıkan bir ücret benzeri bir ödemedir.

Bu nedenle yıllık izin ücretinin Türk Borçlar Kanunundaki genel zaman aşımı süresi olan 10 yıllık zaman aşımı süresine tabi olduğunu düşünüyorum.

Bir ayrıntıyı hatırlatmadan yazıma son vermek istemem. Eğer işçinin işten ayrılış tarihi 01.07.2012 tarihinden önce ise, bu işçinin yıllık izin ücreti hakkında uygulanacak zamanaşımı süresi 5 yıldır. Eğer işçinin işten ayrılış tarihi 01.07.2012 ve sonrası ise zamanaşımı süresi artık 10 yıldır.

 

,
Mustafa Baysal
Mustafa Baysal
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığında üç yıldan uzun süre İş Müfettişi olarak görev yapan yazarın, İş Kanunu Sorunları adında bir kitabı bulunmaktadır. İşçi Dünyası'nın kurucusu da olan yazarın, İş ve Sosyal Güvenlik hukuku üzerine yazdığı diğer yazılarına buradan ulaşabilirsiniz.

2 Yorum

  1. Merhaba;
    Biz bir devlet üniversitesinin Sosyal Amaçlı Tesisler İşletmesinin kendi sigorta sicil numarasında çalıştırdığı işçilerken 2010 yılında üniversite tarafından ihbar yazısıyla işten çıkarıldık ve ertesi gün taşeron olarak işe alındık. Kıdem tazminatı ya da birikmiş yıllık izinlerimiz verilmedi. Tüm haklarımızın devam edeceği söylendi.
    Daha sonra yıllık izinlerimizin yandığı, kıdemimizi de dava açarak alabileceğimiz söylendi. İşten çıkarılışımız İş kanunu madde 2 ye göre muvazaalı bir işlem midir?
    Yıllık izin için zamanaşımı 2010 dan itibaren 5 yıl mıdır yoksa hala aynı üst işverende çalıştığımız için zamanaşımı üniversiteden son ayrılışımızla mı başlar?
    Teşekkür ederim.

    1. Merhaba, bahsettiğinize göre muvazaalı görünse de kesin bir şey söylemem doğru olmaz. Zamanaşımı 2010 yılından başlar ancak siz muvazaa iddiasını ispat edebilirseniz ve mahkeme de bu karara varırsa zaten işten hiç ayrılmamış kabul edilirsiniz ve zamanaşımı da söz konusu olmaz.

Bir yorum yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir